Nisa Sûresi102. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (62 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وإذاve iƶāve -zamanAnd when
2كنتك و نKVNkunteolduğun-you are
3فيهمfīhimiçlerindeamong them
4فأقمتق و مGVMfe eḳamteZira doğrultand you lead
5لهمlehumuonlarıfor them
6الصلاةص ل وṦLVS-SalāteSaLâTe/Desteğethe prayer,
7فلتقمق و مGVMfelteḳumdoğrulsunlarthen let stand
8طائفةط و فŦVFTāifetun-bir tayfa/bölüka group
9منهمminhumonlardan-of them
10معكmeǎkeseninle beraber/beraberindewith you
11وليأخذواا خ ذ EḢZ̃velye'ḣuƶūve edinsinler/alsınlarand let them take
12أسلحتهمس ل حSLḪesliHatehumsilahlarını/ıslahatlarınıtheir arms.
13فإذاfeiƶāThen when
14سجدواس ج دSCD̃secedūsaydıklarındathey have prostrated,
15فليكونواك و نKVNfelyekūnūgeçsinlerthen let them be
16منminfrom
17ورائكمو ر يVRYverāikumarkanıza/ardınızabehind you
18ولتأتا ت يETYvelte'tive gelsinand let come (forward)
19طائفةط و فŦVFTāifetun-tayfa/bölüka group -
20أخرىا خ رEḢRuḣrāöteki-other,
21لمlem-meyen(which has) not
22يصلواص ل وṦLVyuSallūdestekleşmeyenprayed,
23فليصلواص ل وṦLVfe lyuSallūzira destekleşsinlerand let them pray
24معكmeǎkeseninle beraber/beraberindewith you
25وليأخذواا خ ذ EḢZ̃velye'ḣuƶūve alsınlar/edinsinlerand let them take
26حذرهمح ذ رḪZ̃RHiƶrahumtedbirlerini/hazırlıklarınıtheir precautions
27وأسلحتهمس ل حSLḪve esliHatehumve silahlarını/ıslahatlarınıand their arms.
28ودو د دVD̃D̃veddeistediler kiWished
29الذينelleƶīnekimselerthose who
30كفرواك ف رKFRkeferūinkar eden(ler)disbelieved
31لوlevkeşkeif
32تغفلونغ ف لĞFLteğfulūnegafilleşsenizyou neglect
33عنǎn-dan[about]
34أسلحتكمس ل حSLḪesliHatikumsilahlarınız/ıslahatlarınızyour arms
35وأمتعتكمم ت عMTAve emtiǎtikumve metanız-and your baggage,
36فيميلونم ي لMYLfeyemīlūneZira meyilliso (that) they (can) assault
37عليكمǎleykumolsanız[upon] you
38ميلةم ي لMYLmeyleten-meyletse(in) an attack,
39واحدةو ح دVḪD̃vāHidetenbiriniz-single.
40ولاvelāve yokBut (there is) no
41جناحج ن حCNḪcunāHagünahblame
42عليكمǎleykumüzerinizeupon you
43إنinif
44كانك و نKVNkāne-oldu/idiwas
45بكمbikumsizinle-with you
46أذىا ذ يEZ̃Yeƶenüzüntü/eza/ezilmişlikany trouble
47منmin(because) of
48مطرم ط رMŦRmeTarinyağışındarain
49أوevveyaor
50كنتمك و نKVNkuntum-olduğunuzdayou are
51مرضىم ر ضMRŽmerDāmarazlı(kuşkucu)-sick
52أنenthat
53تضعواو ض عVŽAteDeǔbırakınyou lay down
54أسلحتكمس ل حSLḪesliHatekumsilahlarınızı/ıslahatınızıyour arms,
55وخذواا خ ذ EḢZ̃veḣuƶūve alın/edininbut take
56حذركمح ذ رḪZ̃RHiƶrakumtedbirinizi/hazırlığınızıyour precautions.
57إنinneIndeed,
58اللهllaheAllahAllah
59أعدع د دAD̃D̃eǎddehazırladı/iade ettihas prepared
60للكافرينك ف رKFRlilkāfirīnekafirlerefor the disbelievers
61عذاباع ذ بAZ̃Bǎƶāben-azabıa punishment
62مهيناه و نHVNmuhīnenalçaltıcı-humiliating.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

