Zümer Sûresi48. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وبدا | ب د وBD̃V | ve bedā | ve görünmüştür | And will become apparent |
| 2 | لهم | — | lehum | kendilerine | to them |
| 3 | سيئات | س و اSVE | seyyiātu | kötülükleri | (the) evils |
| 4 | ما | — | mā | (of) what | |
| 5 | كسبوا | ك س بKSB | kesebū | yaptıkları işlerin | they earned, |
| 6 | وحاق | ح ي قḪYG | ve Hāḳa | ve kuşatmıştır | and will surround |
| 7 | بهم | — | bihim | onları | them |
| 8 | ما | — | mā | şey | what |
| 9 | كانوا | ك و نKVN | kānū | oldukları | they used to |
| 10 | به | — | bihi | onunla | [in it] |
| 11 | يستهزئون | ه ز اHZE | yestehziūne | alay ediyor(lar) | mock. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وبدا لهم سيات ما كسبوا وحاق بهم ما كانوا به يستهزءون
Arapça (Harekeli)
وَبَدَا لَهُمْ سَيِّئَاتُ مَا كَسَبُوا وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ
Transliterasyon
Ve bedâ lehum seyyiâtu mâ kesebû ve hâka bihim mâ kânû bihî yestehziûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wabad<span class="u">a</span> lahum sayyi-<span class="u">a</span>tu m<span class="u">a</span>kasaboo wa<span class="u">ha</span>qa bihim m<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>noo bihiyastahzi-oon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kazandıkları kötülükler, ortaya çıkmıştır ve alay ettikleri şey, başlarına gelmiştir.
Ali Bulaç
Kazandıkları kötülükler, kendileri için açığa çıkmıştır ve alay konusu edindikleri şey de kendilerini çepeçevre kuşatmıştır.
Bayraktar Bayraklı
Onların kazandıkları kötülükler, o gün açığa çıkmış olacak ve alaya aldıkları şey de kendilerini çepeçevre kuşatacaktır.
Diyanet İşleri
Onların kazandıkları kötülükler (o gün) açığa çıkmış, alaya aldıkları şey, kendilerini sarmıştır.
Edip Yüksel
İşledikleri kötülükler onlara gösterilir ve alay etmekte oldukları şeyler ise onları çepeçevre sarar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Öyle ki, yaptıkları amellerin kötülükleri karşılarına çıkmış ve alay edip durdukları şeyler, kendilerini sarmıştır.
Erhan Aktaş
Ve kazandıkları kötülükler meydana çıktı. Kendisi ile alay ettikleri şey* onları kuşattı.
Hakkı Yılmaz
Ve kazandıklarının kötülükleri onlar için meydana çıkmış ve kendisiyle alay edip durdukları şeyler, kendilerini çepeçevre sarmıştır.
Muhammed Esed
ve (hayatta iken) yaptıkları kötülükler açığa vurulacaktır: ve böylece alaya alıp durdukları hakikat onları sarıp kuşatacaktır.
Mustafa İslamoğlu
ve önceden yaptıkları her kötülük önlerine konacaktır; sonuçta alay ede geldikleri gerçek, kendilerini çepeçevre kuşatmış olacaktır.
Suat Yıldırım
İşledikleri pis işler ortaya çıkar ve Allah'ın dini ve Peygamberleriyle yaptıkları alayların cezası kendilerini her taraftan sarıverir.
Süleyman Ateş
Yaptıkları işlerin kötülükleri kendilerine görünmüş ve alay edegeldikleri şey onları kuşatmıştır.
Şaban Piriş
Onların kazandıkları kötülükler ortaya çıkmış ve alay ettikleri şey çepeçevre kuşatmıştır.
Yaşar Nuri Öztürk
Kazanmış olduklarının çirkinlikleri, önlerinde belirmiş; alay edegeldikleri şey kendilerini sarıvermiştir.
Edip-Layth-Martha
The sinful works they had earned will be shown to them, and they will be surrounded by what they used to mock!
Muhammad Asad
and obvious to them will have become the evil that they had wrought [in life]: and thus shall they be overwhelmed by the very truth which they were wont to deride.*
Rashad Khalifa
The sinful works they had earned will be shown to them, and the very things they used to mock will come back to haunt them.,
The Monotheist Group
And the sinful works they had earned will be shown to them, and they will be surrounded by that which they used to mock.