Zümer Sûresi3. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (33 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ألا | — | elā | iyi bil ki | Unquestionably, |
| 2 | لله | — | lillahi | yalnız Allah'ındır | for Allah |
| 3 | الدين | د ي نD̃YN | d-dīnu | din | (is) the religion |
| 4 | الخالص | خ ل صḢLṦ | l-ḣāliSu | halis | the pure. |
| 5 | والذين | — | velleƶīne | ve kimseler | And those who |
| 6 | اتخذوا | ا خ ذ EḢZ̃ | tteḣaƶū | edinen | take |
| 7 | من | — | min | besides Him | |
| 8 | دونه | د و نD̃VN | dūnihi | O'ndan başka | besides Him |
| 9 | أولياء | و ل يVLY | evliyā'e | dostlar | protectors, |
| 10 | ما | — | mā | """Not" | |
| 11 | نعبدهم | ع ب دABD̃ | neǎ'buduhum | biz bunlara tapmıyoruz | we worship them |
| 12 | إلا | — | illā | dışıda (bir sebeple) | except |
| 13 | ليقربونا | ق ر بGRB | liyuḳarribūnā | bizi yaklaştırmaları | that they may bring us near |
| 14 | إلى | — | ilā | to | |
| 15 | الله | — | llahi | Allah'a | Allah |
| 16 | زلفى | ز ل فZLF | zulfā | daha yakın | "(in) nearness.""" |
| 17 | إن | — | inne | şüphesiz ki | Indeed, |
| 18 | الله | — | llahe | Allah | Allah |
| 19 | يحكم | ح ك مḪKM | yeHkumu | hükmünü verecektir | will judge |
| 20 | بينهم | ب ي نBYN | beynehum | onlar arasında | between them |
| 21 | في | — | fī | in | |
| 22 | ما | — | mā | ne ki | what |
| 23 | هم | — | hum | onlar | they |
| 24 | فيه | — | fīhi | onun hakkında | [in it] |
| 25 | يختلفون | خ ل فḢLF | yeḣtelifūne | ayrılığa düşüyorlar | differ. |
| 26 | إن | — | inne | şüphesiz ki | Indeed, |
| 27 | الله | — | llahe | Allah | Allah |
| 28 | لا | — | lā | (does) not | |
| 29 | يهدي | ه د يHD̃Y | yehdī | doğru yola iletmez | guide |
| 30 | من | — | men | olanı | (one) who |
| 31 | هو | — | huve | o | [he] |
| 32 | كاذب | ك ذ بKZ̃B | kāƶibun | yalancı | (is) a liar |
| 33 | كفار | ك ف رKFR | keffārun | nankör | and a disbeliever. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الا لله الدين الخالص والذين اتخذوا من دونه اولياء ما نعبدهم الا ليقربونا الى الله زلفى ان الله يحكم بينهم فى ما هم فيه يختلفون ان الله لا يهدى من هو كذب كفار
Arapça (Harekeli)
أَلَا لِلَّهِ الدِّينُ الْخَالِصُ وَالَّذِينَ اتَّخَذُوا مِن دُونِهِ أَوْلِيَاءَ مَا نَعْبُدُهُمْ إِلَّا لِيُقَرِّبُونَا إِلَى اللَّهِ زُلْفَى إِنَّ اللَّهَ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ فِي مَا هُمْ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ إِنَّ اللَّهَ لَا يَهْدِي مَنْ هُوَ كَاذِبٌ كَفَّارٌ
Transliterasyon
E lâ lillâhid dînul hâlis|u|, vellezînettehazû min dûnihî evliyâ, mâ na’buduhum illâ li yukarribûnâ ilallâhi zulfâ, innallâhe yahkumu beynehum fî mâ hum fîhi yahtelifûn|e|, innallâhe lâ yehdî men huve kâzibun keffâr(keffârun).
Transliteration (Eng.)
