Zümer Sûresi39. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (10 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1قلق و لGVLḳulde kiSay,
2يايYEY/HEY/AH"""O!"
3قومق و مGVMḳavmikavmimNation
4اعملواع م لAMLǎ'melūyapınWork
5علىǎlāgöre(according) to
6مكانتكمك و نKVNmekānetikumdurumunuzayour position,
7إنيinnīelbette ben deindeed, I am
8عاملع م لAMLǎāmilunyapıyorum"working;"
9فسوفfesevfeyakındathen soon
10تعلمونع ل مALMteǎ'lemūnebileceksinizyou will know

Mealler

Arapça (Harekesiz)

قل يقوم اعملوا على مكانتكم انى عمل فسوف تعلمون

Arapça (Harekeli)

قُلْ يَا قَوْمِ اعْمَلُوا عَلَى مَكَانَتِكُمْ إِنِّي عَامِلٌ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ

Transliterasyon

Kul yâ kavmi’melû alâ mekânetikum innî âmil(âmilun), fe sevfe ta’lemûne.

Transliteration (Eng.)

Qul y<span class="u">a</span> qawmi iAAmaloo AAal<span class="u">a</span>mak<span class="u">a</span>natikum innee AA<span class="u">a</span>milun fasawfa taAAlamoon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Ey kavmim, gücünüz neye yetiyorsa yapadurun, şüphe yok ki ben de yapmadayım, yakında bilir, anlarsınız.

Ali Bulaç

De ki: "Ey kavmim, üzerinde bulunduğunuz duruma göre yapın-edin; elbette ben de yapıp-ederim. Artık yakında öğreneceksiniz."

Bayraktar Bayraklı

(39-40) De ki: “Ey kavmim! Elinizden geleni yapınız, doğrusu ben de yapacağım! Kendisini rezil edecek azap, kime gelecek, kime sürekli azap inecek, yakında bileceksiniz!”

Diyanet İşleri

De ki: "Ey kavmim! Elinizden geleni yapın; doğrusu ben de yapacağım! Artık yakında bileceksiniz!".

Edip Yüksel

De ki: "Ey halkım, bildiğinizi yapın, ben de yapacağım. İleride bileceksiniz:"

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: "Ey kavmim! Haliniz üzere çalışın. Ben de kendi halime göre çalışıyorum. Artık ileride bileceksiniz."

Erhan Aktaş

De ki: “Ey halkım! Elinizden geleni yapın! Ben de bana düşeni yapacağım. Yakında anlayacaksınız!”*

Hakkı Yılmaz

(39,40)De ki: “Ey toplumum! Siz bulunduğunuz yer üzere çalışın. Şüphesiz ben de çalışan biriyim. Artık kendisini rüsva edecek azabın kime geleceğini ve kalıcı bir azabın kimin üzerine yerleşeceğini yakında bileceksiniz.”

Muhammed Esed

De ki: "Ey (hakikati inkar eden) kavmim! Elinizden gelen her şeyi yapın, ben de (Allah yolunda) gayret göster(meye devam ed)eceğim: yakında göreceksiniz,

Mustafa İslamoğlu

Uyar: "Ey kavmim! Siz kendinize yakışanı yapınız! Şunu iyi biliniz ki ben de (kendime yakışanı) yapmaktayım. Unutmayın ki, zamanı gelince onlar bilecekler

Suat Yıldırım

39, 40. Hem de ki: “Ey halkım! Siz elinizden gelen fenalığı yapın, ama ben de işime devam edeceğim. Zelil ve rezil eden azabın dünyada kime geleceğini, âhirette ise devamlı azabın kimin başına ineceğini yakında öğrenirsiniz.

Süleyman Ateş

De ki: "Ey kavmim, durumunuza göre bildiğinizi yapın, ben de (bildiğimi) yapıyorum; yakında bileceksiniz;"

Şaban Piriş

De ki:-Ey halkım, bildiğiniz gibi yapın, ben de yapacağım, ilerde bileceksiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Ey toplumum! Yapabildiğinizi yapın; ben de kendi işimi yapacağım. Yakında bileceksiniz,

Edip-Layth-Martha

Say, "O my people, work according to your way, and I will work.

Muhammad Asad

Say: “O my [truth-denying] people! Do yet all that may be within your power, [whereas] I, behold, shall labour [in God's way]: in time you will come to know

Rashad Khalifa

Say, "O my people, do your best and I will do my best; you will surely find out.,

The Monotheist Group

Say: "O my people, work according to your way, and I will work. You will come to know."