Zümer Sûresi8. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (34 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإذا | — | ve iƶā | zaman | And when |
| 2 | مس | م س سMSS | messe | dokunduğu | touches |
| 3 | الإنسان | ا ن سENS | l-insāne | insana | [the] man |
| 4 | ضر | ض ر رŽRR | Durrun | bir zarar | adversity, |
| 5 | دعا | د ع وD̃AV | deǎā | hemen du'a eder | he calls |
| 6 | ربه | ر ب بRBB | rabbehu | Rabbine | his Lord |
| 7 | منيبا | ن و بNVB | munīben | içtenlikle yönelerek | turning |
| 8 | إليه | — | ileyhi | O'na | "to Him;" |
| 9 | ثم | — | ṧumme | sonra | then |
| 10 | إذا | — | iƶā | zaman | when |
| 11 | خوله | خ و لḢVL | ḣavvelehu | ona verdiği | He bestows on him |
| 12 | نعمة | ن ع مNAM | niǎ'meten | bir ni'met | a favor |
| 13 | منه | — | minhu | kendisinden | from Himself, |
| 14 | نسي | ن س يNSY | nesiye | unutur | he forgets |
| 15 | ما | — | mā | (for) what | |
| 16 | كان | ك و نKVN | kāne | olduğunu | he used to call |
| 17 | يدعو | د ع وD̃AV | yed'ǔ | yalvarmakta | he used to call |
| 18 | إليه | — | ileyhi | O'na | [to] Him |
| 19 | من | — | min | before, | |
| 20 | قبل | ق ب لGBL | ḳablu | önceden | before, |
| 21 | وجعل | ج ع لCAL | ve ceǎle | ve koşar | and he sets up |
| 22 | لله | — | lillahi | Allah'a | to Allah |
| 23 | أندادا | ن د دND̃D̃ | endāden | eşler | rivals |
| 24 | ليضل | ض ل لŽLL | liyuDille | saptırmak için | to mislead |
| 25 | عن | — | ǎn | -ndan | from |
| 26 | سبيله | س ب لSBL | sebīlihi | O'nun yolu- | His Path. |
| 27 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 28 | تمتع | م ت عMTA | temetteǎ' | yaşa | """Enjoy" |
| 29 | بكفرك | ك ف رKFR | bikufrike | küfrünle | in your disbelief |
| 30 | قليلا | ق ل لGLL | ḳalīlen | azıcık | (for) a little. |
| 31 | إنك | — | inneke | şüphesiz sen | Indeed, you |
| 32 | من | — | min | -ndan(sın) | (are) of |
| 33 | أصحاب | ص ح بṦḪB | eSHābi | halkı- | (the) companions |
| 34 | النار | ن و رNVR | n-nāri | ateş | "(of) the Fire.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واذا مس الانسن ضر دعا ربه منيبا اليه ثم اذا خوله نعمة منه نسى ما كان يدعوا اليه من قبل وجعل لله اندادا ليضل عن سبيله قل تمتع بكفرك قليلا انك من اصحب النار
Arapça (Harekeli)
وَإِذَا مَسَّ الْإِنسَانَ ضُرٌّ دَعَا رَبَّهُ مُنِيبًا إِلَيْهِ ثُمَّ إِذَا خَوَّلَهُ نِعْمَةً مِّنْهُ نَسِيَ مَا كَانَ يَدْعُو إِلَيْهِ مِن قَبْلُ وَجَعَلَ لِلَّهِ أَندَادًا لِّيُضِلَّ عَن سَبِيلِهِ قُلْ تَمَتَّعْ بِكُفْرِكَ قَلِيلًا إِنَّكَ مِنْ أَصْحَابِ النَّارِ
Transliterasyon
Ve izâ messel insâne durrun deâ rabbehu munîben ileyhi summe izâ havvelehu ni’meten minhu nesiye mâ kâne yed’û ileyhi min kablu ve ceale lillâhi endâden li yudılle an sebîlih|i|, kul temetta’ bi kufrike kalîlen inneke min ashâbin nâr|i|.
Transliteration (Eng.)
