Saffat Sûresi129. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (4 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وتركنا | ت ر كTRK | ve teraknā | biz (iyi bir ün) bıraktık | And We left |
| 2 | عليه | — | ǎleyhi | ona | for him |
| 3 | في | — | fī | arasında | among |
| 4 | الآخرين | ا خ رEḢR | l-āḣirīne | sonra gelenler | the later generations. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وتركنا عليه فى الءاخرين
Arapça (Harekeli)
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْآخِرِينَ
Transliterasyon
Ve tereknâ aleyhi fîl âhirîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Watarakn<span class="u">a</span> AAalayhi fee al-<span class="u">a</span>khireen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve sonradan gelenler arasında ona iyi bir ad, san verdik.
Ali Bulaç
Sonra gelenler arasında ona (hayırlı ve şerefli bir isim) bıraktık.
Bayraktar Bayraklı
Sonra gelenler içinde ona da iyi bir ün bıraktık.
Diyanet İşleri
Sonra gelenler içinde, kendisine bir ün bıraktık,
Edip Yüksel
Sonrakiler için onun tarihini koruduk.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ona da sonrakiler içinde şunu bıraktık:
Erhan Aktaş
Gelecek nesiller arasında ona iyi bir ün bıraktık.
Hakkı Yılmaz
Ve sonradan gelenler içinde o'nun hakkında devamlı kalacak [hayırla anılacak, örnek alınacak] bir söz bıraktık.
Muhammed Esed
ve o'nun sonraki nesiller arasında yaşayıp anılmasını sağladık:
Mustafa İslamoğlu
Ve geriden gelen herkesin zihninde ona ilişkin (örnek) bir hatıra bıraktık:
Suat Yıldırım
129, 130. Sonraki nesiller içinde ona da iyi bir nam bıraktık. “Selam olsun İlyas'a! ”*
Süleyman Ateş
Biz, sonra gelenler arasında ona (İlyas'a da iyi bir ün) bıraktık:
Şaban Piriş
129,130. -Ona, sonradan gelenler arasında:- İlyasa selam! mirası bıraktık.
Yaşar Nuri Öztürk
Sonrakiler içinde İlyas'ı hatırlatacak birşey de bıraktık.
Edip-Layth-Martha
We kept his history for those who came later.
Muhammad Asad
and him We left thus to be remem­bered among later generations:
Rashad Khalifa
We preserved his history for subsequent generations.,
The Monotheist Group
And We kept his history for those who came later.