Nisa Sûresi127. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (40 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ويستفتونك | ف ت يFTY | ve yesteftūneke | senden fetva istiyorlar | And they seek your ruling |
| 2 | في | — | fī | hakkında | concerning |
| 3 | النساء | ن س وNSV | n-nisā'i | kadınlar | the women. |
| 4 | قل | ق و لGVL | ḳuli | de ki | Say, |
| 5 | الله | — | llahu | Allah | """Allah" |
| 6 | يفتيكم | ف ت يFTY | yuftīkum | size hükmünü açıklıyor | gives you the ruling |
| 7 | فيهن | — | fīhinne | onlar hakkında | about them |
| 8 | وما | — | ve mā | vardır | and what |
| 9 | يتلى | ت ل وTLV | yutlā | okunan(ayet)ler | is recited |
| 10 | عليكم | — | ǎleykum | size | to you |
| 11 | في | — | fī | in | |
| 12 | الكتاب | ك ت بKTB | l-kitābi | Kitapta | the Book |
| 13 | في | — | fī | hakkında | concerning |
| 14 | يتامى | ي ت مYTM | yetāmā | öksüz | orphans |
| 15 | النساء | ن س وNSV | n-nisā'i | kadınlar | (of) girls |
| 16 | اللاتي | — | l-lātī | onlar ki | (to) whom |
| 17 | لا | — | lā | not | |
| 18 | تؤتونهن | ا ت يETY | tu'tūnehunne | onlara vermiyorsunuz | (do) you give them |
| 19 | ما | — | mā | olanı | what |
| 20 | كتب | ك ت بKTB | kutibe | yazılmış | is ordained |
| 21 | لهن | — | lehunne | kendilerine | for them |
| 22 | وترغبون | ر غ بRĞB | ve terğabūne | ve istiyorsunuz | and you desire |
| 23 | أن | — | en | to | |
| 24 | تنكحوهن | ن ك حNKḪ | tenkiHūhunne | kendileriyle evlenmek | marry them, |
| 25 | والمستضعفين | ض ع فŽAF | velmusteD'ǎfīne | ve zavallı | and the ones who are weak |
| 26 | من | — | mine | hakkında | of |
| 27 | الولدان | و ل دVLD̃ | l-vildāni | çocuklar | the children |
| 28 | وأن | — | ve en | ve hakkında | and to |
| 29 | تقوموا | ق و مGVM | teḳūmū | yerine getirmeniz | stand |
| 30 | لليتامى | ي ت مYTM | lilyetāmā | öksüzlere karşı | for orphans |
| 31 | بالقسط | ق س طGSŦ | bil-ḳisTi | adaleti | with justice. |
| 32 | وما | — | ve mā | And whatever | |
| 33 | تفعلوا | ف ع لFAL | tef'ǎlū | yapacağınız | you do |
| 34 | من | — | min | her | of |
| 35 | خير | خ ي رḢYR | ḣayrin | hayrı | good |
| 36 | فإن | — | feinne | muhakkak ki | then indeed, |
| 37 | الله | — | llahe | Allah | Allah |
| 38 | كان | ك و نKVN | kāne | is | |
| 39 | به | — | bihi | onu | about it |
| 40 | عليما | ع ل مALM | ǎlīmen | bilir | All-Knowing. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ويستفتونك فى النساء قل الله يفتيكم فيهن وما يتلى عليكم فى الكتب فى يتمى النساء التى لا توتونهن ما كتب لهن وترغبون ان تنكحوهن والمستضعفين من الولدن وان تقوموا لليتمى بالقسط وما تفعلوا من خير فان الله كان به عليما
Arapça (Harekeli)
وَيَسْتَفْتُونَكَ فِي النِّسَاءِ قُلِ اللَّهُ يُفْتِيكُمْ فِيهِنَّ وَمَا يُتْلَى عَلَيْكُمْ فِي الْكِتَابِ فِي يَتَامَى النِّسَاءِ اللَّاتِي لَا تُؤْتُونَهُنَّ مَا كُتِبَ لَهُنَّ وَتَرْغَبُونَ أَن تَنكِحُوهُنَّ وَالْمُسْتَضْعَفِينَ مِنَ الْوِلْدَانِ وَأَن تَقُومُوا لِلْيَتَامَى بِالْقِسْطِ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَإِنَّ اللَّهَ كَانَ بِهِ عَلِيمًا
Transliterasyon
Ve yesteftûneke fîn nisâi kulillâhu yuftîkum fîhinne, ve mâ yutlâ aleykum fîl kitâbi fî yetâmen nisâillâtî lâ tu’tûnehunne mâ kutibe lehunne ve tergabûne en tenkihûhunne vel mustad’afîne minel vildâni, ve en tekûmû lil yetâmâ bil kıst|ı| ve mâ tef’alû min hayrin fe innallâhe kâne bihî alîmâ(alîmen).
Transliteration (Eng.)
