Fatır Sûresi18. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (34 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولا | — | ve lā | ve | And not |
| 2 | تزر | و ز رVZR | teziru | çekmez | will bear |
| 3 | وازرة | و ز رVZR | vāziratun | hiçbir günahkar | bearer of burdens |
| 4 | وزر | و ز رVZR | vizra | günahını | burden |
| 5 | أخرى | ا خ رEḢR | uḣrā | başkasının | (of) another. |
| 6 | وإن | — | ve in | ve eğer | And if |
| 7 | تدع | د ع وD̃AV | ted'ǔ | (başkalarını) çağırsa | calls |
| 8 | مثقلة | ث ق لS̃GL | muṧḳaletun | yükü ağır gelen kimse | a heavily laden |
| 9 | إلى | — | ilā | to | |
| 10 | حملها | ح م لḪML | Himlihā | onu taşımak için | (carry) its load, |
| 11 | لا | — | lā | not | |
| 12 | يحمل | ح م لḪML | yuHmel | taşınmaz | will be carried |
| 13 | منه | — | minhu | ondan (yükünden) | of it |
| 14 | شيء | ش ي اŞYE | şey'un | hiçbir şey | anything |
| 15 | ولو | — | velev | ve şayet | even if |
| 16 | كان | ك و نKVN | kāne | (dahi) olsa | he be |
| 17 | ذا | — | ƶā | akrabası | near of kin. |
| 18 | قربى | ق ر بGRB | ḳurbā | akrabası | near of kin. |
| 19 | إنما | — | innemā | sen ancak | Only |
| 20 | تنذر | ن ذ رNZ̃R | tunƶiru | uyarırsın | you can warn |
| 21 | الذين | — | elleƶīne | kimseleri | those who |
| 22 | يخشون | خ ش يḢŞY | yeḣşevne | -ürken | fear |
| 23 | ربهم | ر ب بRBB | rabbehum | Rablerinin | their Lord - |
| 24 | بالغيب | غ ي بĞYB | bil-ğaybi | bilinmezliğiyle- | unseen |
| 25 | وأقاموا | ق و مGVM | ve eḳāmū | ve -doğrularak | and establish |
| 26 | الصلاة | ص ل وṦLV | S-Salāte | SaLâTe/Desteğe | the prayer. |
| 27 | ومن | — | ve men | ve -den/dan | And whoever |
| 28 | تزكى | ز ك وZKV | tezekkā | arındıran- | purifies himself, |
| 29 | فإنما | — | feinnemā | Kİ -şey- | then only |
| 30 | يتزكى | ز ك وZKV | yetezekkā | arınacakları- | he purifies |
| 31 | لنفسه | ن ف سNFS | linefsihi | canları/kendileri için | for his own self. |
| 32 | وإلى | — | ve ilā | ve | And to |
| 33 | الله | — | llahi | Allah'adır | Allah |
| 34 | المصير | ص ي رṦYR | l-meSīru | dönüş | (is) the destination. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولا تزر وازرة وزر اخرى وان تدع مثقلة الى حملها لا يحمل منه شىء ولو كان ذا قربى انما تنذر الذين يخشون ربهم بالغيب واقاموا الصلوة ومن تزكى فانما يتزكى لنفسه والى الله المصير
Arapça (Harekeli)
وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَى وَإِن تَدْعُ مُثْقَلَةٌ إِلَى حِمْلِهَا لَا يُحْمَلْ مِنْهُ شَيْءٌ وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبَى إِنَّمَا تُنذِرُ الَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُم بِالْغَيْبِ وَأَقَامُوا الصَّلَاةَ وَمَن تَزَكَّى فَإِنَّمَا يَتَزَكَّى لِنَفْسِهِ وَإِلَى اللَّهِ الْمَصِيرُ
Transliterasyon
Ve lâ tezirû vâziretun vizre uhrâ, ve in ted’u muskaletun ilâ himlihâ lâ yuhmel minhu şey’un ve lev kâne zâ kurbâ, innemâ tunzirullezîne yahşevne rabbehum bil gaybi ve ekâmûs salâh(salâte), ve men tezekkâ fe innemâ yetezekkâ li nefsih|î|, ve ilâllâhil masîr|u|.
Transliteration (Eng.)