واذا كنت فيهم فاقمت لهم الصلوة فلتقم طائفة منهم معك ولياخذوا اسلحتهم فاذا سجدوا فليكونوا من ورائكم ولتات طائفة اخرى لم يصلوا فليصلوا معك ولياخذوا حذرهم واسلحتهم ود الذين كفروا لو تغفلون عن اسلحتكم وامتعتكم فيميلون عليكم ميلة وحدة ولا جناح عليكم ان كان بكم اذى من مطر او كنتم مرضى ان تضعوا اسلحتكم وخذوا حذركم ان الله اعد للكفرين عذابا مهينا

Arapça (Harekeli)

وَإِذَا كُنتَ فِيهِمْ فَأَقَمْتَ لَهُمُ الصَّلَاةَ فَلْتَقُمْ طَائِفَةٌ مِّنْهُم مَّعَكَ وَلْيَأْخُذُوا أَسْلِحَتَهُمْ فَإِذَا سَجَدُوا فَلْيَكُونُوا مِن وَرَائِكُمْ وَلْتَأْتِ طَائِفَةٌ أُخْرَى لَمْ يُصَلُّوا فَلْيُصَلُّوا مَعَكَ وَلْيَأْخُذُوا حِذْرَهُمْ وَأَسْلِحَتَهُمْ وَدَّ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْ تَغْفُلُونَ عَنْ أَسْلِحَتِكُمْ وَأَمْتِعَتِكُمْ فَيَمِيلُونَ عَلَيْكُم مَّيْلَةً وَاحِدَةً وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ إِن كَانَ بِكُمْ أَذًى مِّن مَّطَرٍ أَوْ كُنتُم مَّرْضَى أَن تَضَعُوا أَسْلِحَتَكُمْ وَخُذُوا حِذْرَكُمْ إِنَّ اللَّهَ أَعَدَّ لِلْكَافِرِينَ عَذَابًا مُّهِينًا

Transliterasyon

Ve izâ kunte fîhim fe ekamte lehumus salâte fel tekum tâifetun minhum meake vel ye’huzû eslihatehum fe izâ secedû fel yekûnû min verâikum, vel te’ti tâifetun uhrâ lem yusallû fel yusallû meake vel ye’huzû hızrahum ve eslihatehum veddellezîne keferû lev tagfulûne an eslihatikum ve emtiatikum fe yemîlûne aleykum meyleten vâhıdeh(vâhıdeten) ve lâ cunâha aleykum in kâne bikum ezen min matarin ev kuntum mardâ en tedaû eslihatekum, ve huzû hızrakum innallâhe eadde lil kâfirîne azâben muhînâ(muhînen).

Transliteration (Eng.)

Wa-i<span class="u">tha</span> kunta feehim faaqamta lahumua<span class="b">l</span><span class="u">ss</span>al<span class="u">a</span>ta faltaqum <span class="u">ta</span>-ifatun minhummaAAaka walya/khu<span class="u">th</span>oo asli<span class="u">h</span>atahum fa-i<span class="u">tha</span>sajadoo falyakoonoo min war<span class="u">a</span>-ikum walta/ti <span class="u">ta</span>-ifatunokhr<span class="u">a</span> lam yu<span class="u">s</span>alloo falyu<span class="u">s</span>alloo maAAakawalya/khu<span class="u">th</span>oo <span class="u">h</span>i<span class="u">th</span>rahum waasli<span class="u">h</span>atahumwadda alla<span class="u">th</span>eena kafaroo law taghfuloona AAan asli<span class="u">h</span>atikumwaamtiAAatikum fayameeloona AAalaykum maylatan w<span class="u">ah</span>idatanwal<span class="u">a</span> jun<span class="u">ah</span>a AAalaykum in k<span class="u">a</span>na bikum a<span class="u">th</span>anmin ma<span class="u">t</span>arin aw kuntum mar<span class="u">da</span> an ta<span class="u">d</span>aAAoo asli<span class="u">h</span>atakumwakhu<span class="u">th</span>oo <span class="u">h</span>i<span class="u">th</span>rakum inna All<span class="u">a</span>haaAAadda lilk<span class="u">a</span>fireena AAa<span class="u">tha</span>ban muheen<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Onların içinde bulunur da namaz kıldırırsan onların bir kısmı seninle berâber ve silâhları yanlarında olarak namaz kılsın, secde ettiler mi öbür kısmı, arkanızda dursun. Sonra namaz kılmayan takım gelsin, seninle namaz kılsın, kalkanlarını, silâhlarını üstlerinde bulundursunlar. Kâfirler, birdenbire üstünüze bir saldırışta bulunmak için sizin silâhlarınızdan, eşyanızdan gafil olmanızı isterler. Ancak yağmurdan dolayı müşkülâta uğrarsanız, yahut hastaysanız silâhlarınızı çıkarmada vebal yok size,

