Zümer Sûresi7. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (31 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إن | — | in | eğer | If |
| 2 | تكفروا | ك ف رKFR | tekfurū | inkar ederseniz | you disbelieve |
| 3 | فإن | — | feinne | şüphesiz | then indeed, |
| 4 | الله | — | llahe | Allah | Allah |
| 5 | غني | غ ن يĞNY | ğaniyyun | zengindir | (is) free from need |
| 6 | عنكم | — | ǎnkum | sizden | of you. |
| 7 | ولا | — | ve lā | fakat | And not |
| 8 | يرضى | ر ض وRŽV | yerDā | razı olmaz | He likes |
| 9 | لعباده | ع ب دABD̃ | liǐbādihi | kulları için | in His slaves |
| 10 | الكفر | ك ف رKFR | l-kufra | küfre | ungratefulness. |
| 11 | وإن | — | ve in | ve eğer | And if |
| 12 | تشكروا | ش ك رŞKR | teşkurū | şükrederseniz | you are grateful |
| 13 | يرضه | ر ض وRŽV | yerDehu | ona razı olur | He likes it |
| 14 | لكم | — | lekum | sizin için | in you. |
| 15 | ولا | — | ve lā | And not | |
| 16 | تزر | و ز رVZR | teziru | (günahını) çekmez | will bear |
| 17 | وازرة | و ز رVZR | vāziratun | hiçbir günahkar | bearer of burdens |
| 18 | وزر | و ز رVZR | vizra | günahını | (the) burden |
| 19 | أخرى | ا خ رEḢR | uḣrā | diğerinin | (of) another. |
| 20 | ثم | — | ṧumme | sonra | Then |
| 21 | إلى | — | ilā | to | |
| 22 | ربكم | ر ب بRBB | rabbikum | Rabbinizedir | your Lord |
| 23 | مرجعكم | ر ج عRCA | merciǔkum | dönüşünüz | (is) your return, |
| 24 | فينبئكم | ن ب اNBE | feyunebbiukum | size haber verir | then He will inform you |
| 25 | بما | — | bimā | şeyleri | about what |
| 26 | كنتم | ك و نKVN | kuntum | olduğunuz | you used to |
| 27 | تعملون | ع م لAML | teǎ'melūne | yapıyorlar | do. |
| 28 | إنه | — | innehu | çünkü O | Indeed, He |
| 29 | عليم | ع ل مALM | ǎlīmun | bilir | (is) the All-Knower |
| 30 | بذات | — | biƶāti | özünü | of what (is) in the breasts. |
| 31 | الصدور | ص د رṦD̃R | S-Sudūri | göğüslerin | of what (is) in the breasts. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ان تكفروا فان الله غنى عنكم ولا يرضى لعباده الكفر وان تشكروا يرضه لكم ولا تزر وازرة وزر اخرى ثم الى ربكم مرجعكم فينبئكم بما كنتم تعملون انه عليم بذات الصدور
Arapça (Harekeli)
إِن تَكْفُرُوا فَإِنَّ اللَّهَ غَنِيٌّ عَنكُمْ وَلَا يَرْضَى لِعِبَادِهِ الْكُفْرَ وَإِن تَشْكُرُوا يَرْضَهُ لَكُمْ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَى ثُمَّ إِلَى رَبِّكُم مَّرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ إِنَّهُ عَلِيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ
Transliterasyon
İn tekfurû fe innallâhe ganiyyun ankum, ve lâ yerdâ li ıbâdihil kufr|a|, ve in teşkurû yerdahu lekum, ve lâ teziru vâziretun vizra uhrâ, summe ilâ rabbikum merciukum fe yunebbiukum bimâ kuntum ta’melûn|e|, innehû alîmun bi zâtis sudûr|i|.
Transliteration (Eng.)
