Fatır Sûresi40. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (33 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 2 | أرأيتم | ر ا يREY | eraeytum | siz gördünüz mü? | """Have you seen" |
| 3 | شركاءكم | ش ر كŞRK | şurakā'ekumu | ortaklarınızı | your partners |
| 4 | الذين | — | elleƶīne | those whom | |
| 5 | تدعون | د ع وD̃AV | ted'ǔne | yalvardığınız | you call |
| 6 | من | — | min | besides | |
| 7 | دون | د و نD̃VN | dūni | başka | besides |
| 8 | الله | — | llahi | Allah'tan | "Allah?""" |
| 9 | أروني | ر ا يREY | erūnī | bana gösterin | Show Me |
| 10 | ماذا | — | māƶā | hangi şeyi? | what |
| 11 | خلقوا | خ ل قḢLG | ḣaleḳū | yarattılar | they have created |
| 12 | من | — | mine | -den | from |
| 13 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yer- | the earth, |
| 14 | أم | — | em | yoksa | or |
| 15 | لهم | — | lehum | onların var (mı?) | for them |
| 16 | شرك | ش ر كŞRK | şirkun | ortaklıkları | (is) a share |
| 17 | في | — | fī | in | |
| 18 | السماوات | س م وSMV | s-semāvāti | göklerde | the heavens. |
| 19 | أم | — | em | yoksa | Or |
| 20 | آتيناهم | ا ت يETY | āteynāhum | biz onlara verdik de | have We given them |
| 21 | كتابا | ك ت بKTB | kitāben | bir Kitap | a Book |
| 22 | فهم | — | fehum | onlar da | so they |
| 23 | على | — | ǎlā | üzerindeler | (are) on |
| 24 | بينت | ب ي نBYN | beyyinetin | bir delil | a clear proof |
| 25 | منه | — | minhu | ondan | therefrom? |
| 26 | بل | — | bel | hayır | Nay, |
| 27 | إن | — | in | not | |
| 28 | يعد | و ع دVAD̃ | yeǐdu | va'detmiyorlar | promise |
| 29 | الظالمون | ظ ل مƵLM | Z-Zālimūne | o zalimler | the wrongdoers |
| 30 | بعضهم | ب ع ضBAŽ | beǎ'Duhum | birbirlerine | some of them |
| 31 | بعضا | ب ع ضBAŽ | beǎ'Dan | birbirlerine | (to) others |
| 32 | إلا | — | illā | başka bir şey | except |
| 33 | غرورا | غ ر رĞRR | ğurūran | aldatmakdan | delusion. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قل ارءيتم شركاءكم الذين تدعون من دون الله ارونى ماذا خلقوا من الارض ام لهم شرك فى السموت ام ءاتينهم كتبا فهم على بينت منه بل ان يعد الظلمون بعضهم بعضا الا غرورا
Arapça (Harekeli)
قُلْ أَرَأَيْتُمْ شُرَكَاءَكُمُ الَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِ اللَّهِ أَرُونِي مَاذَا خَلَقُوا مِنَ الْأَرْضِ أَمْ لَهُمْ شِرْكٌ فِي السَّمَاوَاتِ أَمْ آتَيْنَاهُمْ كِتَابًا فَهُمْ عَلَى بَيِّنَتٍ مِّنْهُ بَلْ إِن يَعِدُ الظَّالِمُونَ بَعْضُهُم بَعْضًا إِلَّا غُرُورًا
Transliterasyon
Kul ereeytum şurekâekumullezîne ted’ûne min dûnillâh|i|, erûnî mâzâ halakû minel ardı em lehum şirkun fîs semâvât|i|, em âteynâhum kitâben fe hum alâ beyyinetin minh|u|, bel in yaıduz zâlimûne ba’duhum ba’dan illâ gurûrâ(gurûran).
Transliteration (Eng.)
