Nisa Sûresi101. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (23 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وإذاve iƶāve zamanAnd when
2ضربتمض ر بŽRBDerabtumsefere çıktığınızyou travel
3فيin
4الأرضا ر ضERŽl-erDiyeryüzündethe earth
5فليسل ي سLYSfeleyseyokturthen not
6عليكمǎleykumsizeupon you
7جناحج ن حCNḪcunāHunbir günah(is) any blame
8أنenthat
9تقصرواق ص رGṦRteḳSurūkısaltmanızdayou shorten
10منmine-dan[of]
11الصلاةص ل وṦLVS-SalātiSaLâT/Destekthe prayer
12إنineğerif
13خفتمخ و فḢVFḣiftumkorkarsanızyou fear
14أنenthat
15يفتنكمف ت نFTNyeftinekumusize bir kötülük yapmalarından(may) harm you
16الذينelleƶīnekimselerinthose who
17كفرواك ف رKFRkeferūinkar eden(lerin)disbelieved.
18إنinnemuhakkak kiIndeed,
19الكافرينك ف رKFRl-kāfirīnekafirlerthe disbelievers
20كانواك و نKVNkānūare
21لكمlekumsizinfor you
22عدواع د وAD̃Vǎduvvendüşmanınızdıran enemy
23مبيناب ي نBYNmubīnenaçıkopen.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

واذا ضربتم فى الارض فليس عليكم جناح ان تقصروا من الصلوة ان خفتم ان يفتنكم الذين كفروا ان الكفرين كانوا لكم عدوا مبينا

Arapça (Harekeli)

وَإِذَا ضَرَبْتُمْ فِي الْأَرْضِ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَن تَقْصُرُوا مِنَ الصَّلَاةِ إِنْ خِفْتُمْ أَن يَفْتِنَكُمُ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنَّ الْكَافِرِينَ كَانُوا لَكُمْ عَدُوًّا مُّبِينًا

Transliterasyon

Ve izâ darabtum fîl ardı fe leyse aleykum cunâhun en taksurû mines salâti, in hıftum en yeftinekumullezîne keferû, innel kâfirîne kânû lekum aduvven mubînâ(mubînen).

Transliteration (Eng.)

Wa-i<span class="u">tha</span> <span class="u">d</span>arabtum fee al-ar<span class="u">d</span>ifalaysa AAalaykum jun<span class="u">ah</span>un an taq<span class="u">s</span>uroo mina a<span class="b">l</span><span class="u">ss</span>al<span class="u">a</span>tiin khiftum an yaftinakumu alla<span class="u">th</span>eena kafaroo inna alk<span class="u">a</span>fireenak<span class="u">a</span>noo lakum AAaduwwan mubeen<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman kâfirlerin, size bir zarar vereceğinden ürkerseniz namazı kısaltmada bir vebal yok size ve kâfirler, zâten size apaçık düşmandır.

Ali Bulaç

Yeryüzünde adım attığınızda (yolculuğa ya da savaşa çıktığınızda), kafirlerin size bir kötülük yapmalarından korkarsanız, namazı kısaltmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Şüphesiz kafirler, sizin apaçık düşmanlarınızdır.

Bayraktar Bayraklı

Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman, kâfirlerin size kötülük etmelerinden endişe ederseniz, namazı kısaltmanızda size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır.

Diyanet İşleri

Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman kafirlerin size kötülük etmelerinden endişe ederseniz, namazı kısaltmanızda size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirler, sizin apaçık düşmanınızdır.

Edip Yüksel

Yeryüzünde yolculuğa çıktığınız zaman inkârcıların size saldırmasından korkuyorsanız namazı kısaltmanızda bir sakınca yok. Kuşkusuz inkârcılar sizin açık düşmanınızdır.*

Elmalılı Hamdi Yazır

Yeryüzünde sefere çıktığınızda kâfirlerin size bir kötülük yapacağından korkarsanız namazı kısaltmanızda size bir vebal yoktur. Kuşkusuz kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır.

Erhan Aktaş

Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman, eğer gerçeği yalanlayan nankörlerin, size kötülük yapmalarından korkarsanız, salâtı* kısaltmanızda* bir sakınca yoktur. Kuşkusuz, gerçeği yalanlayan nankörler sizin apaçık düşmanlarınızdır.

Hakkı Yılmaz

Ve yeryüzünde sefere çıktığınız zaman, kâfirlerin; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kimselerin size bir kötülük yapacağından korkarsanız salâttan [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olma; toplumu aydınlatma çalışmanızdan] kısaltmanızda [eğitimi-öğretimi kısa kesmenizde] sizin için bir sakınca yoktur. Şüphesiz kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kimseler, sizin için apaçık düşmandırlar.

Muhammed Esed

YERYÜZÜNDE (sefere) çıktığınızda, hakikate şartlanmış olanların aniden üzerinize saldırmasından korkarsanız namazlarınızı kısaltmanız günah olmaz: Çünkü o hakikati inkar edenler sizin apaçık düşmanlarınızdır.

Mustafa İslamoğlu

Yeryüzünde sefere çıktığınızda, inkarda ısrar eden kimselerin aniden size zarar vermelerinden korkarsanız, namazları kısaltmanızda bir beis yoktur. Zira inkar edenler size açıktan düşmanlık yapmaktadırlar.

Suat Yıldırım

Sefer esnasında kâfirlerin size bir fenalık yapmalarından endişe ederseniz namazı kısaltmanızda size bir günah yoktur. Gerçekten kâfirler sizin besbelli olan düşmanlarınızdır. [73, 20]

Süleyman Ateş

Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman inkar edenlerin size bir kötülük yapmalarından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Muhakkak ki kafirler, sizin açık düşmanınızdır.

Şaban Piriş

Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman, kafirlerin size bir fenalık yapmasından korkarsanız namazları kısaltmanızda size bir günah yoktur. Kafirler, sizin apaçık düşmanınızdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Gaza niyetiyle yeryüzünde dolaştığınız zaman, küfre sapanların size tedirginlik vermesinden korkarsanız, namazı kısaltmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Şu bir gerçek ki, küfre batanlar sizin için açık bir düşmandır.

Edip-Layth-Martha

If you are mobilized in the land, then there is no harm that you shorten the contact prayer, if you fear that the ingrates will try you. The ingrates are to you a clear enemy.*

Muhammad Asad

AND WHEN you go forth [to war] on earth, you will incur no sin by shortening your prayers* if you have reason to fear that those who are bent on denying the truth might suddenly fall upon you:* for, verily, those who deny the truth are your open foes.

Rashad Khalifa

When you travel, during war, you commit no error by shortening your Contact Prayers (Salat), if you fear that the disbelievers may attack you. Surely, the disbelievers are your ardent enemies.,

The Monotheist Group

And if you go forth in the land, then there is no harm that you shorten from the contact prayer, if you fear that the rejecters will try you. The rejecters are to you a clear enemy.