Al<span class="u">a</span> lill<span class="u">a</span>hi a<span class="b">l</span>ddeenualkh<span class="u">a</span>li<span class="u">s</span>u wa<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eena ittakha<span class="u">th</span>oomin doonihi awliy<span class="u">a</span>a m<span class="u">a</span> naAAbuduhum ill<span class="u">a</span>liyuqarriboon<span class="u">a</span> il<span class="u">a</span> All<span class="u">a</span>hi zulf<span class="u">a</span> innaAll<span class="u">a</span>ha ya<span class="u">h</span>kumu baynahum fee m<span class="u">a</span> hum feehiyakhtalifoona inna All<span class="u">a</span>ha l<span class="u">a</span> yahdee man huwa k<span class="u">ath</span>ibunkaff<span class="u">a</span>r<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bilin ki özden kulluk, yalnız Allah'a olur, ondan başka mâbutlar kabûl edenler, biz derler, onlara, ancak bizi Allah'a yakınlaştırıp mânevî bir yakınlık derecesine ulaştırsınlar diye tapıyoruz; şüphe yok ki Allah, ihtilâfa düştükleri şeyler hakkında aralarında hükmeder; şüphe yok ki Allah, yalan söyleyen ve kâfirlikte ileri giden hiçbir kimseyi doğru yola sevketmez.
Ali Bulaç
Haberin olsun; halis (katıksız) olan din yalnızca Allah'ındır. O'ndan başka veliler edinenler (şöyle derler:) "Biz, bunlara bizi Allah'a daha fazla yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz." Elbette Allah, kendi aralarında hakkında ihtilaf ettikleri şeylerden hüküm verecektir. Gerçekten Allah, yalancı, kafir olan kimseyi hidayete erdirmez.
Bayraktar Bayraklı
Dikkat ediniz, saf din Allah'a aittir. O'ndan başkasını tanrı edinenler; “Bizi sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye onlara kulluk ediyoruz” derler. Şüphesiz ki Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Elbette Allah yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola iletmez.
Diyanet İşleri
Dikkat et, halis din yalnız Allah'ındır. O'nu bırakıp kendilerine bir takım dostlar edinenler: Onlara, bizi sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz, derler. Doğrusu Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve inkarcı kimseyi doğru yola iletmez.*
Edip Yüksel
Kesinlikle, din sadece ALLAH'a aittir. O'nun dışındakileri evliya (dostlar) olarak edinenler, "Onlar bizi ALLAH'a daha fazla yaklaştırsın diye biz onlara hizmet ediyoruz" (derler). Ayrılığa düştükleri bu konuda onların arasında ALLAH karar verecektir. ALLAH kuşkusuz, yalancıları ve nankörleri doğru yola iletmez.*
Elmalılı Hamdi Yazır
İyi bil ki, halis din ancak Allah'ındır. O'ndan başka birtakım dostlar tutanlar da şöyle demektedirler: "Biz onlara sadece bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz." Şüphe yok ki Allah, onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyde hükmünü verecektir. Herhalde yalancı ve nankör olan kimseyi Allah doğru yola çıkarmaz.
Erhan Aktaş
Dikkat edin! Halis* din yalnızca Allah’a aittir. O’ndan başka veliler edinenler: “Onlara, bizi Allah’a daha fazla yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz.” diyorlar. Allah, hakkında tartıştıkları şey için hükmünü verecektir. Allah, yalancı olan ve gerçeği yalanlayan azılı nankörleri doğru yola iletmez.
Hakkı Yılmaz
Dikkatli olun, halis din sadece Allah'a aittir. O'nun astlarından birtakım yardımcı, yol gösterici, koruyucu yakınlar edinenler: “Allah'ın astlarından edindiğimiz yardımcı, yol gösterici, koruyucu yakınlar, bizi Allah'a daha fazla yaklaştırsın diye biz onlara tapıyoruz.” Şüphesiz kendilerinin ayrılığa/anlaşmazlığa düşüp durdukları şeylerde, onların arasında Allah hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve çok nankörün ta kendisi olan kişilere kılavuzluk etmez.
