Fatır Sûresi42. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (19 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وأقسموا | ق س مGSM | ve eḳsemū | ve yemin ettiler | And they swore |
| 2 | بالله | — | billahi | Allah'a | by Allah |
| 3 | جهد | ج ه دCHD̃ | cehde | bütün gücüyle | (the) strongest |
| 4 | أيمانهم | ي م نYMN | eymānihim | yeminlerinin | (of) their oaths |
| 5 | لئن | — | lein | andolsun eğer | that if |
| 6 | جاءهم | ج ي اCYE | cā'ehum | kendilerine gelirse | came to them |
| 7 | نذير | ن ذ رNZ̃R | neƶīrun | bir uyarıcı (peygamber) | a warner, |
| 8 | ليكونن | ك و نKVN | leyekūnunne | olacaklarına | surely, they would be |
| 9 | أهدى | ه د يHD̃Y | ehdā | daha çok doğru yolda | more guided |
| 10 | من | — | min | than | |
| 11 | إحدى | ا ح دEḪD̃ | iHdā | herbir | any |
| 12 | الأمم | ا م مEMM | l-umemi | milletten | (of) the nations. |
| 13 | فلما | — | felemmā | fakat | But when |
| 14 | جاءهم | ج ي اCYE | cā'ehum | gelince | came to them |
| 15 | نذير | ن ذ رNZ̃R | neƶīrun | uyarıcı | a warner, |
| 16 | ما | — | mā | not | |
| 17 | زادهم | ز ي دZYD̃ | zādehum | onların arttırmadı | it increased them |
| 18 | إلا | — | illā | başka bir şey | but |
| 19 | نفورا | ن ف رNFR | nufūran | nefretten | (in) aversion, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واقسموا بالله جهد ايمنهم لىن جاءهم نذير ليكونن اهدى من احدى الامم فلما جاءهم نذير ما زادهم الا نفورا
Arapça (Harekeli)
وَأَقْسَمُوا بِاللَّهِ جَهْدَ أَيْمَانِهِمْ لَئِن جَاءَهُمْ نَذِيرٌ لَّيَكُونُنَّ أَهْدَى مِنْ إِحْدَى الْأُمَمِ فَلَمَّا جَاءَهُمْ نَذِيرٌ مَّا زَادَهُمْ إِلَّا نُفُورًا
Transliterasyon
Ve aksemû billâhi cehde eymânihim le in câehum nezîrun le yekûnunne ehdâ min ihdel umem|i|, fe lemmâ câehum nezîrun mâ zâdehum illâ nufûrâ(nufûran).
Transliteration (Eng.)
Waaqsamoo bi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hi jahda aym<span class="u">a</span>nihimla-in j<span class="u">a</span>ahum na<span class="u">th</span>eerun layakoonunna ahd<span class="u">a</span> mini<span class="u">h</span>d<span class="u">a</span> al-omami falamm<span class="u">a</span> j<span class="u">a</span>ahum na<span class="u">th</span>eerunm<span class="u">a</span> z<span class="u">a</span>dahum ill<span class="u">a</span> nufoor<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve bütün kuvvetleriyle adamakıllı ant içtiler Allah adına, onlara bir korkutucu gelirse ümmetler arasında doğru yolu bulan en mükemmel bir ümmet olacağız diye; fakat onlara korkutucu gelince de bu, ancak onların uzaklaşmalarını sağladı.
Ali Bulaç
Yeminlerinin olanca güçleriyle, kendilerine bir uyarıcı-korkutucu gelecek olsa, ümmetlerinin herhangi birinden mutlaka daha doğru olacaklarına dair, Allah'a and içtiler. Ancak onlara bir uyarıcı-korkutucu geldiğinde (bu,) nefretlerinden başkasını artırmadı.
Bayraktar Bayraklı
Eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse bütün toplumların en doğruları olacaklarına dair bütün güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Ancak kendilerine bir uyarıcı gelince, bu, onların sadece haktan kaçmalarını arttırdı.
Diyanet İşleri
Kendilerine bir uyarıcı (peygamber) gelirse, herhangi bir milletten daha çok doğru yolda olacaklarına dair bütün güçleriyle Allah'a yemin etmişlerdi. Fakat onlara uyarıcı (Muhammed) gelince, bu, onların haktan uzaklaşmalarından başka bir şeyi arttırmadı.
