Sad Sûresi25. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فغفرنا | غ ف رĞFR | feğafernā | biz de affettik | So We forgave |
| 2 | له | — | lehu | ondan | for him |
| 3 | ذلك | — | ƶālike | bunu | that. |
| 4 | وإن | — | ve inne | ve şüphesiz | And indeed, |
| 5 | له | — | lehu | onun vardır | for him |
| 6 | عندنا | ع ن دAND̃ | ǐndenā | yanımızda | with Us |
| 7 | لزلفى | ز ل فZLF | lezulfā | bir yakınlığı | surely is a near access |
| 8 | وحسن | ح س نḪSN | ve Husne | ve güzel | and a good |
| 9 | مآب | ا و بEVB | mābin | bir geleceği | place of return. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فغفرنا له ذلك وان له عندنا لزلفى وحسن ماب
Arapça (Harekeli)
فَغَفَرْنَا لَهُ ذَلِكَ وَإِنَّ لَهُ عِندَنَا لَزُلْفَى وَحُسْنَ مَآبٍ
Transliterasyon
Fe gafernâ lehu zâlik|e|, ve inne lehu indenâ le zulfâ ve husne meâb(meâbin).
Transliteration (Eng.)
Faghafarn<span class="u">a</span> lahu <span class="u">tha</span>likawa-inna lahu AAindan<span class="u">a</span> lazulf<span class="u">a</span> wa<span class="u">h</span>usna ma<span class="u">a</span>b<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve biz de onun bu suçunu örttük ve şüphe yok ki onun, katımızda bir yakınlık derecesi ve dönüp geleceği güzel bir makamı vardı.
Ali Bulaç
Böylece onu bağışladık. Şüphesiz onun Bizim Katımız'da gerçekten bir yakınlığı ve varılacak güzel bir yeri vardır.
Bayraktar Bayraklı
Biz de onu, verdiği bu hükümden dolayı bağışladık. Katımızda onun bir yakınlığı ve güzel bir yeri vardır.
Diyanet İşleri
Sonra bu tutumundan dolayı onu bağışladık. Kuşkusuz yanımızda onun yüksek bir makamı ve güzel bir geleceği vardır.
Edip Yüksel
Böylece onu bağışladık. Yanımızda onun yakınlığı ve güzel bir yeri vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz de o zannettiği şeyi kendisine bağışladık. Şüphesiz yanımızda onun bir yakınlığı ve güzel bir dönüş yeri vardır.
Erhan Aktaş
Böylece onu bundan dolayı bağışladık. Onun yanımızda yüksek konumu ve iyi bir sığınağı vardır.
Hakkı Yılmaz
Biz de o'nun için bunu bağışladık/Biz de o'nu bağışladık. İşte böyle! Şüphesiz yanımızda o'nun için bir yakınlık ve güzel bir dönüş yeri vardır.
Muhammed Esed
Biz de bu (günahı)nı bağışladık: (öteki dünyada) o'nu Bizim yakınlığımız ve menzillerin en güzeli beklemektedir.
Mustafa İslamoğlu
Ve Biz de bu (hatasını) bağışladık: elbet onu, Bizim katımıza yakınlık ve güzel bir son beklemektedir.
Suat Yıldırım
Onun bu hatasını bağışladık. Muhakkak ki onun Bize yakınlığı ve güzel bir âkıbeti vardır.
Süleyman Ateş
Biz de ondan bunu affettik. Yanımızda onun bir yakınlığı ve güzel bir geleceği vardır.
Şaban Piriş
İşte böylece biz onu bağışlamıştık. Katımızda onun için bir yakınlık ve güzel bir gelecek hazırlamıştık.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz de ondan o günahı affettik. Katımızda onun için bir yakınlık ve güzel bir gelecek var.
Edip-Layth-Martha
So We forgave him in this matter. For him with Us is a near position, and a beautiful abode.
Muhammad Asad
And thereupon We forgave him that [sin]: and, verily, nearness to Us awaits him [in the life to come], and the most beauteous of all goals!
Rashad Khalifa
We forgave him in this matter. We have granted him a position of honor with us, and a beautiful abode.,
The Monotheist Group
So We forgave him in this matter. And for him with Us is a near position, and a beautiful abode.