Wal<span class="u">a</span> taziru w<span class="u">a</span>ziratun wizraokhr<span class="u">a</span> wa-in tadAAu muthqalatun il<span class="u">a</span> <span class="u">h</span>imlih<span class="u">a</span>l<span class="u">a</span> yu<span class="u">h</span>mal minhu shay-on walaw k<span class="u">a</span>na <span class="u">tha</span>qurb<span class="u">a</span> innam<span class="u">a</span> tun<span class="u">th</span>iru alla<span class="u">th</span>eenayakhshawna rabbahum bi<span class="b">a</span>lghaybi waaq<span class="u">a</span>moo a<span class="b">l</span><span class="u">ss</span>al<span class="u">a</span>tawaman tazakk<span class="u">a</span> fa-innam<span class="u">a</span> yatazakk<span class="u">a</span> linafsihiwa-il<span class="u">a</span> All<span class="u">a</span>hi alma<span class="u">s</span>eer<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve hiçbir suçlu, bir başkasının yükünü yüklenmez ve ağır bir yük taşıyan, onu yüklenmesi için bir başkasını çağırsa, çağırdığı, akrabası bile olsa o yükün bir kısmını bile yüklenemez. Sen, gizli olduğu, görmedikleri halde Rablerinden korkanları ve namaz kılanları korkutabilirsin ancak ve kim, temiz bir hâle gelirse faydası, ancak kendisinedir ve dönüp varılacak yer, Allah tapısıdır.
Ali Bulaç
Hiçbir günahkar bir başka günahkarın günahını yüklenemez. Eğer yükü ağır olan kimse (bir başkasını) onu taşımaya çağırsa, -bu, yakın-akrabası da olsa- kendisine ondan hiçbir şey yükletilmez. Sen, yalnızca gayb ile Rablerinden 'içleri titreyerek-korkmakta' olanları ve dosdoğru namazı kılanları uyarırsın. Kim temizlenip-arınırsa, artık o, kendi nefsi için temizlenip-arınmıştır. Sonunda dönüş Allah'adır.
Bayraktar Bayraklı
Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenemez. Yükü ağır gelen kimse, onu taşımak için başkasını çağırsa, bu çağırdığı akrabası da olsa, onun yükünden bir şey yüklenemez. Sen ancak, görmeden Rabblerine saygı duyanları ve namazı kılanları uyarabilirsin. Kim temizlenirse o, kendi menfaatine temizlenmiş olur. Dönüş Allah'adır.
Diyanet İşleri
Hiçbir günahkar başkasının günahını yüklenmez. Yükü (günahı) ağır gelen kimse onu taşımak için (başkasını) çağırsa, bu çağırdığı akrabası da olsa, onun yükünden bir şey yüklenmez. Sen ancak görmeden Rablerinden korkanları ve namazı kılanları uyarabilirsin. Kim temizlenirse o, kendi menfaatine temizlenmiş olur. Dönüş Allah'adır.*
Edip Yüksel
Kimse kimsenin günahını yüklenmez. Günahla yüklenmiş birisi yükünü taşımak üzere akrabalarını bile çağırsa onun yükünden hiçbir şey taşınmaz. Sen yalnızca, kendi başlarına iken Rab'lerini sayan ve namazı gözeten kişileri uyarabilirsin. Kim kendisini arındırırsa kendisi yararına arınmıştır. Dönüş ALLAH'adır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem günah çeken bir kimse, başkasının günahını çekmeyecek; yükü ağır basan, onun yüklenilmesine çağırsa da ondan bir şey yüklenilmeyecek, isterse bir yakını olsun. Fakat sen ancak o kimseleri sakındırısın ki, gaybda Rablerinin korkusunu duyarlar, namazı dürüst kılarlar. Temizlenen de sırf kendisi için temizlenir. Nihayet dönüş Allah'adır.
Erhan Aktaş
Yük taşıyan birisi, bir başkasının yükünü yüklenemez.* Yükü ağır olan kimse, bir başkasını yardıma çağırsa, çağırdığı kimse yakını da olsa, onun yükü başkası tarafından taşınmaz. Sen, ancak görmedikleri halde Rabb’ine içtenlikle saygı duyan ve salatı* ikame edenleri uyarırsın. Her kim arınırsa* kendisi için arınmış olur. Dönüş Allah’adır.
Hakkı Yılmaz
Ve günâhkar bir kimse, başkasının günahını çekmez. Eğer çok günahı olan/çok zengin olan bir kimse, günahını çektirmek için birini çağırsa da ondan hiçbir günah alınıp başkasına çektirtilmeyecek. –Bir akrabası olsa bile– Şüphesiz sen ancak Rablerine karşı ıssız yerlerde saygıyla, sevgiyle, bilgiyle ürperti duyan ve salâtı ikame edenleri [mâlî yönden ve destek olma; toplumu aydınlatma kurumlarını oluşturan-ayakta tutanları] uyarırsın. Her kim arınırsa ancak kendisi için arınır. Dönüş de yalnızca Allah'adır.