Edip Yüksel
Kendilerine bir uyarıcı gelse, tüm topluluklardan daha doğru yolda olacaklarına dair var güçleriyle ALLAH'a yemin ettiler. Kendilerine bir elçi geldiğinde, bu durum, onların ancak nefretini artırdı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Olanca güçleriyle Allah'a yemin etmişlerdi ki, kendilerine uyarıcı bir peygamber gelirse, mutlaka ilerideki ümmetlerin herhagi birinden daha doğru yolda olacaklardı. Fakat kendilerine uyarıcı bir peygamber geldiği zaman bu, onların sırf ürküntüleriniartırdı.
Erhan Aktaş
Eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse, diğer toplumlardan kesinlikle daha doğru yolda olacaklarına dair var güçleriyle Allah’a yeminler etmişlerdi. Fakat onlara uyarıcı geldiğinde bu onların yalnızca nefretlerini artırdı.
Hakkı Yılmaz
(42,43)Ve onlar, var güçleriyle Allah'a yemin etmişlerdi ki, kendilerine uyarıcı bir peygamber gelirse, kesinlikle önderli toplumların her birinden daha doğru yolda olacaklardı. Buna rağmen ne zaman ki kendilerine bir uyarıcı geldi, bu, yeryüzünde bir kibirlenme ve kötülük düzeni yönünden onların sadece nefretlerini artırdı. Hâlbuki kötü düzen ancak kendi düzenbazını çepeçevre kuşatır. O hâlde öncekilerin kanunundan/ onlara uygulanandan başka ne gözetiyorlar? Onun için sen, Allah'ın uygulamasında asla bir değişme bulamazsın. Sen, Allah'ın uygulamasında asla bir başkalaşma da bulamazsın.
Muhammed Esed
Onlar, (hakikate her fırsatta muhalefet edenler,) eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse, o'nun rehberliğine, (kendilerine gönderilen uyarıcıya tâbi olan eski) toplumlardan daha çok bağlanacaklarına bütün güçleriyle yemin ederler: İşte şimdi onlara bir uyarıcı geldi, ama (o'nun çağrısı) onların sadece muhalefetlerini artırdı,
Mustafa İslamoğlu
Bir de o (inkarcı)lar, kendilerine bir uyarıcı geldiği takdirde, doğru yolu bulmakta tüm toplumların önünde yer alacaklarına dair Allah adına var güçleriyle yemin ettiler; fakat onlara bir uyarıcı geldiğinde ise, bu onların sadece tepkilerine artırdı;
Suat Yıldırım
Kendilerini uyaracak bir peygamber geldiği takdirde, milletler içinde, hidâyette en ileri derecede yer alacaklarına dair var güçleri ile yemin ettiler. Ama kendilerine bir peygamber gelip uyarınca bu, onların sadece nefretlerini artırdı. [6, 156]
Süleyman Ateş
Andolsun eğer kendilerine bir uyarıcı (peygamber) gelirse, her milletten daha çok doğru yolda olacaklar diye, yeminlerinin bütün gücüyle Allah'a yemin ettiler. Fakat kendilerine uyarıcı gelince, onlara Hak'tan uzaklaşmaktan başka bir katkı sağlamadı.
Şaban Piriş
Eğer kendilerine bir uyarıcı gelecek olursa, ümmetlerin içinde en doğru yolda giden biri olacaklarına dair tüm güçleriyle Allaha yemin etmişlerdi. Onlara bir uyarıcı gelince, nefretle uzaklaşmaktan başka birşey yapmadılar.
Yaşar Nuri Öztürk
Yeminlerinin tüm gücüyle Allah'a ant içmişlerdi ki, eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse, ümmetlerin herhangi birinden çok daha doğru bir gidiş üzere olacaklar. Fakat uyarıcı onlara gelince, bu onlara nefretle kaçıştan başka bir katkı sağlamadı.
Edip-Layth-Martha
They swore by God in their strongest oaths, that if a warner came to them, they would be the most guided of all nations, but when a warner came to them, it only increased their aversion!
Muhammad Asad
As it is, they [who are averse to the truth often] swear by God with their most solemn oaths that if a warner should ever come to them, they would follow his guidance better than any of the communities [of old had followed the warner sent to them]:* but now that a warner has come unto them, [his call] but increases their aversion,
Rashad Khalifa
They swore by GOD solemnly that if a warner went to them, they would be better guided than a certain congregation! However, now that the warner did come to them, this only plunged them deeper into aversion.,
The Monotheist Group
And they swore by God in their strongest oaths, that if a warner came to them, they would be the most guided of all nations, but when a warner came to them, it only increased their aversion!