Zümer Sûresi59. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | بلى | — | belā | hayır | """Yes," |
| 2 | قد | — | ḳad | elbette | verily |
| 3 | جاءتك | ج ي اCYE | cā'etke | sana geldi | came to you |
| 4 | آياتي | ا ي يEYY | āyātī | ayetlerim | My Verses, |
| 5 | فكذبت | ك ذ بKZ̃B | fekeƶƶebte | fakat sen yalanladın | but you denied |
| 6 | بها | — | bihā | onları | them |
| 7 | واستكبرت | ك ب رKBR | vestekberte | ve büyüklük tasladın | and were arrogant, |
| 8 | وكنت | ك و نKVN | ve kunte | ve oldun | and you were |
| 9 | من | — | mine | -den | among |
| 10 | الكافرين | ك ف رKFR | l-kāfirīne | nankörler- | the disbelievers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
بلى قد جاءتك ءايتى فكذبت بها واستكبرت وكنت من الكفرين
Arapça (Harekeli)
بَلَى قَدْ جَاءَتْكَ آيَاتِي فَكَذَّبْتَ بِهَا وَاسْتَكْبَرْتَ وَكُنتَ مِنَ الْكَافِرِينَ
Transliterasyon
Belâ kad câetke âyâtî fe kezzebte bihâ vestekberte ve kunte minel kâfirîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Bal<span class="u">a</span> qad j<span class="u">a</span>atka <span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>teefaka<span class="u">thth</span>abta bih<span class="u">a</span> wa<span class="b">i</span>stakbarta wakunta minaalk<span class="u">a</span>fireen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Hayır, dönemezsin; sana bunca delillerim geldiği halde yalanladın onları ve ululuk satmaya kalkıştın ve kâfirlerden oldun.
Ali Bulaç
"Hayır, Benim ayetlerim sana gelmişti, fakat sen onları yalanladın, büyüklüğe kapıldın ve kafirlerden oldun."
Bayraktar Bayraklı
O zaman Allah şu cevabı verecektir: “Elbette sana âyetlerim geldi de sen onları yalanladın, sen kibirlendin ve sen inkâr edenlerden oldun.”
Diyanet İşleri
Hayır (dönemeyeceksin)! Âyetlerim sana gelmişti de sen onları yalanlamış, büyüklük taslamış ve inkarcılardan olmuştun.
Edip Yüksel
Evet, sana ayet ve mucizelerim geldi, fakat sen onları yalanladın, kibirlendin ve inkârcılardan oldun.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Ona): "Hayır sana âyetlerim geldi de onlara yalan dedin, kibirlenmek istedin ve kâfirlerden oldun." (denir.)
Erhan Aktaş
Hayır*, sana ayetlerim gelmişti de onları yalanlamıştın, büyüklük taslamış ve gerçeği yalanlayan nankörlerden olmuştun.
Hakkı Yılmaz
Tam tersi, sana âyetlerim geldi de sen onları hemen yalanladın, büyüklük tasladın ve kâfirlerden; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenlerden oldun.
Muhammed Esed
(O zaman Allah şu cevabı verecektir:) "Tabii, elbette! Mesajlarım sana ulaştı(ğı halde) sen onları yalanladın, yersiz bir gurura kapıldın ve hakikati inkar edenler arasına girdin!"
Mustafa İslamoğlu
(Allah onlara şöyle diyecek): "Tam aksine sana ayetlerim gelmişti de, sen onları yalanlamış, küstahça büyüklenmiş ve hakkı inkar edenlerden olmuştun.
Suat Yıldırım
Yüce Allah şöyle buyurur: “Hayır! âyetlerim sana geldi de sen onları yalan saydın, onları kabul etmeyi kibrine yediremedin, büyüklük tasladın ve kâfirler arasına girdin! ”
Süleyman Ateş
(Allah şöyle buyurur): "Hayır, sana ayetlerim geldi de sen onları yalanladın, büyüklük tasladın ve nankörlerden oldun!"
Şaban Piriş
-Hayır, sana ayetlerim gelmişti de sen onları yalanlamış, büyüklük taslamış ve kafirlerden olmuştun.
Yaşar Nuri Öztürk
Hayır, olamaz! Ayetlerim sana geldi de onları hemen yalanlayıverdin; büyüklük tasladın ve kafirlerden oldun.
Edip-Layth-Martha
Yes indeed, My signs came to you, but you denied them and turned arrogant, and became one of the ingrates.
Muhammad Asad
[But God will reply:] Yea, indeed! My mes­sages did come unto thee; but thou gavest them the lie, and wert filled with false pride, and wert among those who deny the truth!"
Rashad Khalifa
Yes indeed (you did get enough chances). My proofs came to you, but you rejected them, turned arrogant, and became a disbeliever.,
The Monotheist Group
Yes indeed, My revelations came to you, but you denied them and turned arrogant, and became one of the rejecters.