Ya Sin Sûresi11. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إنما | — | innemā | ancak | Only |
| 2 | تنذر | ن ذ رNZ̃R | tunƶiru | sen uyarabilirsin | you (can) warn |
| 3 | من | — | meni | kimseyi | (him) who |
| 4 | اتبع | ت ب عTBA | ttebeǎ | uyan | follows |
| 5 | الذكر | ذ ك رZ̃KR | ƶ-ƶikra | Zikre | the Reminder |
| 6 | وخشي | خ ش يḢŞY | ve ḣaşiye | ve korkan | and fears |
| 7 | الرحمن | ر ح مRḪM | r-raHmāne | Rahman'dan | the Most Gracious |
| 8 | بالغيب | غ ي بĞYB | bil-ğaybi | görmeden | in the unseen. |
| 9 | فبشره | ب ش رBŞR | febeşşirhu | işte öylesini müjdele | So give him glad tidings |
| 10 | بمغفرة | غ ف رĞFR | bimeğfiratin | bir mağfiretle | of forgiveness |
| 11 | وأجر | ا ج رECR | ve ecrin | ve bir mükafatla | and a reward |
| 12 | كريم | ك ر مKRM | kerīmin | güzel | noble. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
انما تنذر من اتبع الذكر وخشى الرحمن بالغيب فبشره بمغفرة واجر كريم
Arapça (Harekeli)
إِنَّمَا تُنذِرُ مَنِ اتَّبَعَ الذِّكْرَ وَخَشِيَ الرَّحْمَنَ بِالْغَيْبِ فَبَشِّرْهُ بِمَغْفِرَةٍ وَأَجْرٍ كَرِيمٍ
Transliterasyon
İnnemâ tunziru menittebeaz zikre ve haşiyer rahmâne bil gayb|i|, fe beşşirhu bi magfiretin ve ecrin kerîm(kerîmin).
Transliteration (Eng.)
Innam<span class="u">a</span> tun<span class="u">th</span>iru mani ittabaAAaa<span class="b">l</span><span class="u">thth</span>ikra wakhashiya a<span class="b">l</span>rra<span class="u">h</span>m<span class="u">a</span>nabi<span class="b">a</span>lghaybi fabashshirhu bimaghfiratin waajrin kareem<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sen, ancak Kur'ân'a uyan ve rahmandan, halk görmese de korkan kişiyi korkutabilirsin; müjdele onu yarlıganmayla ve güzelim bir mükâfatla!
Ali Bulaç
Sen ancak, zikre (Kur'an'a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah')a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele.
Bayraktar Bayraklı
Sen ancak, Kur'ân'a uyan ve görmeden Rahmân'a saygı duyan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini bir af ve güzel bir ödülle müjdele.
Diyanet İşleri
Sen ancak zikre (Kur'an'a) uyan ve görmeden Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini, bir mağfiret ve güzel bir mükafatla müjdele.
Edip Yüksel
Sen ancak, mesaja uyan ve yalnız başına iken Rahman'a karşı saygılı olan bir kimseyi uyarabilirsin. Onu bağışlanma ve bol bir ödülle müjdele.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sen ancak Kur'ân'a tabi olan ve görünmediği halde Rahman olan Allah'tan korkan kimseyi sakındırırsın. İşte onu bir bağışlanma ve çok şerefli bir mükafatla müjdele.
Erhan Aktaş
Sen ancak Zikir’e* uyan ve görmediği halde Rahman’a haşyet* duyan kimseyi uyarabilirsin.* İşte böylesini bağışlanma ve çok şerefli bir ödül ile müjdele.
Hakkı Yılmaz
Şüphesiz sen o öğüt, hatırlatma olan Kur’ân'a uyan ve görülmeyen, duyulmayan, sezilmeyen yerlerde bile Rahmân'a [yarattığı bütün canlılara dünyada çokça merhamet eden Allah'a] saygıyla, sevgiyle, bilgiyle ürperti duyan kimseyi uyarırsın. Sen hemen onu bir bağışlanma ve çok şerefli bir ödül ile müjdele.
Muhammed Esed
Sen ancak (ilahî) uyarıyı can kulağıyla dinleyen ve insan kavrayışının ötesinde bulunmasına rağmen Rahmân'dan korkan kişiyi uyarabilirsin: işte böylelerine (Allah'ın) mağfiretini ve en güzel ödülü müjdele!
Mustafa İslamoğlu
Ne ki sen, sadece ilahi uyarıya tabi olan ve idraki aşan bir hakikat olmasına rağmen O rahmet kaynağına derin bir ürpertiyle saygı duyan kimseyi uyarabilirsin: o halde bu gibileri sınırsız bir mağfiret ve tarifsiz güzellikte bir ödülle müjdele!
Suat Yıldırım
Sen ey Resulüm, şu kimseyi uyar: İrşâda can kulağıyla tâbi olur, görmediği Rahman'a saygı duyup O'ndan çekinir. Müjdele onu: Mağfiret onun, şerefli mükâfat onun. . .
Süleyman Ateş
Sen ancak Zikre uyan ve görmeden Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte öylesini bir mağfiret ve güzel bir mükafatla müjdele.
Şaban Piriş
Sen ancak, Kurana uyan, görmediği halde Rahmandan korkan kimseyi uyarabilirsin. Onlara bağışlanmayı ve büyük bir mükafatı müjdele!
Yaşar Nuri Öztürk
Sen ancak o Zikir'e uyan ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın. Böylesini, bir bağışlanma ve seçkin bir ödülle müjdele.
Edip-Layth-Martha
You can only warn him who follows the reminder, and reveres the Gracious while unseen. Give him good news of forgiveness and a generous reward.
Muhammad Asad
Thou canst [truly] warn only him who is willing to take the reminder to heart,* and who stands in awe of the Most Gracious although He is beyond the reach of human perception: unto such, then, give the glad tiding of [God's] forgiveness and of a most excellent reward!
Rashad Khalifa
You will be heeded only by those who uphold this message, and reverence the Most Gracious - even when alone in their privacy. Give them good news of forgiveness and a generous recompense.,
The Monotheist Group
You can only warn him who follows the Reminder, and is concerned towards the Almighty while unseen. Give him good news of forgiveness and a generous reward.