Ali Bulaç

İçlerinde olup onlara namazı kıldırdığında, onlardan bir grup, seninle birlikte dursun ve silahlarını (yanlarına) alsın; böylece onlar secde ettiklerinde, arkalarınızda olsunlar. Namazlarını kılmayan diğer grup gelip seninle namaz kılsınlar, onlar da 'korunma araçlarını' ve silahlarını alsınlar. Küfredenler, size apansız bir baskın yapabilmek için, sizin silahlarınızdan ve emtianız (erzak ve mühimmatınız)dan ayrılmış olmanızı isterler. Yağmur dolayısıyla bir güçlüğünüz varsa veya hastaysanız, silahlarınızı bırakmanızda size bir sorumluluk yoktur. Korunma tedbirlerinizi alın. Şüphesiz, Allah kafirler için aşağılatıcı bir azap hazırlamıştır.

Bayraktar Bayraklı

Sen de onların içlerinde bulunup namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir kısmı seninle beraber namaza dursunlar, silâhlarını yanlarına alsınlar, böylece namaz kılıp secde ettiklerinde diğerleri arkanızda olsunlar. Sonra henüz namazını kılmamış olan diğer grup gelip, seninle beraber namazlarını kılsınlar ve onlar da ihtiyat tedbirlerini ve silâhlarını alsınlar. Kâfirler, siz silâhlarınızı ve eşyalarınızı bıraktığınızda üstünüze birden baskın yapmak isterler. Eğer size yağmurdan bir eziyet olursa, yahut hasta iseniz, silâhlarınızı bırakmanızda günah yoktur. Yine de tedbirinizi alınız. Şüphesiz Allah, kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

Diyanet İşleri

Sen de içlerinde bulunup onlara namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir kısmı seninle beraber namaza dursunlar, silahlarını (yanlarına) alsınlar, böylece (namazı kılıp) secde ettiklerinde (diğerleri) arkanızda olsunlar. Sonra henüz namazını kılmamış olan (bu) diğer gurup gelip seninle beraber namazlarını kılsınlar ve onlar da ihtiyat tedbirlerini ve silahlarını alsınlar. O kâfirler arzu ederler ki siz silahlarınızdan ve eşyanızdan gafil olsanız da üstünüze birden baskın yapsalar. Eğer size yağmurdan bir eziyet olur yahut hasta bulunursanız silahlarınızı bırakmanızda size günah yoktur. Yine de tedbirinizi alın. Şüphesiz Allah, kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

Edip Yüksel

Sen içlerinde olup onlara namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir grup sizi korumak için yanınızda bulunsun ve silahlarını da yanlarına alsın. Namaza duranlar secdeye vardıklarında arkanızda bulunsunlar. Sonra namaz kılmamış olan grup gelsin ve seninle birlikte namaza dursunlar, diğer grup silahlarını alıp nöbet tutsunlar. İnkârcılar, silahlarınız ve eşyanız hakkında dikkatsiz davranmanızı ve böylece sizi ani bir baskınla bozguna uğratmayı umarlar. Yağmur ve hastalık gibi özürlerden ötürü silahlarınızı bırakmanızda bir sakınca yok. Ancak alarmda olun. ALLAH kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırladı…

Elmalılı Hamdi Yazır

Sen onların aralarında bulunup da onlara namaz kıldırdığında içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında diğer bir kısmı arkanızda beklesin. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. Kâfirler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Eğer size yağmur gibi bir eziyet erişir veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda bir vebal yoktur. Bununla beraber ihtiyatı elden bırakmayın. Kuşkusuz Allah kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

