Saffat Sûresi113. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وباركنا | ب ر كBRK | ve bāraknā | ve bereketler verdik | And We blessed |
| 2 | عليه | — | ǎleyhi | kendisine | him |
| 3 | وعلى | — | ve ǎlā | ve | and [on] |
| 4 | إسحاق | — | isHāḳa | İshak'a | Isaac. |
| 5 | ومن | — | ve min | And of | |
| 6 | ذريتهما | ذ ر رZ̃RR | ƶurriyyetihimā | onların neslinden | their offspring |
| 7 | محسن | ح س نḪSN | muHsinun | iyi hareket eden de var | (are) good-doers |
| 8 | وظالم | ظ ل مƵLM | ve Zālimun | ve zulmeden de | and unjust |
| 9 | لنفسه | ن ف سNFS | linefsihi | kendisine | to himself |
| 10 | مبين | ب ي نBYN | mubīnun | açıkça | clear. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وبركنا عليه وعلى اسحق ومن ذريتهما محسن وظالم لنفسه مبين
Arapça (Harekeli)
وَبَارَكْنَا عَلَيْهِ وَعَلَى إِسْحَاقَ وَمِن ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِنٌ وَظَالِمٌ لِّنَفْسِهِ مُبِينٌ
Transliterasyon
Ve bâreknâ aleyhi ve alâ ishâk|a|, ve min zurriyyetihimâ muhsinun ve zâlimun li nefsihi mubîn(mubînun).
Transliteration (Eng.)
Wab<span class="u">a</span>rakn<span class="u">a</span> AAalayhi waAAal<span class="u">a</span>is<span class="u">ha</span>qa wamin <span class="u">th</span>urriyyatihim<span class="u">a</span> mu<span class="u">h</span>sinunwa<span class="i"><span class="u">th</span></span><span class="u">a</span>limun linafsihi mubeen<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onu da kutladık, İshak'ı da ve ikisinin de soyundan iyilik eden de var, apaçık nefsine zulmeden de.
Ali Bulaç
Ona ve İshak’a bereketler verdik. İkisinin soyundan, ihsanda bulunan (muhsin olan) da var, açıkça kendi nefsine zulmeden de.
Bayraktar Bayraklı
Onu ve İshâk ailesini mübarek kıldık. O ikisinin soyundan iyi iş yapanlar da, kendilerine açıkça zulmedenler de vardır.
Diyanet İşleri
Kendisini ve İshak'ı mübarek (kutlu ve bereketli) eyledik. Lakin her ikisinin neslinden iyi kimseler olacağı gibi, kendine açıktan açığa kötülük edenler de olacak.*
Edip Yüksel
Ona da İshak'a da lütufta bulunduk. Kuşkusuz, ikisinin de soyundan hem iyi davrananlar var, hem kendisine zulmedenler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem ona hem İshak'a bereketler verdik. Her ikisinin neslinden de hem iyilik yapanlar var, hem de açıkça kendi nefsine zulmedenler var.
Erhan Aktaş
Ona ve İshak’a bereket verdik. Her ikisinin soyundan muhsin* olan da kendisine açıkça zulmeden* de vardır.
Hakkı Yılmaz
İbrâhîm'e ve İshâk'a bereketler verdik. Her ikisinin neslinden de iyilik-güzellik üreten ile açıkça kendi nefsine haksızlık eden vardır.
Muhammed Esed
o'nu ve İshâk'ı kutsadık: ama onların soyundan iyi işler yapan da çıkacak, kendisine açıkça zulmeden de.
Mustafa İslamoğlu
dahası onu ve İshak'ı mübarek kıldık: ama o ikisinin soyundan dürüst ve erdemli olan da var, kendisine açıkça zulmeden de.
Suat Yıldırım
Kendisine de İshak'a da feyiz ve bereketler verdik. Onların neslinden gelenler arasında iyi davranan da var, kendi nefsine açıkça zulmeden de!*
Süleyman Ateş
Kendisine de, İshak'a da bereketler verdik. Onların neslinden (gelenler arasında) iyi hareket eden de var, açıkça kendisine zulmeden de.
Şaban Piriş
Onu da İshakı da bereketlendirdik. Onların soyundan iyiler de, kendilerine gerçekten zulmedenler de vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Ona da İshak'a da bereketler lütfettik. Onların zürriyetinden iyi düşünüp iyi davranan da var, öz benliğine açıkça zulmeden de var.
Edip-Layth-Martha
We blessed him and Isaac. From among their progeny, some are righteous, and some are clearly wicked.
Muhammad Asad
and We blessed him and Isaac: but among the offspring of these two there were [des­tined] to be both doers of good and such as would glaringly sin against themselves.*
Rashad Khalifa
We blessed him and Isaac. Among their descendants, some are righteous, and some are wicked transgressors.,
The Monotheist Group
And We blessed him and Isaac. And from among their progeny, some are righteous, and some are clearly wicked.