Wayastaftoonaka fee a<span class="b">l</span>nnis<span class="u">a</span>-iquli All<span class="u">a</span>hu yufteekum feehinna wam<span class="u">a</span> yutl<span class="u">a</span>AAalaykum fee alkit<span class="u">a</span>bi fee yat<span class="u">a</span>m<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span>nnis<span class="u">a</span>-iall<span class="u">a</span>tee l<span class="u">a</span> tu/toonahunna m<span class="u">a</span> kutiba lahunnawatarghaboona an tanki<span class="u">h</span>oohunna wa<span class="b">a</span>lmusta<span class="u">d</span>AAafeenamina alwild<span class="u">a</span>ni waan taqoomoo lilyat<span class="u">a</span>m<span class="u">a</span> bi<span class="b">a</span>lqis<span class="u">t</span>iwam<span class="u">a</span> tafAAaloo min khayrin fa-inna All<span class="u">a</span>ha k<span class="u">a</span>nabihi AAaleem<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar, de ki: Onlar hakkındaki fetvayı Allah veriyor ve kendilerine verilmesi icap eden mîrası vermediğiniz ve beğenip almadığınız yetim kızlarla âciz çocuklar hakkında ve yetimlere adâletle muâmele hususunda işte size kitapta okunan hüküm. Hayra ait neler yaparsanız şüphe yok ki Allah hepsini bilir.
Ali Bulaç
Kadınlar konusunda senden fetva isterler. De ki: "Onlara ilişkin fetvayı size Allah veriyor. (Bu fetva,) Kendilerine yazılan (hakları veya miras)ı vermediğiniz ve kendilerini nikahlamayı istediğiniz yetim kadınlar ve zayıf çocuklar (hakkında) ile yetimlere karşı adaleti ayakta tutmanız konusunda size kitapta okunmakta olanlardır. Hayır adına her ne yaparsanız, şüphesiz Allah onu bilir.
Bayraktar Bayraklı
Senden, kadınlar hakkında fetva istiyorlar. De ki: “Allah, size onlar hakkında hükmünü açıklıyor: Kendilerine yazılmış olanı vermeyip kendileriyle evlenmek istediğiniz yetim kadınlar, zavallı çocuklar ve yetimlere karşı adaleti yerine getirmeniz hakkında kitapta size okunan âyetler de Allah'ın hükmünü açıklamaktadır. Yaptığınız her hayrı, muhakkak ki Allah bilir.”
Diyanet İşleri
Senden kadınlar hakkında fetva istiyorlar. De ki, onlara ait hükmü size Allah açıklıyor: Kitap'ta, kendileri için yazılmışı (mirası) vermeyip nikahlamak istediğiniz yetim kadınlar, çaresiz çocuklar ve yetimlere karşı adil davranmanız hakkında size okunan ayetler (Allah'ın hükmünü apaçık ortaya koymaktadır). Hayırdan ne yaparsanız şüphesiz Allah onu bilmektedir.
Edip Yüksel
Sana kadınlar hakkında soruyorlar. De ki: "ALLAH bu Kitap yoluyla kadınlar hakkında sizi aydınlatıyor. Yasal hakları olan mallarını vermeyip kendileriyle evlenmek istediğiniz kadınların yetimleri ve zavallı çocukları hakkında Kitapta size okunan ayetler yetimlere adaletli davranmanızı emretmektedir. Yaptığınız her iyiliği ALLAH Biliyor."*
Elmalılı Hamdi Yazır
Kadınlar hakkında senden fetva isterler. De ki: Onlar hakkındaki fetvayı size Allah veriyor: Yazılmış hakları olan mirası kendilerine vermediğiniz ve nikahlanmayı istemediğiniz öksüz kızlar ve zavallı çocuklara ve bir de yetimlere adaletle davranmanız hakkında Kitap'ta size okunan âyetler vardır. Sizin her yaptığınız iyiliği, muhakkak Allah bilir.
Erhan Aktaş
Senden, kadınlar hakkında fetva istiyorlar.* De ki: “Onlar hakkında size fetvayı Allah veriyor. Bu, kendilerine verilmesi yazılanı vermediğiniz ya da evlenmeleri istemediğiniz yetim kadınlar/kızlar, mustaz’af* çocuklar ve yetimler için adaleti ayakta tutmanız hakkında, Kitap’ta okunmuş olan ayetlerdir. Hâyır olarak ne yaparsanız, Allah, onu bilir.