Qul araaytum shurak<span class="u">a</span>akumu alla<span class="u">th</span>eenatadAAoona min dooni All<span class="u">a</span>hi aroonee m<span class="u">atha</span> khalaqoomina al-ar<span class="u">d</span>i am lahum shirkun fee a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>tiam <span class="u">a</span>tayn<span class="u">a</span>hum kit<span class="u">a</span>ban fahum AAal<span class="u">a</span>bayyinatin minhu bal in yaAAidu a<span class="b">l</span><span class="i"><span class="u">thth</span></span><span class="u">a</span>limoonabaAA<span class="u">d</span>uhum baAA<span class="u">d</span>an ill<span class="u">a</span> ghuroor<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: Gördünüz mü Allah'tan başka taptığınız ve Tanrıya eş sandığınız şeyleri? Gösterin bana, ne yarattılar onlar yeryüzünde, yoksa göklere bir ortaklıkları mı var onların, yahut da onlara bir kitap mı verdik de onlar, apaçık bir delile sâhip? Hayır, zâlimler, birbirlerine ancak yalan vaitte bulunmadalar.
Ali Bulaç
De ki: "Siz, Allah'ın dışında taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Bana haber verin; yerden neyi yaratmışlardır? Ya da onların göklerde bir ortaklığı mı var? Yoksa Biz onlara bir kitap vermişiz de onlar bundan (dolayı) apaçık bir belge üzerinde midirler? Hayır, zulmedenler, birbirlerine aldatmadan başkasını vadetmiyorlar.
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Allah'tan başka yalvardığınız ortaklarınızı hiç düşündünüz mü? Gösteriniz bana! Onlar yerdeki hangi şeyi yarattılar! Yoksa onların göklerde mi bir ortakları var! Yoksa biz onlara bir kitap mı verdik de onlar, o kitaptaki bir delile dayanıyorlar?” Hayır! O zâlimler/müşrikler, birbirlerine aldatmadan başka bir şey vaad etmiyorlar.
Diyanet İşleri
De ki: Allah'ı bırakıp da taptığınız, ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana! Onlar yerdeki hangi şeyi yarattılar! Yoksa onların göklerde mi bir ortaklıkları var! Yahut biz onlara, (bu hususta) bir kitap mı verdik de onlar, o kitaptaki bir delile dayanıyorlar? Hayır! O zalimler birbirlerine, aldatmadan başka bir şey vadetmiyorlar.
Edip Yüksel
De ki: "ALLAH'ın dışında çağırdığınız ortaklarınızı düşündünüz mü; onlar yeryüzünde neyi yaratmışlar bana gösterin?" Yoksa onların gökte bir ortaklıkları mı var? Veya onlara bir kitap verdik de ondaki bir delile mi dayanıyorlar? Doğrusu, zalimler birbirlerine ancak aldatıcı sözler verirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki: "Gördünüz ya, Allah'ı bırakıp da tapmakta olduğunuz ortaklarınızı! Gösterin bana, yer yüzünden neyi yaratmışlardır?" Yoksa onların gök yüzünde bir ortaklığı mı var? Yoksa biz kendilerine bir kitap vermişiz de ondan bir delil üzerinde mi bulunuyorlar? Hayır o zalimler, birbirlerine aldatmadan başka bir vaadde bulunmuyorlar.
Erhan Aktaş
De ki: “Allah’ın yanı sıra kulluk ettiğiniz, ortak koştuklarınıza hiç baktınız mı? Gösterin bana, yeryüzünde neyi yaratmışlar? Ya da onlar için göklerde bir ortaklık mı var? Ya da onlara bir kitap verdik de onlar, ondan bir beyyine* üzerinde midirler? Hayır, hayır! Zalimlerin birbirlerine verdikleri sözler*, aldatmacadan başka bir şey değildir.
Hakkı Yılmaz
De ki: “Allah'ın astlarından yakarıp durduğunuz ortak koştuğunuz kimseleri hiç düşündünüz mü? Gösterin bana, yeryüzünden neyi oluşturmuşlar? Ya da onlar için göklerde bir ortaklık mı var? Ya da Biz kendilerine bir kitap vermişiz de onlar, ondan bir delil üzerinde midirler?” Tam tersi, şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapan o kimseler, birbirlerine, aldatmadan başka bir vaatte bulunmuyorlar.