Muhammed Esed
Halis inancın yalnız Allah'a yönelmesi gerekmez mi? O'ndan başkasını dost ve koruyucu edinenler, "Biz bunlara sırf bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz!" (derler). Şüphesiz Allah, (Kıyamet Günü) onlar arasında (hakikatten saptıkları) her konuda mutlaka hüküm verecektir: çünkü Allah, (kendi kendine) yalan söyleyen ve inatla nankörlük yapan hiç kimseyi rahmetiyle doğru yola ulaştırmaz!
Mustafa İslamoğlu
Değil mi ki böyle bir borçluluk bilincinin en saf ve samimi olanı, sadece Allah'a has kılınanıdır! O'ndan başkalarını sığınacak otorite edinenler, "Biz bunlara sadece bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz!" (derler). Şu kesin ki, tartıştıkları her hususta Allah onlar arasındaki hükmü verecektir: çünkü Allah yalanı tabiat haline getiren hiçbir nankörü asla doğru yola yöneltmez.
Suat Yıldırım
İyi bilin ki halis din, yani bütün gönlüyle candan itaat, yalnız Allah'a yapılır. Allah'tan başka birtakım hâmiler edinerek: “Biz onlara sırf bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz. ” diyenlere gelince, elbette Allah, onların hakkında ihtilaf ettikleri hususlarda aralarında hükmünü verecektir. Allah yalancılığı, nankörlük ve kâfirliği huy edinenleri hidâyet etmez, emellerine kavuşturmaz. [16, 36; 21, 25; 18, 110; 34, 40-41]*
Süleyman Ateş
İyi bil ki, halis din yalnız Allah'ındır. O'ndan başka veliler edinerek: "Biz bunlara, sırf bizi Allah'a yaklaştırmaları için tapıyoruz," diyenler(e gelince): Şüphesiz ki Allah, onlar arasında, ayrılığa düştükleri konuda hükmünü verecektir. Allah, yalancı, nankör insanı doğru yola iletmez.
Şaban Piriş
Bil ki halis din Allahındır. Ondan başka veliler edinenler:-Biz bunlara, bizi Allaha yaklaştırmalarından başka bir sebeple kulluk etmiyoruz derler. Allah, anlaşmazlığa düştükleri konuda aralarında hükmü verecektir. Şu kadar var ki Allah; yalancı, inkarcı kimseye yol göstermez.
Yaşar Nuri Öztürk
Gözünüzü açıp kendinize gelin! Arı-duru din yalnız ve yalnız Allah'ındır. O'ndan başkalarını veliler edinerek, "biz onları yalnız bizi Allah'a yaklaştırmaları için kulluk ediyoruz" diyenlere gelince, hiç kuşkusuz Allah, onlar arasında, tartışıp durdukları konuyla ilgili hükmü verecektir. Şu bir gerçek ki, Allah yalancı ve nankör kişiyi iyiye ve güzele kılavuzlamaz.
Edip-Layth-Martha
Absolutely, to God is the true system. Those who set up allies besides Him: "We only serve them so that they may bring us closer to God." God will judge between them in what they dispute. Surely, God does not guide the one who is a liar, an ingrate.*
Muhammad Asad
Is it not to God alone that all sincere faith is due? And yet, they who take for their protectors aught beside Him [are wont to say], We worship them for no other reason than that they bring us nearer to God."* Behold, God will judge between them [on Resur­rection Day] with regard to all wherein they differ [from the truth]:* for, verily, God does not grace with His guidance anyone who is bent on lying [to himself and is] stubbornly ingrate!*
Rashad Khalifa
Absolutely, the religion shall be devoted to GOD alone. Those who set up idols beside Him say, "We idolize them only to bring us closer to GOD; for they are in a better position!" GOD will judge them regarding their disputes. GOD does not guide such liars, disbelievers.,
The Monotheist Group
Absolutely, to God is the true system. And those who set up allies besides Him: "We only serve them so that they may bring us closer to God." God will judge between them in what they dispute. For God does not guide him who is a liar, a rejecter.