Muhammed Esed
KİMSE kimsenin yükünü taşıyacak değildir; kendi yükü ağır gelen kimse onu taşımak için (başkasını) yardıma çağırırsa, yakını da olsa, (bu kimse) o yükün hiçbir parçasını taşıyamaz. O halde (gerçekten) sen, ancak kavrayışlarının ötesinde olduğu halde Rablerinden korku duyanları ve namazlarında dikkatli ve devamlı olanları uyarabilirsin; ve (şunu bil ki,) kim arınırsa yalnız kendisi için arınmış olur ve bütün yollar yalnız Allah'a varır.
Mustafa İslamoğlu
Hiç kimse bir başkasının sorumluluğunu yüklenecek değildir; yükü ağır gelen kimse onu taşımak için yardım istese, yakını da olsa (bir başkası) onun yükünün bir kısmını dahi taşıyamaz.Şu bir gerçek ki sen, O idraki aşan bir hakikati olmasına karşın, Rablerine karşı derin bir ürperti duyanları ve kulluğun hakkını verenleri uyarabilirsin; hem kim arınırsa sırf kendisi için arınmış olur: zira bütün yollar Allah'a çıkar.
Suat Yıldırım
Hiç kimse bir başkasının günahını yüklenmez. Eğer çok ağır bir yük altında ezilen biri, taşıma işinde başkasını yardıma çağırırsa o akrabası da olsa, yükünden az bir kısmını bile taşımayı kabul etmez. Sen ancak Rab'lerini görmedikleri halde O'nu tazim eden ve namazlarını hakkıyla ifa edenleri uyarırsın (yani senin uyarman, peşin hükümlü inatçılara değil, ancak böyle yapmaya yatkın olanlara fayda verir). Kim günahlarından temizlenir, arınırsa kendi lehine olarak arınır. Hepinizin dönüşü Allah'adır.*
Süleyman Ateş
Hiçbir günahkar başkasının günahını çekmez. Eğer yükü ağır gelen kimse onu taşımak için (başkalarını çağırsa) onun yükünden hiçbir şey, taşınmaz; akrabası dahi olsa (kimse onun yükünü taşımaz). Sen ancak görmeden Rablerinden korkanları ve namazı kılanları uyarırsın. Ma'nen arınıp yücelen, kendi yararına arınmış olur. Dönüş Allah'adır, (Allah, herkese yaptığının karşılığını verir).
Şaban Piriş
Hiçbir günahkar, başkasının günahını yüklenmez. Ağır bir yük taşıyan kimse, başkasını çağırsa, ondan hiçbir şey yakını bile olsa ona yükletilmez. Sen, ancak görmedikleri halde Rablerinden korkan ve namazı kılan kimseyi uyarabilirsin. Kim arınırsa, ancak kendisi için arınmış olur. Dönüş Allahadır.
Yaşar Nuri Öztürk
Hiçbir günahkar, bir başkasının günahını yüklenmez. Yükü ağır gelen, onu taşımaya çağırsa bile, kendisinden hiçbir şey yüklenilmez. Akraba bile olsa... Sen ancak Rablerinden için için korkanları ve namaz kılanları uyarırsın. Arınıp temizlenen, kendi benliği için arınıp temizlenir. Dönüş Allah'adır.
Edip-Layth-Martha
None can carry the load of another, and even if it calls on another to bear part of its load, no other can carry any part of it, even if they were related. You will only be able to warn those who fear their Lord while unseen, and they hold the contact prayer. Whoever contributes, is contributing to himself. To God is the final destiny.
Muhammad Asad
AND NO BEARER of burdens shall be made to bear another's burden;* and if one weighed down by his load calls upon [another] to help him carry it, nothing thereof may be carried [by that other], even if it be one's near of kin.* Hence, thou canst [truly] warn only those who stand in awe of their Sustainer although He is beyond the reach of their perception,* and are constant in prayer, and [know that] whoever grows in purity, attains to purity but for the good of his own self, and [that] with God is all journeys' end.
Rashad Khalifa
No soul can carry the sins of another soul. If a soul that is loaded with sins implores another to bear part of its load, no other soul can carry any part of it, even if they were related. The only people to heed your warnings are those who reverence their Lord, even when alone in their privacy, and observe the Contact Prayers (Salat). Whoever purifies his soul, does so for his own good. To GOD is the final destiny.,
The Monotheist Group
And none can carry the load of another; and even if it calls on another to bear part of its load, no other can carry any part of it, even if they were related. You will only be able to warn those who are concerned towards their Lord while unseen, and they hold the contact prayer. And whoever contributes, is contributing for himself. And to God is the final destiny.