Zümer Sûresi58. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أو | — | ev | yahut | Or |
| 2 | تقول | ق و لGVL | teḳūle | demesinden | it should say |
| 3 | حين | ح ي نḪYN | Hīne | zaman | when |
| 4 | ترى | ر ا يREY | terā | gördüğü | it sees |
| 5 | العذاب | ع ذ بAZ̃B | l-ǎƶābe | azabı | the punishment, |
| 6 | لو | — | lev | keşke | """If" |
| 7 | أن | — | enne | gerçekten | only |
| 8 | لي | — | lī | benim için olsaydı | for me |
| 9 | كرة | ك ر رKRR | kerraten | bir kez daha (dönüş) | another chance |
| 10 | فأكون | ك و نKVN | feekūne | böylece olsaydım | then I could be |
| 11 | من | — | mine | -den | among |
| 12 | المحسنين | ح س نḪSN | l-muHsinīne | güzel hareket edenler- | "the good-doers.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
او تقول حين ترى العذاب لو ان لى كرة فاكون من المحسنين
Arapça (Harekeli)
أَوْ تَقُولَ حِينَ تَرَى الْعَذَابَ لَوْ أَنَّ لِي كَرَّةً فَأَكُونَ مِنَ الْمُحْسِنِينَ
Transliterasyon
Ev tekûle hîne terel azâbe lev enne lî kerreten fe ekûne minel muhsinîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Aw taqoola <span class="u">h</span>eena tar<span class="u">a</span> alAAa<span class="u">tha</span>balaw anna lee karratan faakoona mina almu<span class="u">h</span>sineen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Yahut da azâbı görünce, bir kere daha dünyâya dönmeme imkân olsaydı mutlaka iyilik edenlerden olurdum dediği günden önce.
Ali Bulaç
Ya da azabı gördüğü zaman: "Benim için bir kere daha (dünyaya dönme fırsatı) olsaydı da, ihsan edenlerden olsaydım" (diyeceği günden sakının).
Bayraktar Bayraklı
Ya da azabı gördüğünde, “Keşke dünyaya bir daha gönderilseydim de iyi amel yapanlardan olsaydım” demesin diye.
Diyanet İşleri
Veya azabı gördüğünde: Keşke benim için bir kez (dönmeye) imkan bulunsa da iyilerden olsam!" demesinden.
Edip Yüksel
Yahut azabı gördüğü an, "Keşke ikinci bir şansım daha olsaydı da güzel davrananlardan olsaydım" demesin.
Elmalılı Hamdi Yazır
Veya azabı gördüğü zaman şöyle diyecektir: "Bana bir geri dönüş olsaydı da ben de o iyilik yapanlardan olsaydım."
Erhan Aktaş
Veya azabı gördüğü zaman, “Keşke bir kez daha dünyaya dönme imkânım olsaydı, o zaman muhsinlerden* olurdum.” denmemesi için.
Hakkı Yılmaz
(55-58)Ve ansızın azap gelmeden, kişinin, “Allah'ın yanında, yaptığım ölçüsüzlüklerden dolayı yazık bana! Doğrusu ben alay edenlerdendim” demesinden yahut “Allah, bana doğru yolu gösterseydi, her hâlde ben Allah'ın koruması altına girmiş kimselerden olurdum” demesinden veya azabı gördüğü zaman, “Bana bir geri dönüş olsaydı da ben de o iyilik-güzellik üretenlerden olsaydım” demesinden önce Rabbinizden size indirilenin en güzelini izleyin.”
Muhammed Esed
yahut, (kendisini bekleyen) azabın farkına vardığında "Keşke (hayatta) bana bir şans daha verilse de iyilik yapanlar arasına girsem!" demesin diye.
Mustafa İslamoğlu
Ya da azabı gördüğü zaman, "Keşke bana bir fırsat daha tanınsa da iyiler arasına girsem" demesin!
Suat Yıldırım
Yahut azabı göreceği sıra: “Ah! Elime bir fırsat geçse de iyilerden olsam! ”
Süleyman Ateş
Yahut azabı gördüğü zaman: "Keşke benim için bir kez daha (dünyaya dönüş) olsaydı da güzel hareket edenlerden olsaydım!" demesinden.
Şaban Piriş
Veya azabı görünce keşke bir kere daha hak verilse de iyilerden olsam, demesi...
Yaşar Nuri Öztürk
Azabı gördüğünde şöyle de konuşacaktır: "Bana bir kez daha imkan verilseydi de güzel düşünüp güzel davrananlardan olsaydım!"
Edip-Layth-Martha
Or say, when it sees the retribution: "If only I could have another chance, I would be among the good doers."
Muhammad Asad
or lest he should say, when he becomes aware of the suffering [that awaits him], Would that I had a second chance [in life], so that I could be among the doers of good!"*
Rashad Khalifa
Or say, when it sees the retribution, "If I get another chance, I will work righteousness.",
The Monotheist Group
Or say, when it sees the retribution: "If only I could have another chance, I would be among the good doers."