In takfuroo fa-inna All<span class="u">a</span>ha ghaniyyunAAankum wal<span class="u">a</span> yar<span class="u">da</span> liAAib<span class="u">a</span>dihi alkufra wa-intashkuroo yar<span class="u">d</span>ahu lakum wal<span class="u">a</span> taziru w<span class="u">a</span>ziratunwizra okhr<span class="u">a</span> thumma il<span class="u">a</span> rabbikum marjiAAukumfayunabbi-okum bim<span class="u">a</span> kuntum taAAmaloona innahu AAaleemun bi<span class="u">tha</span>tia<span class="b">l</span><span class="u">ss</span>udoor<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kâfir olursanız bilin ki Allah, sizden müstağnîdir ve fakat kullarının kâfir oluşuna da razı olmaz ve şükrederseniz sizden razı olur ve hiçbir kimse, bir başkasının yükünü yüklenemez; sonra da dönüp varacağınız yer, Rabbinizin tapısıdır da o, neler yaptığınızı haber verir size; şüphe yok ki o, gönüllerde ne varsa hepsini bilir.
Ali Bulaç
Eğer inkar edecek olursanız, artık şüphesiz Allah size karşı hiçbir ihtiyacı olmayandır ve O, kulları için inkara rıza göstermez. Ve eğer şükrederseniz, sizin (yararınız) için ondan razı olur. Hiçbir günahkar, bir başkasının günah yükünü yüklenmez. Sonra Rabbinize döndürüleceksiniz, böylece yaptıklarınızı size haber verecektir. Şüphesiz O, sinelerin özünde saklı olanı bilendir.
Bayraktar Bayraklı
Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz ki Allah size muhtaç değildir. O, kullarının inkârına razı değildir. Eğer şükrederseniz sizden bunu kabul eder. Hiçbir günahkâr diğerinin günahını yüklenemez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. O da, yaptıklarınızı size haber verecektir. Şüphesiz O sinelerde saklı olan her şeyi bilir.
Diyanet İşleri
Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz Allah, size muhtaç değildir. Bununla beraber O, kullarının küfrüne razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizden bunu kabul eder. Hiçbir günahkar diğerinin günahını çekmez. Nihayet hepinizin dönüp gidişi, Rabbinizedir. Yaptıklarınızı O size haber verir. Çünkü O, kalplerde olan herşeyi hakkıyla bilendir.
Edip Yüksel
İnkar ederseniz, ALLAH'ın size ihtiyacı yoktur. Fakat O, kullarının inkârcı olmasından hoşlanmaz. Şükrederseniz sizden hoşnut olur. Kimse kimsenin günah yükünü çekmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir ve yapmış olduklarınızı size haber verecektir. O, göğüslerin özünü bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer inkâr ederseniz, şüphe yok ki Allah'ın size ihtiyacı yoktur. Bununla beraber kulları hesabına küfre razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin hesabınıza ona razı olur. Hiçbir günahkar da diğerinin günahını çekecek değildir. Sonra dönüşünüz, Rabbinizedir. O vakit, O size bütün yaptıklarınızı haber verecektir. Çünkü O, bütün kalplerin özünü bilir.
Erhan Aktaş
Eğer gerçeği yalanlayıp nankörlük ederseniz; bilin ki Allah’ın size hiçbir ihtiyacı yoktur. O, kullarının gerçeği yalanlayarak nankörlük etmelerinden hoşnut olmaz. Eğer şükrederseniz* ondan hoşnut olur. Hiç kimse bir başkasının yükünü yüklenmez.* Nihayetinde dönüşünüz Rabb’inizedir. Böylece yapmış olduklarınızı size haber verecektir. Kuşkusuz O, sinelerde olanı en iyi bilendir.
Hakkı Yılmaz
Eğer küfredecek; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedecek/ iyilikbilmezlik edecek olursanız, biliniz ki, şüphesiz Allah size hiçbir ihtiyacı olmayandır ve O, kulları için, küfre; Kendisinin ilâhlığının ve rabliğinin bilerek reddedilmesine/ nankörlüğe rıza göstermez. Ve eğer kendinize verilen nimetlerin karşılığını öderseniz, sizin için ona razı olur. Hiç bir taşıyıcı, bir başkasının yükünü çekmez. Sonra dönüşünüz yalnızca Rabbinizedir. Böylece yapmış olduklarınızı size haber verecektir. Şüphesiz O, sinelerin özünde saklı olanı iyi bilendir.
Muhammed Esed
Eğer nankörlük yaparsanız bilin ki Allah size, hiç birinize muhtaç değildir; fakat O, yine de kullarının nankörlüğüne razı olmaz: ama eğer şükrederseniz size rıza gösterir. Hiç kimse kimsenin yükünü taşıyacak değildir. Sonra tümünüz Rabbinize döneceksiniz ve o zaman (hayatta iken) yaptıklarınız(ın anlamın)ı size gösterecektir: çünkü O, (insanların) kalplerinde olan her şeye hakkıyla vakıftır.
