Sad Sûresi26. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (31 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 2 | داوود | د و دD̃VD̃ | dāvūdu | Davud | Dawood |
| 3 | إنا | — | innā | elbette biz | Indeed, We |
| 4 | جعلناك | ج ع لCAL | ceǎlnāke | seni yaptık | [We] have made you |
| 5 | خليفة | خ ل فḢLF | ḣalīfeten | hükümdar | a vicegerent |
| 6 | في | — | fī | in | |
| 7 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeryüzünde | the earth, |
| 8 | فاحكم | ح ك مḪKM | feHkum | o halde hükmet | so judge |
| 9 | بين | ب ي نBYN | beyne | arasında | between |
| 10 | الناس | ن و سNVS | n-nāsi | insanlar | [the] men |
| 11 | بالحق | ح ق قḪGG | bil-Haḳḳi | adaletle | in truth |
| 12 | ولا | — | ve lā | ve | and (do) not |
| 13 | تتبع | ت ب عTBA | tettebiǐ | uyma | follow |
| 14 | الهوى | ه و يHVY | l-hevā | keyf(in)e | the desire, |
| 15 | فيضلك | ض ل لŽLL | feyuDilleke | sonra seni saptırır | for it will lead you astray |
| 16 | عن | — | ǎn | -ndan | from |
| 17 | سبيل | س ب لSBL | sebīli | yolu- | (the) way |
| 18 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah. |
| 19 | إن | — | inne | şüphesiz | Indeed, |
| 20 | الذين | — | elleƶīne | kimselere | those who |
| 21 | يضلون | ض ل لŽLL | yeDillūne | sapan(lara) | go astray |
| 22 | عن | — | ǎn | -ndan | from |
| 23 | سبيل | س ب لSBL | sebīli | yolu- | (the) way |
| 24 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah, |
| 25 | لهم | — | lehum | onlara vardır | for them |
| 26 | عذاب | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābun | bir azab | (is) a punishment |
| 27 | شديد | ش د دŞD̃D̃ | şedīdun | çetin | severe |
| 28 | بما | — | bimā | dolayı | because |
| 29 | نسوا | ن س يNSY | nesū | unuttuklarından | they forgot |
| 30 | يوم | ي و مYVM | yevme | gününü | (the) Day |
| 31 | الحساب | ح س بḪSB | l-Hisābi | hesap | "(of) Account.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
يداود انا جعلنك خليفة فى الارض فاحكم بين الناس بالحق ولا تتبع الهوى فيضلك عن سبيل الله ان الذين يضلون عن سبيل الله لهم عذاب شديد بما نسوا يوم الحساب
Arapça (Harekeli)
يَا دَاوُودُ إِنَّا جَعَلْنَاكَ خَلِيفَةً فِي الْأَرْضِ فَاحْكُم بَيْنَ النَّاسِ بِالْحَقِّ وَلَا تَتَّبِعِ الْهَوَى فَيُضِلَّكَ عَن سَبِيلِ اللَّهِ إِنَّ الَّذِينَ يَضِلُّونَ عَن سَبِيلِ اللَّهِ لَهُمْ عَذَابٌ شَدِيدٌ بِمَا نَسُوا يَوْمَ الْحِسَابِ
Transliterasyon
Yâ dâvûdu innâ cealnâke halîfeten fîl ardı fahkum beynen nâsi bil hakkı ve lâ tettebiil hevâ fe yudılleke an sebîlillâh|i|, innellezîne yadıllûne an sebîlillâhi lehum azâbun şedîdun bi mâ nesû yevmel hisâb|i|.
Transliteration (Eng.)
Y<span class="u">a</span> d<span class="u">a</span>woodu inn<span class="u">a</span> jaAAaln<span class="u">a</span>kakhaleefatan fee al-ar<span class="u">d</span>i fa<span class="b">o</span><span class="u">h</span>kum bayna a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>sibi<span class="b">a</span>l<span class="u">h</span>aqqi wal<span class="u">a</span> tattabiAAi alhaw<span class="u">a</span> fayu<span class="u">d</span>illakaAAan sabeeli All<span class="u">a</span>hi inna alla<span class="u">th</span>eena ya<span class="u">d</span>illoonaAAan sabeeli All<span class="u">a</span>hi lahum AAa<span class="u">tha</span>bun shadeedun bim<span class="u">a</span>nasoo yawma al<span class="u">h</span>is<span class="u">a</span>b<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey Dâvûd, biz seni yeryüzüne hâkim ettik, artık insanlar arasında, adâletle hükmet ve dileğine uyma ki seni Allah yolundan saptırır; Allah yolundan sapanlaraysa şiddetli bir azap var soru gününü unuttuklarından.
Ali Bulaç
"Ey Davud, gerçek şu ki, Biz seni yeryüzünde bir halife kıldık. Öyleyse insanlar arasında hak ile hükmet, istek ve tutkulara (hevaya) uyma; sonra seni Allah'ın yolundan saptırır. Şüphesiz Allah’ın yolundan sapanlara, hesap gününü unutmalarından dolayı şiddetli bir azap vardır."
Bayraktar Bayraklı
“Ey Dâvûd! Seni yeryüzünde halife tayin ettik. Bundan dolayı insanlar arasında adaletle hüküm ver! Nefsin arzusuna uyma ki seni Allah'ın yolundan saptırmasın. Şüphesiz, Allah'ın yolundan sapanlar için, hesap gününü unutmalarından dolayı şiddetli bir azap vardır.”