Erhan Aktaş

Sen de içlerinde bulunup; onlara salâtı ikame* ettirdiğin zaman, onların bir kısmı seninle beraber salâta dursun ve silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar, secde edince, arkanıza geçsinler. Sonra, o diğer kısım gelsin, seninle beraber salâtı ikame etsin. Önlemlerini ve silahlarını da alsınlar. Gerçeği yalanlayan nankörler, silahlarınızdan ve eşyalarınızdan uzak kalmanızı arzu ederler ki, size aniden baskın düzenlesinler.* Eğer yağmurdan dolayı bir eziyet görürseniz veya hasta olursanız, önlemlerinizi alarak silahlarınızı bırakmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Kuşkusuz, Allah gerçeği yalanlayan nankörler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.*

Hakkı Yılmaz

Ve sen seferde olanların içinde bulunup da onlar için eğitim-öğretim verdiğin zaman içlerinden bir kısmı seninle beraber dikilsinler/eğitime katılsınlar. Silâhlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar, yeterli bilgi alıp ikna olduklarında arka tarafınıza geçsinler. Sonra eğitim-öğretim almamış diğer bir kısmı gelsin seninle beraber eğitim-öğretim yapsınlar ve tedbirlerini ve silâhlarını alsınlar. Kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kimseler, silâhlarınızdan ve eşyanızdan habersiz durumda olsanız da size ani bir baskın yapsınlar isterler. Eğer size yağmurdan bir eziyet erişir veya hasta olursanız, silâhlarınızı bırakmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Tedbirinizi de alın. Şüphesiz Allah, kâfirler; Kendisinin ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kimselere alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

Muhammed Esed

O halde sen müminler arasında iken onlara namazda imamlık yapacaksan, (yalnızca) bir bölümünün, silahlarını kuşanmış olarak seninle namaza durmalarına izin ver. Onlar namazlarını bitirdikten sonra, namazlarını eda etmemiş olan diğer gurubun her türlü tehlikeye karşı hazır vaziyette ve silahlarını kuşanmış olarak gelip seninle namaza durmaları sırasında size koruyuculuk yapsınlar; (çünkü) hakikati inkara şartlanmış olanlar sizin silahlarınızı ve teçhizatınızı unutup bırakmanızı isterler ki ani bir baskınla üzerinize saldırabilsinler. Fakat yağmurdan dolayı sıkıntıya düşerseniz yahut hasta iseniz (namaz kılarken) silahlarınızı bırakmanızda bir mahzur yoktur; ama tehlikeye karşı (daima) hazırlıklı olun. Allah, şüphesiz, hakikati inkar edenler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

Mustafa İslamoğlu

Sen de onların arasındayken kendilerine imamlık yapacağın zaman, sadece bir kısmı silahlarını kuşanmış olarak seninle namaza dursunlar. Onlar secdeye vardıklarında (diğerleri) sizin ardınızda dursunlar. Bu kez namazlarını eda etmemiş olan diğer grup gelsin, her türlü tehlikeye karşı müteyakkız ve silahlarını kuşanmış bir halde seninle birlikte namaza dursunlar. İnkarda direnenler sizi silahsız ve teçhizatsız yakalamak isterler ki, ani bir baskınla sizi gafil avlayabilsinler. Fakat yağmur dolayısıyla zorda kalır ya da hastalıktan muzdarip olursanız, (namaz sırasında) silahlarınızı bırakmanızda bir beis yoktur; yine de siz tehlikeye karşı tetikte olun! Kuşku yok ki Allah, inkarcılar için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

Suat Yıldırım

Ey Resulüm! Sen müminlerin içinde olup da onlara namaz kıldıracak olursan, onlardan bir kısmı sana tâbi olarak namaza dursun ve silâhlarını yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında, diğer kısım arkanızda beklesinler. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin, sana tâbi olarak namaz kılsınlar, hem ihtiyatlı bulunsun ve silâhlarını da yanlarına alsınlar. Kâfirler sizi silâhsız ve teçhizatsız vaziyette iken kıstırıp, birden baskın yaparak işinizi bitirmek isterler. Eğer yağmur sebebiyle zahmet çekerseniz yahut hasta düşmüş iseniz, silâhlarınızı bırakmanızda bir mahzur yoktur. Bununla beraber yine de tedbiri elden bırakmayın. Muhakkak ki Allah kâfirler için, zelil ve perişan eden bir azap hazırlamıştır. *

Süleyman Ateş

Sen de içlerinde bulunup onlara namazı başlattığın zaman onlardan bir bölük seninle beraber namaza dursun ve silahlarını da yanlarına alsınlar. (Namazda olanlar), secde edince arkanıza geçsinler; bu kez namaz kılmayan öteki bölük gelsin, seninle beraber namaz kılsınlar, korunma(tedbir)lerini ve silahlarını da alsınlar. İnkar edenler istediler ki siz silahlarınızdan ve eşyanızdan gaflet etseniz de birden üzerinize bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanızda size bir günah yoktur. Ama korunma tedbirinizi alın (uyanık bulunun). Allah, kafirlere alçaltıcı bir azab hazırlamıştır.

