Sad Sûresi80. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (4 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1قالق و لGVLḳālebuyurduHe said,
2فإنكfeinnekeelbette sen"""Then indeed, you"
3منmine-densin(are) of
4المنظرينن ظ رNƵRl-munZerīnesüre verilenler-those given respite,

Mealler

Arapça (Harekesiz)

قال فانك من المنظرين

Arapça (Harekeli)

قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ الْمُنظَرِينَ

Transliterasyon

Kâle fe inneke minel munzarîn|e|.

Transliteration (Eng.)

Q<span class="u">a</span>la fa-innaka mina almun<span class="i"><span class="u">th</span></span>areen<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Gerçekten de demişti, sen, ölmeyenlere katıl.

Ali Bulaç

Dedi ki: "O halde, süre tanınanlardansın."

Bayraktar Bayraklı

(80-81) Allah, “İşte o belli vaktin geleceği güne kadar sen süre verilenlerdensin” dedi.

Diyanet İşleri

Allah: "Haydi, sen mühlet verilenlerdensin."

Edip Yüksel

Dedi ki, "Sana süre verilmiştir;"

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah: "Haydi belirli bir vakte kadar mühlet verilenlerdensin" buyurdu.

Erhan Aktaş

Allah, “Peki süre verilenlerdensin.” dedi.

Hakkı Yılmaz

(80,81)Allah, “Haydi, sen belirli bir vakte kadar süre verilenlerdensin” dedi.

Muhammed Esed

(Allah) "Peki, (öyle olsun)!" dedi, "Sen mühlet verilenlerden oldun,

Mustafa İslamoğlu

(Allah) buyurdu ki: "Peki, sen artık kendisine süre tanınanlardan birisin;

Suat Yıldırım

Allah: “Haydi sana mühlet verildi! ”

Süleyman Ateş

Buyurdu: "Haydi sen süre verilenlerdensin."

Şaban Piriş

-Sen, süre verilenlerdensin, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Buyurdu: "Peki, süre verilenlerdensin."

Edip-Layth-Martha

He said, "Then, you are granted respite,"

Muhammad Asad

Answered He: “Verily, so [be it:] thou shalt be among those who are granted respite

Rashad Khalifa

He said, "You are respited.,

The Monotheist Group

He said: "You are respited."