Diyanet İşleri
Ey Davud! Biz seni yeryüzünde halife yaptık. O halde insanlar arasında adaletle hükmet. Heva ve hevese uyma, sonra bu seni Allah'ın yolundan saptırır. Doğrusu Allah'ın yolundan sapanlara, hesap gününü unutmalarına karşılık çetin bir azap vardır.
Edip Yüksel
Ey Davud, biz seni yeryüzünde yönetici kıldık. Halkın arasında adaletle yargı ver, hevesine ve duygularına kapılma, sonra seni ALLAH'ın yolundan saptırır. ALLAH'ın yolundan sapanlara, Hesap Gününü unuttukları için çetin bir ceza vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey Davud! Gerçekten biz seni yeryüzünde bir halife yaptık. Artık insanlar arasında hak ile hüküm ver. Keyfe, arzuya uyma ki, seni Allah yolundan saptırmasın. Çünkü Allah yolundan sapanlar, hesap gününü unuttukları için kendilerine çok şiddetli bir azab vardır.
Erhan Aktaş
Ey Davud! Biz seni yeryüzünde bir halife yaptık. İnsanlar arasında Hakk ile hükmet. Hevaya* uyma. Aksi halde hevan seni Allah’ın yolundan saptırır. Allah’ın yolundan sapanlar, hesap gününü göz ardı etmiş olduklarından, kendileri için çok şiddetli bir azap vardır.
Hakkı Yılmaz
Ey Dâvûd! Gerçekten Biz/biz seni bu yerde eski yöneticinin yerine yönetici yaptık. O hâlde insanlar arasında hak aracılığıyla, haksızlık ve kargaşayı engelleyip adaleti sağla. Keyfe, arzuya uyma. O takdirde seni Allah'ın yolundan saptırır. Kesinlikle Allah yolundan sapanlar; hesap gününü umursamadıklarından kendileri için çok şiddetli bir azap vardır.(Sonraki 38:30)
Muhammed Esed
(Ve şöyle dedik:) "Ey Davud! Seni (bir Peygamber ve böylece) yeryüzündeki halifemiz kıldık: öyleyse insanlar arasında adaletle hükmet, boş arzu ve heveslere uyma, sonra onlar seni Allah yolundan saptırır: Allah yolundan sapanları ise, Hesap Günü'nü unuttuklarından dolayı şiddetli bir azap bekler!"
Mustafa İslamoğlu
(Ve nida ettik): "Ey Davud! Elbet sana yeryüzünde iktidarı Biz verdik: O halde insanlar arasında adaletle hükmet, (kimsenin) heva ve arzusuna kapılma ki, sonra seni Allah yolundan saptırırlar. Şu kesin ki Allah yolundan sapan kimseler, Hesap Günü'nü unutmalarından dolayı şiddetli bir cezaya çarptırılırlar.
Suat Yıldırım
“Davud! Biz seni ülkede hükümdar yaptık, sen de insanlar arasında adaletle hükmet, keyfine uyma ki seni Allah yolundan saptırmasın. Allah yolundan sapanlara hesap gününü unuttukları için, şiddetli bir azap vardır.
Süleyman Ateş
Ey Davud, biz seni yeryüzünde (senden öncekilerin yerine) hükümdar yaptık. İnsanlar arasında adaletle hükmet; keyf(in)e uyma, sonra seni Allah'ın yolundan saptırır. Allah'ın yolundan sapanlar ise, hesap gününü unuttuklarından dolayı, çetin azaba uğrayacaklardır.
Şaban Piriş
-Ey Davud, seni yeryüzünde bir halife kıldık. O halde insanlar arasında adaletle hüküm ver. Keyfine tabi olma, yoksa seni Allahın yolundan saptırır. Allahın yolundan sapanlara ise hesap gününü unuttukları için şiddetli bir azap vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey Davud, seni yeryüzünde halife yaptık. Artık insanlar arasında hakla hükmet; geçici hevese uyma ki, seni Allah yolundan saptırmasın. Allah'ın yolundan sapanlar için, hesap gününü unutmuş olmaları yüzünden şiddetli bir azap vardır.
Edip-Layth-Martha
O David, We have made you a successor on earth. Therefore, you shall judge among the people with truth, and do not follow desire, lest it diverts you from the path of God. Indeed, those who stray off the path of God will have a severe retribution for forgetting the day of Reckoning.
Muhammad Asad
[And We said:] O David! Behold, We have made thee a [prophet and, thus, Our] vicegerent on earth: judge, then, between men with justice, and do not follow vain desire, lest it lead thee astray from the path of God: verily, for those who go astray from the path of God there is suffering severe in store for having forgotten the Day of Reckoning!"
Rashad Khalifa
O David, we have made you a ruler on earth. Therefore, you shall judge among the people equitably, and do not follow your personal opinion, lest it diverts you from the way of GOD. Surely, those who stray off the way of GOD incur severe retribution for forgetting the Day of Reckoning.,
The Monotheist Group
O David, We have made you a successor on the earth. Therefore, you shall judge among the people with the truth, and do not follow desire, lest it diverts you from the path of God. Indeed, those who stray off the path of God will have a severe retribution for forgetting the Day of Reckoning.