Hakkı Yılmaz
Senden o kadınlar [yetimlere bakmakla yükümlü kadınlar] hakkında fetva istiyorlar. De ki: Onlar hakkında fetvayı Allah ve ‘kendilerine farz kılınmış olanı vermediğiniz ve kendilerini nikâhlamaya rağbet etmediğiniz kadınların yetimleri hakkındaki ve ezilmek istenen çocuklar hakkında ve yetimler için hakkaniyeti ayakta tutmanız hakkında, Kitap'ta/Kur’ân'da size okunanlar’ verir. Ve hayırdan ne işlerseniz, biliniz ki, şüphesiz Allah, onu en iyi bilendir.(Sonraki 4:131)
Muhammed Esed
ONLAR, kadınlar ile ilgili düzenlemeler konusunda kendilerini aydınlatmanı istiyorlar. De ki: "(Bizzat) Allah onlarla ilgili hükümler konusunda sizi aydınlatmaktadır"; nitekim kendiniz onlarla evlenmek istediğinizden haklarını vermediğiniz (sorumluluğunuz altındaki) yetim kızlar ile kimsesiz çocuklar ve sizin yetimlere karşı adaletli davranma yükümlülüğünüz hakkında size tebliğ edilen bu ilahî kelâmda (Allah'ın iradesi tezahür etmiş)tir. Ve ne iyilik yaparsanız, unutmayın ki Allah onu tamamıyla bilir.
Mustafa İslamoğlu
Onlar, kadın(ın hakları) konusunda senden açıklama istiyorlar. De ki: "(Bizzat) Allah onlar hakkındaki hükümleri size açıklamaktadır". Kaldı ki, yazılı haklarını dahi kendilerine vermeye yanaşmayıp üstelik (bir de) nikahlamak istediğiniz (velayetiniz altındaki) yetim kızlar, kimsesiz çocuklar ve sözkonusu yetimleri adaletle koruyup kollama yükümlülüğünüz hakkında Kitap'ta size tebliğ edilen hükümler zaten mevcuttur. Ve her ne iyilik yaparsanız yapın, unutmayın ki Allah onu bilir.
Suat Yıldırım
Kadınlar hakkında senden fetva isterler. De ki: Onlar hakkındaki hükmü Allah size açıklıyor: Haklarını vermeyerek nikâhlamak istediğiniz yetim kadınlarla küçük, zayıf yetim çocukların haklarına dair hükümler size bu kitapta okunup duruyor. Yetimlerin haklarını vermekte tam adaleti gözetin. Yaptığınız her iyiliği, Allah mutlaka bilir. [4, 3]*
Süleyman Ateş
Senden, kadınlar hakkında fetva istiyorlar. De ki: "Allah, size onlar hakkında hükmünü açıklıyor: Kendilerine yazılmış olan(miras hakların)ı vermeyip kendileriyle evlenmek istediğiniz öksüz kadınlar, zavallı çocuklar ve öksüzlere karşı adaleti yerine getirmeniz hakkında Kitapta size okunan(ayet)ler (de Allah'ın hükmünü açıklamaktadır)". Yapacağınız her hayrı muhakkak ki Allah bilir.*
Şaban Piriş
Senden, kadınlar hakkında fetva istiyorlar de ki: “Size, onlar hakkında Allah fetva veriyor:-Kendilerine farz kılınan mirası vermediğiniz ve onları nikahlamaya rağbet ettiğiniz yetim kızlar hakkında, mağdur çocuklar hakkında ve yetimlere adaletli davranmanız hususunda, size okunan kitapta (fetvalar vardır.) İyilik olarak yapacağınız şeyi Allah hakkıyla bilir.
Yaşar Nuri Öztürk
Senden kadınlar hakkında fetva soruyorlar. De ki: "Onlar hakkında fetvayı size Allah veriyor." Yazılmış hakları olanı kendilerine vermeyip de kendileriyle nikahlanmak istediğiniz yetim kadınlar hakkında, ezilip horlanan çocuklar hakkında, yetimler için adaleti yerine getirmeniz hakkında Kitap'ta olup da yüzünüze karşı okunan şeyler var. Hayır olarak yaptığınız herşeyi Allah hakkıyla bilmektedir.
Edip-Layth-Martha
They ask you for divine instruction concerning women. Say, "God instructs you regarding them, as has been recited for you in the book about the rights of orphans whose mothers you want to marry without giving them their legal rights. You shall observe the rights of powerless children, and your duty to treat orphans with equity. Whatever good you do, God has full knowledge of it.*
Muhammad Asad
AND THEY will ask thee to enlighten them about the laws concerning women.* Say: "God [Himself] en­lightens you about the laws concerning them"- for [His will is shown] in what is being conveyed unto you through this divine writ about orphan women [in your charge], to whom - because you yourselves may be desirous of marrying them - you do not give that which has been ordained for them;* and about help­less children; and about your duty to treat orphans with equity. And whatever good you may do - be­hold, God has indeed full knowledge thereof.
Rashad Khalifa
They consult you concerning women: say, "GOD enlightens you regarding them, as recited for you in the scripture. You shall restore the rights of orphaned girls whom you cheat out of their due dowries when you wish to marry them: you shall not take advantage of them. The rights of orphaned boys must also be protected as well. You shall treat the orphans equitably. Whatever good you do, GOD is fully aware thereof.",
The Monotheist Group
And they seek a ruling regarding the women, say: "God will give you a ruling regarding them and what is being recited to you in the Book regarding the orphans' mothers whom you wish to marry but have not given them what was decreed for them, and the oppressed from the children: That you stand for the orphans in equality." Whatever good you do, then God is aware of it.