Zümer Sûresi41. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (18 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إنا | — | innā | elbette biz | Indeed We, |
| 2 | أنزلنا | ن ز لNZL | enzelnā | indirdik | We revealed |
| 3 | عليك | — | ǎleyke | sana | to you |
| 4 | الكتاب | ك ت بKTB | l-kitābe | Kitabı | the Book |
| 5 | للناس | ن و سNVS | linnāsi | insanlar için | for [the] mankind |
| 6 | بالحق | ح ق قḪGG | bil-Haḳḳi | hak ile | in truth. |
| 7 | فمن | — | femeni | artık kim | So whoever |
| 8 | اهتدى | ه د يHD̃Y | htedā | doğru yola gelirse | accepts guidance, |
| 9 | فلنفسه | ن ف سNFS | felinefsihi | kendi yararınadır | "then (it is) for his soul;" |
| 10 | ومن | — | ve men | ve kim de | and whoever |
| 11 | ضل | ض ل لŽLL | Delle | saparsa | goes astray |
| 12 | فإنما | — | feinnemā | şüphesiz | then only |
| 13 | يضل | ض ل لŽLL | yeDillu | sapmış olur | he strays |
| 14 | عليها | — | ǎleyhā | kendi zararına | against his (soul). |
| 15 | وما | — | ve mā | ve değil(sin) | And not |
| 16 | أنت | — | ente | sen | you |
| 17 | عليهم | — | ǎleyhim | onların üzerinde | (are) over them |
| 18 | بوكيل | و ك لVKL | bivekīlin | vekil | a manager. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
انا انزلنا عليك الكتب للناس بالحق فمن اهتدى فلنفسه ومن ضل فانما يضل عليها وما انت عليهم بوكيل
Arapça (Harekeli)
إِنَّا أَنزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ لِلنَّاسِ بِالْحَقِّ فَمَنِ اهْتَدَى فَلِنَفْسِهِ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا وَمَا أَنتَ عَلَيْهِم بِوَكِيلٍ
Transliterasyon
İnnâ enzelnâ aleykel kitâbe lin nâsi bil hakkı, fe men ihtedâ fe li nefsih|i|, ve men dalle fe innemâ yadıllu aleyhâ, ve mâ ente aleyhim bi vekîl(vekîlin).
Transliteration (Eng.)
Inn<span class="u">a</span> anzaln<span class="u">a</span> AAalayka alkit<span class="u">a</span>bali<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>si bi<span class="b">a</span>l<span class="u">h</span>aqqi famani ihtad<span class="u">a</span>falinafsihi waman <span class="u">d</span>alla fa-innam<span class="u">a</span> ya<span class="u">d</span>illuAAalayh<span class="u">a</span> wam<span class="u">a</span> anta AAalayhim biwakeel<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki biz, o kitabı, insanlara bildirmen için gerçek olarak indirdik sana, artık doğru yolu bulanın faydası kendine ve kim yolunu azıtır da azarsa zararı, gene kendine ve sen, onlara bir koruyucu değilsin.
Ali Bulaç
Şüphesiz, sana Biz Kitab'ı insanlar için hak olmak üzere indirdik. Artık kim hidayete ererse, bu kendi lehinedir; kim saparsa, o da kendi aleyhine sapmış olur. Sen onların üzerinde vekil değilsin.
Bayraktar Bayraklı
Şüphesiz biz bu kitabı sana, insanlar için hak olarak indirdik. Artık, kim doğru yolu seçerse kendi lehinedir; kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapmış olur. Sen onların üzerinde vekil değilsin.
Diyanet İşleri
(Resulüm)! Şüphesiz biz bu Kitab'ı sana, insanlar için hak olarak indirdik. Artık kim doğru yolu seçerse kendi lehinedir; kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapmış olur. Sen onların üzerinde vekil değilsin.*
Edip Yüksel
Biz bu kitabı sana halk için gerçekle indirdik. Kim doğruyu bulursa kendisi içindir. Kim saparsa da kendisi aleyhine sapmış olur. Sen onların avukatı değilsin.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz bu kitabı sana, insanlar için hak ile indirdik. O halde kim doğru yola gelirse kendi lehinedir. Kim de saparsa, sırf kendi aleyhine olarak sapar. Sen onların üzerine vekil değilsin.
Erhan Aktaş
Biz, sana bu Kitap’ı insanlar için “hakk”* ile indirdik. Artık kim doğru yolu* seçerse bu kendi yararınadır. Kim de sapkınlığı seçerse kendi zararına sapmış olur. Sen onların üzerine vekil değilsin*.
Hakkı Yılmaz
Şüphesiz Biz bu kitabı sana, insanlar için hak ile indirdik. O hâlde kim kılavuzlandığı doğru yolu bulduysa artık kendi lehinedir. Kim de saptıysa artık o, sırf kendi aleyhine olarak sapar. Ve sen onların üzerine onları ayakta tutan bir sorumlu değilsin.
Muhammed Esed
BİZ, insanlığ(ın kurtuluşu) için hakikati ortaya koyan bu ilahî kelâmı indirdik sana. Kim (buna sarılarak) doğru yola ulaşmayı seçerse bu kendi lehinedir ve kim de (yoldan) saparsa yine kendi aleyhine sapmış olur: sen onların seçimlerini belirleme gücüne sahip değilsin.
Mustafa İslamoğlu
Hiç şüphe yok ki, bu ilahi kelamı insanlık için (gerçek) bir amaca mebni olarak sana Biz indirdik: Artık kim doğru yola seçerse bu kendi lehinedir; ama kim de saparsa sadece kendi aleyhine sapmış olur: zira sen onların tercihinden sorumlu değilsin.
Suat Yıldırım
Biz bu kitabı, insanların faydası için sana hak ve gerçek olarak indirdik. Artık kim doğru yola girerse kendi yararına olarak girer, kim de yoldan saparsa kendi aleyhine olarak sapar. Sen onlar üzerinde bekçi değilsin. [11, 12; 13, 40]
Süleyman Ateş
Biz Kitabı, insanlar için, sana hak ile indirdik. Artık kim doğru yola gelirse kendi yararınadır, kim de saparsa kendi zararına sapmış olur. Sen onların üzerinde vekil değilsin.
Şaban Piriş
Biz, kitabı sana insanlar için “hak” olarak indirdik. O halde onu kim rehber edinirse kendisi için edinir. Kim de dalalette kalırsa, ancak kendi aleyhine kalır. Sen onlara vekil değilsin.
Yaşar Nuri Öztürk
Kuşkusuz, bu Kitap'ı biz sana insanlar için hak olarak indirdik. Artık kim doğru yolu seçerse kendi lehinedir; kim de saparsa kendi aleyhine sapmış olur. Sen onlar üzerine vekil değilsin.
Edip-Layth-Martha
We have sent down to you the book for the people with truth. Then, whoever is guided is guided for himself, and whoever goes astray goes astray to his own loss. You are not a keeper over them.
Muhammad Asad
BEHOLD, from on high have We bestowed upon thee this divine writ, setting forth the truth for [the benefit of all] mankind. And whoever chooses to be guided [thereby], does so for his own good, and whoever chooses to go astray, goes but astray to his own hurt; and thou hast not the power to determine their fate.*
Rashad Khalifa
We have revealed the scripture through you for the people, truthfully. Then, whoever is guided is guided for his own good, and whoever goes astray goes astray to his own detriment. You are not their advocate.,
The Monotheist Group
We have sent down to you the Book for the people with the truth. Then, whoever is guided is guided for himself, and whoever goes astray goes astray to his own loss. And you are not a keeper over them.