Muhammed Esed
De ki: "Allah'a ortak koştuğunuz varlıkları ve güçleri (ve) Allah'tan başka yalvarıp yakardıklarınızı (gerçekten) hiç düşündünüz mü? Bana onların yeryüzünde ne yarattıklarını gösterin; yoksa onların gökler(in yönetimin)de bir katkıları mı var (sanıyorsunuz)?" Onlara (görüşlerini destekleyici) bir kanıt olarak kullanabilecekleri bir ilahî vahiy mi gönderdik? Hayır! Zalimlerin birbirleri hakkında besledikleri (ümitler), hayalden öteye geçmez.
Mustafa İslamoğlu
De ki: "Hiç Allah'ı bırakıp da yalvarıp yakardığınız varlıklar olan şu şirk nesneleriniz hakkında kafa yordunuz mu? Bana gösterin bakayım, yeryüzünde neyi yaratmışlar? Yoksa onların gökler(in yönetimin)de bir payı mı var? Veyahut onlara bir vahiy indirdik de, kendileri delil olarak ona mı dayanıyorlar?Asla! bu haddini bilmezler, birbirlerine sadece aldanış vaad ediyorlar.
Suat Yıldırım
De ki: Baksanıza, Allah'tan başka yalvardığınız şu şeriklerinize! Gösterin bakalım bana: Dünyanın nerelerini yaratmışlar? Yoksa göklerin yaratılmasında mı Allah'a ortaklıkları var? Yoksa Biz onlara bir kitap verdik de onlar onun aydınlığında mı bulunuyorlar? Sözün doğrusu şu ki: Zalimler birbirlerine sadece yalan, dolan ve aldanma vâd ederler.
Süleyman Ateş
De ki: "Siz, Allah'tan başka yalvardığınız şu tanrılarınızı gördünüz mü? Bana gösterin (bakayım), onlar yerden hangi şeyi yarattılar?" Yoksa onların, gökler(in yaratılmasın)da (Allah'a) ortaklıkları mı var? Yoksa biz onlara (taptıkları putları bize ortak koşmalarını söyleyen) bir Kitap vermişiz de onlar o Kitaptan bir delil üzerinde mi bulunuyorlar? Hayır, o zalimler birbirlerine, aldatmadan başka bir şey va'detmiyorlar.
Şaban Piriş
De ki:-Allahtan başka dua ettiğiniz ortaklarınızı görüyor musunuz? Onların dünyada ne yarattığını bana gösterin. Yoksa, onların ortaklıkları göklerde midir? Yoksa onlara bir kitap verildi de, ondan bir belgeye mi dayanıyorlar? Hayır, zalimler birbirlerini aldatmaktan başka bir vaatte bulunmuyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Allah'ı bırakıp da yakardığınız şu ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana topraktan neyi yarattı onlar!" Yoksa göklerde bir ortaklıkları mı var? Yoksa onlara bir kitap verdik de kendileri o kitaptan bir kanıt üzerinde midirler? Hayır, zalimler birbirlerine aldanıştan / aldatıştan başka hiçbir şey vaat etmezler.
Edip-Layth-Martha
Say, "Do you see the partners whom you have called on besides God? Show me what they have created on earth. Or do they possess any partnership in the heavens? Or have We given them a book wherein they are taking knowledge from it? Indeed, what the transgressors promise one another is no more than arrogance."
Muhammad Asad
Say: Have you ever [really] considered those beings and forces to whom you ascribe a share in God's divinity,* [and] whom you invoke beside God? Show me what it is that they have created on earth - or do [you claim that] they have a share in [govern­ing] the heavens?" Have We ever vouchsafed them* a divine writ on which they could rely as evidence [in support of their views]?* Nay, [the hope which] the evildoers hold out to one another [is] nothing but a delusion.*
Rashad Khalifa
Say, "Consider the idols you have set up beside GOD; show me what on earth have they created." Do they own any partnership in the heavens? Have we given them a book wherein there is no doubt? Indeed, what the transgressors promise one another is no more than an illusion.,
The Monotheist Group
Say: "Do you see the partners whom you have called on besides God? Show me what they have created on the earth. Or do they possess any partnership in the heavens? Or have We given them a book wherein they are taking knowledge from it? Indeed, what the transgressors promise one another is no more than arrogance."