Şaban Piriş

(Savaşta) sen onların arasında olup da onlara namaz kıldıracağın zaman, bir grup seninle namazda (diğer grup da düşman karşısında) dursun. Hepsi de silahlarını yanlarına alsınlar. Seninle namaz kılanlar secde ettikten sonra sizin arkanıza geçsinler ve namaz kılmamış diğer grup gelsin ve seninle namaz kılsınlar. Ve onlar da tedbirli olup silahlarını yanlarına alsınlar. Kafirler silah ve eşyalarınızı unutup bırakmanızı, gafil bulunmanızı ve size ansızın baskın yapmayı arzu ederler. Eğer yağmur dolayısıyla size bir eziyet/zorluk olursa veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda bir günah yoktur. Yine de tedbirli olun. Allah, kafirlere aşağılayıcı bir azap hazırlamıştır.

Yaşar Nuri Öztürk

Sen içlerinde olup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir grup seninle namaza dursun; silahlarını da alsınlar. Bunlar secdeye varınca, diğerleri arkalarında beklesinler. Sonra namaz kılmamış olan diğer grup gelip seninle birlikte kılsınlar. Dikkatli olsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. Kafirler isterler ki, silahlarınızdan ve teçhizatınızdan habersiz olasınız da üstünüze bir çullanışla çullanıversinler. Eğer yağmurdan gelen bir sıkıntı varsa yahut hasta-yaralı iseniz silahlarınızı bırakmanızda bir sakınca yoktur. Ama tedbirinizi alın, dikkatli olun. Allah, kafirler için rezil edici bir azap hazırlamıştır.

Edip-Layth-Martha

If you are with them and hold the contact prayer for them, then let a group from amongst them stand with you and let them bring their weapons; when they have prostrated then let them stand guard from behind; let a group who has not yet contacted come and contact with you, and let them be wary and let them bring their weapons with them. The ingrates hope that you would neglect your weapons and goods so they can come upon you in one blow. There is no sin upon you if you are impeded by rainfall, or if you are ill, that you keep from placing down your weapons. Be wary. God has prepared for the ingrates a humiliating retribution.

Muhammad Asad

Thus, when thou art among the believers* and about to lead them in prayer, let [only] part of them stand up with thee, retaining their arms. Then, after they have finished their prayer, let them provide you cover* while another group, who have not yet prayed, shall come forward and pray with thee, being fully prepared against danger and retaining their arms: (for) those who are bent on denying the truth would love to see you oblivious of your arms and your equipment, so that they might fall upon you in a surprise attack.* But it shall not be wrong for you to lay down your arms [while you pray] if you are troubled by rain* or if you are ill; but [always] be fully prepared against danger. Verily, God has readied shameful suffering for all who deny the truth!

Rashad Khalifa

When you are with them, and lead the Contact Prayer (Salat) for them, let some of you stand guard; let them hold their weapons, and let them stand behind you as you prostrate. Then, let the other group that has not prayed take their turn praying with you, while the others stand guard and hold their weapons. Those who disbelieved wish to see you neglect your weapons and your equipment, in order to attack you once and for all. You commit no error, if you are hampered by rain or injury, by putting down your weapons, so long as you remain alert. GOD has prepared for the disbelievers a shameful retribution.,

The Monotheist Group

And if you are with them and you hold the contact prayer for them, then let a group from among them stand with you and let them bring their weapons; and when they have prostrated then let them be behind you; and let a group who has not yet made the contact prayer come and make the contact prayer with you, and let them be wary and let them bring their weapons with them. The rejecters hope that you would neglect your weapons and goods so they can come upon you in one blow. There is no sin upon you if you are impeded by rainfall, or if you are ill, that you place down your weapons. And be wary. God has prepared for the rejecters a humiliating retribution.