Wa-i<span class="u">tha</span> massa al-ins<span class="u">a</span>na <span class="u">d</span>urrundaAA<span class="u">a</span> rabbahu muneeban ilayhi thumma i<span class="u">tha</span>khawwalahu niAAmatan minhu nasiya m<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>na yadAAooilayhi min qablu wajaAAala lill<span class="u">a</span>hi and<span class="u">a</span>dan liyu<span class="u">d</span>illaAAan sabeelihi qul tamattaAA bikufrika qaleelan innaka min a<span class="u">s</span>-<span class="u">ha</span>bia<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>r<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İnsan bir zarara uğrarsa tamâmıyla Rabbine dönerek dua eder, sonra, ona bir nîmet verdi mi önceden ona dua ettiğini unutur insan ve halkı, onun yolundan çıkarmak için Allah'a da eşler kabûl eder; de ki: Kâfirliğinle bir müddet geçin bakalım; hiç şüphe yok ki sen, cehennem ehlindensin.
Ali Bulaç
İnsana bir zarar dokunduğu zaman, gönülden katıksızca yönelmiş olarak Rabbine dua eder. Sonra ona Kendinden bir nimet verdiği zaman, daha önce O'na dua ettiğini unutur ve O'nun yolundan saptırmak amacıyla Allah'a eşler koşmaya başlar. De ki: "İnkarınla biraz (dünya zevklerinden) yararlan; çünkü sen, ateşin halkındansın."
Bayraktar Bayraklı
İnsanın başına bir sıkıntı gelince, Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra Allah kendi katından ona bir nimet verince, önceden yalvarmış olduğunu unutur. Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: “Küfrünle azıcık yaşa, sen ateş halkındansın.”
Diyanet İşleri
İnsanın başına bir sıkıntı gelince, Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra Allah kendisinden ona bir nimet verince, önceden yalvarmış olduğunu unutur. Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. (Ey Muhammed!) De ki: Küfrünle biraz eğlenedur; çünkü sen, muhakkak cehennem ehlindensin!
Edip Yüksel
İnsana bir kötülük dokundu mu Rabbine yönelerek O'nu çağırır. Ona kendisinden bir iyilik verdi mi, daha önce kime yalvarmış olduğunu unutur ve O'nun yolundan saptırmak için ALLAH'a eşler koşmaya başlar. De ki: "İnkarınla biraz yaşa, sen ateş halkındansın."
Elmalılı Hamdi Yazır
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman bütün gönlünü vererek Rabbine dua eder. Sonra kendisine tarafından bir nimet lütfettiği zaman da önceden O'na dua ettiği hali unutur da, yolundan sapıtmak için Allah'a ortaklar koşmaya başlar. Ey Muhammed! De ki: "Küfrünle biraz zevk et, çünkü sen, o ateşliklerdensin."
Erhan Aktaş
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman, Rabb’ine yönelerek bütün benliğiyle O’na dua eder. Sonra kendisine bir nimet lütfettiği zaman, daha önce O’na yöneldiği halini unutur. O’nun yolundan saptırmak için Allah’a ortaklar koşar. De ki: “Nankörlüğünle biraz daha yararlan. Kuşkusuz ki sen ateşin halkındansın.
Hakkı Yılmaz
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman, bütün gönlünü O'na vererek Rabbine yakarır. Sonra kendisine tarafından bir nimet lütfettiği zaman da önceden O'na yakardığı hâli unutur da Allah'ın yolundan saptırmak için O'na ortaklar oluşturur. De ki: “Küfrünle; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedişinle biraz yararlan! Şüphesiz sen ateşin ashâbındansın.”
Muhammed Esed
İŞTE (böyle:) insanın başına bir bela geldi mi Rabbine yönelerek (yardım için) O'na yalvarır; fakat O'nun rahmetiyle bir nimete kavuşunca da önceden yalvarıp yakardığını unutarak başka güçleri Allah'a rakip çıkarır; ve böylece (başkalarını) O'nun yolundan saptırır. (Bu şekilde günah işleyenlere) de ki: "Bu inkarınızla kısa bir müddet keyif sürün bakalım; (ama sonunda) ateşi hak edenlerden olacaksınız!
