Zümer Sûresi15. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (19 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1فاعبدواع ب دABD̃feǎ'budūsiz de kulluk edinSo worship
2ماwhat
3شئتمش ي اŞYEşi'tumdilediğinizeyou will
4منmin"besides Him."""
5دونهد و نD̃VNdūnihiO'ndan başka"besides Him."""
6قلق و لGVLḳulde kiSay,
7إنinneşüphesiz"""Indeed,"
8الخاسرينخ س رḢSRl-ḣāsirīneziyan edenlerdirthe losers
9الذينelleƶīne(are) those who
10خسرواخ س رḢSRḣasirūziyana uğrayanlar(will) lose
11أنفسهمن ف سNFSenfusehumkendilerinithemselves
12وأهليهما ه لEHLve ehlīhimve aileleriniand their families
13يومي و مYVMyevmegünü(on the) Day
14القيامةق و مGVMl-ḳiyāmetikıyamet(of) the Resurrection.
15ألاelādikkat edinUnquestionably,
16ذلكƶālikeiştethat -
17هوhuvebuit
18الخسرانخ س رḢSRl-ḣusrānubir ziyandır(is) the loss
19المبينب ي نBYNl-mubīnuapaçık"the clear."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

فاعبدوا ما شئتم من دونه قل ان الخسرين الذين خسروا انفسهم واهليهم يوم القيمة الا ذلك هو الخسران المبين

Arapça (Harekeli)

فَاعْبُدُوا مَا شِئْتُم مِّن دُونِهِ قُلْ إِنَّ الْخَاسِرِينَ الَّذِينَ خَسِرُوا أَنفُسَهُمْ وَأَهْلِيهِمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ أَلَا ذَلِكَ هُوَ الْخُسْرَانُ الْمُبِينُ

Transliterasyon

Fa’budû mâ şi’tum min dûnih|i|, kul innel hâsirîne ellezîne hasirû enfusehum ve ehlîhim yevmel kıyâmeh(kıyâmeti) e lâ zâlike huvel husrânul mubîn|u|.

Transliteration (Eng.)

Fa<span class="b">o</span>AAbudoo m<span class="u">a</span> shi/tum mindoonihi qul inna alkh<span class="u">a</span>sireena alla<span class="u">th</span>eena khasirooanfusahum waahleehim yawma alqiy<span class="u">a</span>mati al<span class="u">a</span> <span class="u">tha</span>likahuwa alkhusr<span class="u">a</span>nu almubeen<span class="b">u</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Artık siz, onu bırakıp dilediğinize kulluk edin. De ki: şüphe yok, ziyana düşenler, o kişilerdir ki kıyamet günü, kendilerini ve kendileriyle ilgisi olanları ziyana sokarlar; bilin ki budur apaçık ziyan.

Ali Bulaç

"Siz, O'nun dışında dilediklerinize ibadet edin." De ki: "Gerçekten hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini, hem yakınlarını hüsrana uğratanlardır. Haberiniz olsun; bu apaçık olan hüsranın kendisidir."

Bayraktar Bayraklı

“Siz de O'ndan başka dilediğinize kulluk ediniz!” De ki: “Gerçekten iflas edenler, kıyamet günü kendilerini ve ailelerini zarara uğratanlardır. Dikkat ediniz, apaçık kayıp işte budur.”

Diyanet İşleri

(Ey Allah'a eş koşanlar!): Siz de O'ndan başka dilediğinize tapın! De ki: Gerçekten hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini, hem de ailelerini ziyana sokanlardır. Bilesiniz ki, bu apaçık hüsrandır.

Edip Yüksel

"Siz de O'nun dışında dilediğinize hizmet ediniz." De ki: "Asıl kaybedenler, ahiret gününde kendilerine ve ailelerine kaybettirenlerdir." Apaçık kayıp budur.

Elmalılı Hamdi Yazır

"Siz de O'ndan başka dilediğinize kul olun." De ki: "Asıl hüsrana düşenler, kıyamet günü kendilerine ve mensuplarına ziyan edenlerdir. Evet, işte asıl açık hüsran budur."

Erhan Aktaş

Siz de O’ndan başka istediğinize kulluk edin. De ki: “Asıl kaybedenler, Kıyamet Günü’nde kendilerini ve yakınlarını kayba uğratacak olanlardır.” Dikkat edin! İşte apaçık kayıp budur.

Hakkı Yılmaz

(14-16)De ki, “Dinimi yalnız Kendisine arındırarak Allah'a kulluk ediyorum. Buna rağmen siz, O'nun astlarından dilediğinize kulluk yapınız.” De ki: “Şüphesiz asıl kaybedenler, kıyâmet gününde kendilerini ve ailelerini ve yakınlarını kayba uğratanlardır.” –Dikkatli olun! İşte bu, apaçık bir kaybın ta kendisidir. Onların üstlerinden ateşten tabakalar, altlarından da tabakalar vardır. İşte Allah, kullarını bununla korkutuyor: Ey kullarım! Benim korumam altına girin.–

Muhammed Esed

(Siz de, ey günahkarlar,) O'nun dışında dilediğinize kulluk ed(ip etmemeniz kendi elinizdedir)!" De ki: "(Gerçekten) hüsrana uğrayanlar, Kıyamet Günü hem kendilerini, hem de dost ve akrabalarını kaybedecek olanlardır: bu (ap)açık bir kayıp değil midir?

Mustafa İslamoğlu

Artık siz de, O'nu bıraktıktan (sonra) neyi dilerseniz onu kulluk edin!" Uyar: "Gerçek şu ki, asıl hüsrana uğrayanlar, Kıyamet Günü hem kendilerini hem de yakınlarını hüsrana uğratanlardır: bakın bu, işte bu değil midir açık kayıp?

Suat Yıldırım

Siz O'ndan başka dilediğinize kulluk edin! Asıl ziyan edenler, asıl hüsrana uğrayanlar, büyük duruşma günü olan kıyamette hem kendilerini hem de ailelerini hüsrana uğratanlardır. Unutmayın ki besbelli hüsran budur!

Süleyman Ateş

Siz de O'ndan başka dilediğinize kulluk edin. De ki: "Ziyana uğrayanlar kıyamet günü hem kendilerini, hem de ailelerini ziyan edenlerdir. Dikkat edin, işte bu, apaçık bir ziyandır!"

Şaban Piriş

Siz de, ondan başka dilediğinize kulluk edin. De ki:-Hüsrana uğrayacaklar, kıyamet günü hem kendilerini hem de ailelerini hüsrana uğratanlardır. Dikkat edin, apaçık hüsran işte budur!

Yaşar Nuri Öztürk

"Siz O'nun dışında dilediğinize kulluk / ibadet edin." De ki: "Hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini hem de ailelerini hüsrana atanlardır. Dikkar edin! Apaçık hüsranın ta kendisi işte budur."

Edip-Layth-Martha

Therefore, serve whatever you wish besides Him." Say, "The losers are those who lose themselves, and their families, on the day of resurrection. Indeed, such is the real loss."

Muhammad Asad

and [it is up to you, O sinners, to] worship whatever you please instead of Him!" Say: “Behold, the [true] losers will be they who shall have lost their own selves and their kith and kin on Resurrection Day: for is not this, this, the [most] obvious loss?*

Rashad Khalifa

"Therefore, worship whatever you wish beside Him." Say, "The real losers are those who lose their souls, and their families, on the Day of Resurrection." Most certainly, this is the real loss.,

The Monotheist Group

"Therefore, serve whatever you wish besides Him." Say: "The losers are those who lose their souls, and their families, on the Day of Resurrection. Indeed, such is the real loss."