Fatır Sûresi41. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (19 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إن | — | inne | şüphesiz | Indeed, |
| 2 | الله | — | llahe | Allah | Allah |
| 3 | يمسك | م س كMSK | yumsiku | tutmaktadır | upholds |
| 4 | السماوات | س م وSMV | s-semāvāti | gökleri | the heavens |
| 5 | والأرض | ا ر ضERŽ | vel'erDe | ve yeri | and the earth, |
| 6 | أن | — | en | lest | |
| 7 | تزولا | ز و لZVL | tezūlā | yıkılmamaları için | they cease. |
| 8 | ولئن | — | velein | andolsun | And if |
| 9 | زالتا | ز و لZVL | zāletā | ikisi yıkılsa | they should cease, |
| 10 | إن | — | in | not | |
| 11 | أمسكهما | م س كMSK | emsekehumā | onları tutamaz | can uphold them |
| 12 | من | — | min | hiç | any |
| 13 | أحد | ا ح دEḪD̃ | eHadin | kimse | one |
| 14 | من | — | min | after Him. | |
| 15 | بعده | ب ع دBAD̃ | beǎ'dihi | ondan sonra | after Him. |
| 16 | إنه | — | innehu | şüphesiz O | Indeed, He |
| 17 | كان | ك و نKVN | kāne | is | |
| 18 | حليما | ح ل مḪLM | Halīmen | halimdir | Most Forbearing, |
| 19 | غفورا | غ ف رĞFR | ğafūran | çok bağışlayandır | Oft-Forgiving. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ان الله يمسك السموت والارض ان تزولا ولىن زالتا ان امسكهما من احد من بعده انه كان حليما غفورا
Arapça (Harekeli)
إِنَّ اللَّهَ يُمْسِكُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ أَن تَزُولَا وَلَئِن زَالَتَا إِنْ أَمْسَكَهُمَا مِنْ أَحَدٍ مِّن بَعْدِهِ إِنَّهُ كَانَ حَلِيمًا غَفُورًا
Transliterasyon
İnnallâhe yumsikus semâvâti vel arda en tezûlâ, ve le in zâletâ in emsekehumâ min ehadin min ba’dih|î|, innehu kâne halîmen gafûrâ(gafûran).
Transliteration (Eng.)
Inna All<span class="u">a</span>ha yumsiku a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>tiwa<span class="b">a</span>l-ar<span class="u">d</span>a an tazool<span class="u">a</span> wala-in z<span class="u">a</span>lat<span class="u">a</span>in amsakahum<span class="u">a</span> min a<span class="u">h</span>adin min baAAdihi innahu k<span class="u">a</span>na<span class="u">h</span>aleeman ghafoor<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki Allah, gökleri ve yeryüzünü tutar, mahvolmaktan korur, fakat takdîriyle gökler ve yeryüzü yok olup giderse ondan başka hiç kimse onları koruyamaz, yok olmalarına mâni olamaz; şüphe yok ki o, azâp etmede acele etmez, suçları örter.
Ali Bulaç
Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri zeval bulurlar diye (her an kudreti altında) tutuyor. Andolsun, eğer zeval bulacak olurlarsa, Kendisi'nden sonra artık kimse onları tutamaz. Doğrusu O, Halim’dir, bağışlayandır.
Bayraktar Bayraklı
Şüphesiz Allah, yörüngelerinden sapmamaları için gökleri ve yeri tutar. Eğer onlar sapacak olsalar O'ndan başka onları hiç kimse tutamaz. Şüphesiz O, son derece yumuşak davranır; affeder.
Diyanet İşleri
Şüphesiz Allah gökleri ve yeri, nizamları bozulmasın diye tutuyor. Andolsun ki onların nizamı eğer bir bozulursa, kendisinden başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halimdir, çok bağışlayıcıdır.
Edip Yüksel
ALLAH, gökleri ve yeri kaos içine girmekten alıkoymaktadır. Kaosa girseler O'ndan başka kim onu engelleyebilir? O Şefkatlidir, Bağışlayandır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Doğrusu gökleri ve yeri yok oluvermekten, Allah tutuyor. Andolsun ki eğer yok oluverirlerse, onları O'ndan başka kimse tutamaz. Gerçekten O, çok yumuşak davranır, çok bağışlayıcıdır.
Erhan Aktaş
Gökleri ve yeri koyduğu yasalarla yok olmaktan koruyan Allah’tır. Ant olsun ki eğer onlar yok olurlarsa, o ikisini O’ndan başka tutacak yoktur. Kuşkusuz O, Çok Şefkatli’dir, Çok Bağışlayıcı’dır.
Hakkı Yılmaz
Hiç şüphesiz gökleri ve yeryüzünü yokoluvermekten, Allah tutuyor. Andolsun ki eğer gökler ve yeryüzü yokoluverirlerse, onları O'ndan sonra kimse tutamaz. Gerçekten O, çok yumuşak davranan, çok bağışlayandır.
Muhammed Esed
Gerçek şu ki, semavî varlıkları ve yeri (yörüngelerinden) sapmamaları için tutan (yalnızca) Allah'tır. Bir kere sapınca da, O'nun müdahale etmemesi halinde başka hiçbir güç onları tutamaz. (Fakat) Allah halîmdir, çok bağışlayıcıdır!
Mustafa İslamoğlu
Şu açık ki, yok olurlar diye gökleri yeri (yörüngede) tutan sadece Allah'tır; eğer (yörüngeden) sapmalarına (izin verirse), bunun ardından hiçbir güç onları tutamaz: ne var ki O cezalandırmada hiç acele etmeyendir, eşsiz bir bağışlayıcıdır.
Suat Yıldırım
Gerçek şu ki: Gökleri ve yeri yok olmaktan koruyan, Yüce Allah'tır. Şayet onlar yıkılacak olursa onları Allah'tan başka kimse tutamaz. Doğrusu O halîmdir, gafûrdur (müsamahalıdır, cezalandırmada aceleci değildir, çok affedicidir). [22, 65; 30, 25; 35, 1]
Süleyman Ateş
Allah yıkılmamaları için gökleri ve yeri tutmaktadır. Andolsun, gökler ve yer yıkılsa, onları, Kendisinden başka hiç kimse tutamaz. Şüphesiz O, halimdir, çok bağışlayandır.
Şaban Piriş
Yok olmaması için gökleri ve yeri Allah tutar. Göklerin ve yerin sonu gelirse, Ondan başka kimse tutmaz. Allah, şefkatle muamele eder ve bağışlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye tutuyor. Andolsun eğer çöküp giderlerse, O'ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Halim'dir O, Gafur'dur.
Edip-Layth-Martha
God is the One who holds the heavens and the earth, lest they cease to exist. They would certainly cease to exist if anyone else were to hold them after Him. He is Forbearing, Forgiving.
Muhammad Asad
Verily, it is God [alone] who upholds the celestial bodies* and the earth, lest they deviate [from their orbits] - for if they should ever deviate, there is none that could uphold them after He will have ceased to do so.* [But,] verily, He is ever-forbearing, much-for­giving!*
Rashad Khalifa
GOD is the One who holds the heavens and the earth, lest they vanish. If anyone else is to hold them, they will most certainly vanish. He is Clement, Forgiving.,
The Monotheist Group
God is the One who holds the heavens and the earth, lest they cease to exist. And they would certainly cease to exist if anyone else were to hold them after Him. He is Compassionate, Forgiving.