Saffat Sûresi114. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (5 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولقد | — | veleḳad | ve andolsun | And verily, |
| 2 | مننا | م ن نMNN | menennā | lutuflarda bulunduk | We conferred Favor |
| 3 | على | — | ǎlā | upon | |
| 4 | موسى | — | mūsā | Musa'ya | Musa |
| 5 | وهارون | — | ve hārūne | ve Harun'a | and Harun. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولقد مننا على موسى وهرون
Arapça (Harekeli)
وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَى مُوسَى وَهَارُونَ
Transliterasyon
Ve lekad menennâ alâ mûsâ ve hârûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Walaqad manann<span class="u">a</span> AAal<span class="u">a</span> moos<span class="u">a</span>wah<span class="u">a</span>roon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve andolsun ki biz, Mûsâ'ya ve Hârûn'a nîmetler verdik.
Ali Bulaç
Andolsun, Biz Musa’ya ve Harun’a lütufta bulunduk.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun, biz Mûsâ ve Hârûn'a da lütufta bulunduk.
Diyanet İşleri
Andolsun biz Musa'ya da Harun'a da nimetler verdik.
Edip Yüksel
Biz Musa'ya ve Harun'a iyilikte bulunmuştuk.
Elmalılı Hamdi Yazır
Andolsun ki biz Musa ile Harun'a da nimetler verdik.
Erhan Aktaş
Ant olsun ki Musa ve Harun’a nimetler verdik.
Hakkı Yılmaz
(114,115)Ve andolsun ki Biz, Mûsâ ile Hârûn'a da nimetler verdik. Ve o ikisini ve toplumlarını o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Muhammed Esed
BİZ, Musaya ve Harun'a da lütufta bulunduk;
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu Biz Musa'ya ve Harun'a da lütufta bulunmuştuk:
Suat Yıldırım
Biz Mûsa ile Harun'a da nübüvvet vererek ihsanda bulunduk. [21, 48]
Süleyman Ateş
Andolsun Musa'ya ve Harun'a da lutuflarda bulunduk.
Şaban Piriş
Musa ve Haruna da lütuflarda bulunmuştuk.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, biz Musa ve Harun'a da lütufta bulunduk.
Edip-Layth-Martha
Indeed, We have given Our grace to Moses and Aaron.
Muhammad Asad
THUS, INDEED, did We bestow Our favour upon Moses and Aaron;*
Rashad Khalifa
We also blessed Moses and Aaron.,
The Monotheist Group
And indeed, We have given Our grace to Moses and Aaron.