Mustafa İslamoğlu
Hem ne zaman insanoğlunun başına bir iş gelse, Rabbine yönelerek O'ndan yalvar yakar yardım ister; ama O'nun sayesinde bir nimete kavuşunca da, O'na önceden yalvardığını unutur ve başka varlıkları O'na eş ve denk saymaya başlar: böylece başkalarını da O'nun yolundan saptırır. (Bu gibisine) de ki: "Nankörlüğünle az bir süre keyif sür; ama şunu da iyi bil ki, sen ateşe layık birisin."
Suat Yıldırım
İnsanın başı derde girince, gönülden O'na yönelerek Rabbine yalvarır. Ama sonra Allah kendi tarafından ona nimet ve imkan verince, daha önce bütün acziyle gönülden O'na yalvardığını unutur ve Allah yolundan kendisini saptırması için O'na birtakım şerikler uydurur. De ki: “İnkârınla biraz oyalan, biraz zevk al bakalım! Nasılsa sen kesin olarak cehennemliklerdensin! ” [17, 67, 10, 12; 14, 30; 31, 24]
Süleyman Ateş
İnsana bir zarar dokundu mu, hemen içtenlikle Rabbine yönelerek O'na du'a eder. Sonra (Rabbi) ona kendisinden bir ni'met verdi mi; önceden O'na yalvarmakta olduğunu unutur da, O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler koşmağa başlar. De ki: "Küfrünle azıcık yaşa, sen ateş halkındansın!"
Şaban Piriş
7,8. Eğer nankörlük ederseniz, Allahın size ihtiyacı yoktur. Ama kullarının nankörlüğüne razı olmaz. Eğer şükrederseniz, sizin için ondan hoşnut kalır. Hiç bir günahkar bir başkasının günahını yüklenmez. Sonra Rabbinizedir dönüşünüz... Elbette size yaptıklarınızı haber verecektir. O, kalplerin özünü bilendir. İnsana bir zarar dokununca, Rabbine yönelerek, ona dua eder. Sonra, kendisinden bir nimet ile değiştirince, daha önce ona dua ettiğini unutur da Allaha ortaklar koşar, onun yolundan saptırsın diye... De ki:-İnkarınla biraz yaşa, kuşkusuz sen ateş ehlindensin!
Yaşar Nuri Öztürk
İnsana bir zarar / zorluk dokununca, Rabbine yönelerek O'na dua eder. Sonra ona bir nimet lütfettiğinde, önceden O'na yalvarmakta olduğunu unutur, O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler, ortaklar isnat eder. De ki: "Birazcık nimetlen küfrünle. Hiç kuşkusuz sen, ateş halkındansın."
Edip-Layth-Martha
When the human being is afflicted with adversity, he implores his Lord, turning in repentance to Him. But then, when He grants him a blessing from Him, he forgets his previous imploring, and sets up equals with God, in order to mislead others from His path. Say, "Enjoy your rejection for a while; for you are of the dwellers of the fire."
Muhammad Asad
NOW [thus it is:] when affliction befalls man, he is likely to cry out to his Sustainer, turning unto Him [for help];* but as soon as He has bestowed upon him a boon by His grace, he forgets Him whom he in­voked before, and claims that there are other powers that could rival God* - and thus leads [others] astray from His path. Say [unto him who sins in this way]: Enjoy thyself for a while in this thy denial of the truth; [yet,] verily, thou art of those who are destined for the fire!
Rashad Khalifa
When the human being is afflicted, he implores his Lord, sincerely devoted to Him. But as soon as He blesses him, he forgets his previous imploring, sets up idols to rank with GOD and to divert others from His path. Say, "Enjoy your disbelief temporarily; you have incurred the hellfire.",
The Monotheist Group
And when man is afflicted with adversity, he implores his Lord, turning in repentance to Him. But then, when He grants him a blessing from Him, he forgets his previous imploring, and sets up equals with God, in order to mislead others from His path. Say: "Enjoy your rejection for a while; for you are of the dwellers of the Fire."