Mustafa İslamoğlu
Eğer nankörlük ederseniz, unutmayın ki Allah size asla muhtaç değildir; ama O kullarının nankörlüğünden razı olmaz; fakat şükredecek olursanız, işte O sizin bu tavrınızdan razı olur. Hiç kimse bir başkasının sorumluluğunu taşımaz. En sonunda dönüşünüz Rabbinezedir: o zaman size yaptıklarınızın (gerçek anlamını) bir bir haber verecektir: çünkü O gönüllerde gizleneni hakkıyla bilir.
Suat Yıldırım
Eğer inkâr edecek olursanız bilin ki Allah sizden müstağnidir, hiç kimseye ve hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, ama kullarının inkâra sapmalarına razı olmaz. Eğer şükrederseniz, bundan hoşnut olur. Hiçbir kimse başkasının günah yükünü taşımaz. Sonunda hepinizin dönüşü Rabbinize olacak ve O da yaptıklarınızı size tek tek bildirecek ve dilerse bunların karşılığını verecektir. Gerçekten O, kalplerin en derin yerinde olan şeyleri dahi bilir. *
Süleyman Ateş
Eğer nankörlük ederseniz, şüphesiz Allah, siz(in imanınız)a muhtaç değildir. Fakat kulları için küfre razı olmaz. Ve eğer şükrederseniz sizin için ona razı olur. Hiçbir günahkar, diğerinin günahını çekmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir, (O), size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O, göğüslerin özünü bilir.
Şaban Piriş
7,8. Eğer nankörlük ederseniz, Allahın size ihtiyacı yoktur. Ama kullarının nankörlüğüne razı olmaz. Eğer şükrederseniz, sizin için ondan hoşnut kalır. Hiç bir günahkar bir başkasının günahını yüklenmez. Sonra Rabbinizedir dönüşünüz... Elbette size yaptıklarınızı haber verecektir. O, kalplerin özünü bilendir. İnsana bir zarar dokununca, Rabbine yönelerek, ona dua eder. Sonra, kendisinden bir nimet ile değiştirince, daha önce ona dua ettiğini unutur da Allaha ortaklar koşar, onun yolundan saptırsın diye... De ki:-İnkarınla biraz yaşa, kuşkusuz sen ateş ehlindensin!
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer nankörlüğe saparsanız şu bir gerçek ki, Allah size muhtaç olmayacak bir Gani'dir. O, kulları için inkar ve nankörlüğe razı olmaz. Eğer şükrederseniz bunu sizin için rızasına uygun bulur. Hiçbir günahkar bir başkasının günahını yüklenmez. Sonunda dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O size, işlemiş olduklarınızı haber verecektir. O, göğüslerin saklamakta olduklarını çok iyi bilir.
Edip-Layth-Martha
If you reject, then know that God is in no need of you, and He dislikes rejection for His servants. If you are appreciative, He is pleased for you. None shall bear the burdens of another. Then to your Lord is your return, and He will inform you of everything you had done. He is fully aware of what is inside the chests.
Muhammad Asad
If you are ingrate* behold, God has no need of you; none the less, He does not approve of in­gratitude in His servants: whereas, if you show grati­tude, He approves it in you. And no bearer of burdens shall be made to bear another's burden.* In time, unto your Sustainer you all must return, and then He will make you [truly] understand all that you were doing [in life]: for, verily, He has full knowledge of what is in the hearts [of men].
Rashad Khalifa
If you disbelieve, GOD does not need anyone. But He dislikes to see His servants make the wrong decision. If you decide to be appreciative, He is pleased for you. No soul bears the sins of any other soul. Ultimately, to your Lord is your return, then He will inform you of everything you had done. He is fully aware of the innermost thoughts.,
The Monotheist Group
If you reject, then know that God is in no need of you, and He is displeased with rejection for His servants. And if you are thankful, He is pleased with it for you. And none shall carry the burdens of another. Then to your Lord is your return, and He will inform you of everything you had done. He is fully aware of what is in the chests.