Nisa Sûresi131. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (32 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولله | — | velillahi | Allah'ındır | And for Allah |
| 2 | ما | — | mā | olanlar | (is) whatever |
| 3 | في | — | fī | (is) in | |
| 4 | السماوات | س م وSMV | s-semāvāti | göklerde | the heavens |
| 5 | وما | — | ve mā | ve olanlar | and whatever |
| 6 | في | — | fī | (is) in | |
| 7 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yerde | the earth. |
| 8 | ولقد | — | veleḳad | muhakkak | And surely |
| 9 | وصينا | و ص يVṦY | veSSaynā | tavsiye ettik | We have instructed |
| 10 | الذين | — | elleƶīne | kimselere | those who |
| 11 | أوتوا | ا ت يETY | ūtū | verilen(lere) | were given |
| 12 | الكتاب | ك ت بKTB | l-kitābe | Kitap | the Book |
| 13 | من | — | min | from | |
| 14 | قبلكم | ق ب لGBL | ḳablikum | sizden önce | before you |
| 15 | وإياكم | — | ve iyyākum | ve size de | and yourselves |
| 16 | أن | — | eni | diye | that |
| 17 | اتقوا | و ق يVGY | tteḳū | korkun | you fear |
| 18 | الله | — | llahe | Allah'tan | Allah. |
| 19 | وإن | — | vein | eğer | But if |
| 20 | تكفروا | ك ف رKFR | tekfurū | inkar ederseniz | you disbelieve - |
| 21 | فإن | — | feinne | şüphesiz | then indeed |
| 22 | لله | — | lillahi | Allah'ındır | for Allah |
| 23 | ما | — | mā | olanlar | (is) whatever |
| 24 | في | — | fī | (is) in | |
| 25 | السماوات | س م وSMV | s-semāvāti | göklerde | the heavens |
| 26 | وما | — | ve mā | ve olanlar | and whatever |
| 27 | في | — | fī | (is) in | |
| 28 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yerde | the earth. |
| 29 | وكان | ك و نKVN | ve kāne | And is | |
| 30 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 31 | غنيا | غ ن يĞNY | ğaniyyen | zengindir | Free of need, |
| 32 | حميدا | ح م دḪMD̃ | Hamīden | övgüye layıktır | Praiseworthy. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولله ما فى السموت وما فى الارض ولقد وصينا الذين اوتوا الكتب من قبلكم واياكم ان اتقوا الله وان تكفروا فان لله ما فى السموت وما فى الارض وكان الله غنيا حميدا
Arapça (Harekeli)
وَلِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ وَلَقَدْ وَصَّيْنَا الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ مِن قَبْلِكُمْ وَإِيَّاكُمْ أَنِ اتَّقُوا اللَّهَ وَإِن تَكْفُرُوا فَإِنَّ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ وَكَانَ اللَّهُ غَنِيًّا حَمِيدًا
Transliterasyon
Ve lillâhi mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ard|ı| ve lekad vassaynellezîne ûtûl kitâbe min kablikum ve iyyâkum enittekullâh|e| ve in tekfurû fe inne lillâhi mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ard|ı| ve kânallâhu ganiyyen hamîdâ(hamîden).
Transliteration (Eng.)
Walill<span class="u">a</span>hi m<span class="u">a</span> fee a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>tiwam<span class="u">a</span> fee al-ar<span class="u">d</span>i walaqad wa<span class="u">ss</span>ayn<span class="u">a</span>alla<span class="u">th</span>eena ootoo alkit<span class="u">a</span>ba min qablikum wa-iyy<span class="u">a</span>kumani ittaqoo All<span class="u">a</span>ha wa-in takfuroo fa-inna lill<span class="u">a</span>hi m<span class="u">a</span>fee a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>ti wam<span class="u">a</span> fee al-ar<span class="u">d</span>iwak<span class="u">a</span>na All<span class="u">a</span>hu ghaniyyan <span class="u">h</span>ameed<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve Allah'ındır ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde Andolsun ki sizden önce kendilerine kitap verilenlere de, size de Allah'tan çekinmenizi tavsiye ettik. Fakat kâfir olursanız şüphe yok ki Allah'ındır ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde ve Allah, her şeyden müstağnîdir ve övüş ona lâyıktır.
Ali Bulaç
Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Andolsun, Biz sizden önce kitap verilenlere ve sizlere: "Allah'tan korkup-sakının" diye tavsiye ettik. Eğer inkara saparsanız, şüphesiz, göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Allah, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, hamde layık olandır.
Bayraktar Bayraklı
Göklerde ve yerde olan her şey Allah'a aittir. Andolsun ki biz, hem sizden önce kitap verilenlere hem de size Allah'a saygılı olmanızı emrettik. Eğer inkâr ederseniz, biliniz ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah, zenginliği sınırsız olandır; övülmeye lâyık olandır.
Diyanet İşleri
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Sizden önce kendilerine Kitap verilenlere ve size "Allah'tan korkun" diye emrettik. Eğer inkâr ederseniz biliniz ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah hudutsuz zengindir, ziyadesiyle övgüye layıktır.
Edip Yüksel
Göklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de size de, "ALLAH'ı sayıp dinleyin" diye öğütledik. İnkâr ederseniz, bilesiniz ki göklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır. Kuşkusuz ALLAH kimseye muhtaç değildir, övgüye layıktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere ve size Allah'tan korkmanızı emrettik. Eğer inkâr ederseniz, biliniz ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, hamd vesenâ O'na yakışır.
Erhan Aktaş
Göklerde ve yerde olan her şey yalnızca Allah’ındır. Ant olsun, sizden önce kitap verilenlere ve size Allah’a karşı takvalı* olun diye tavsiyede bulunduk. Eğer gerçeği yalanlayarak nankörlük ederseniz, göklerde ve yerde olan her şey yalnızca Allah’ındır. Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan, Övgüye Değer Yegâne Varlık yalnızca Allah’tır.
Hakkı Yılmaz
Göklerde olan şeyler ve yeryüzünde olan şeyler yalnızca Allah'ındır. Andolsun Biz, sizden önce kendilerine Kitap verilen kimselere ve size Allah'ın koruması altına girmenizi yükümlülük olarak ulaştırdık. Eğer küfrederseniz; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddederseniz/ inanmazsanız da, biliniz ki, göklerde olan şeyler ve yeryüzünde olan şeyler yalnızca Allah'ındır. Allah, hiçbir şeye muhtaç olmayandır, her türlü övgüye ziyadesiyle layık olandır.
Muhammed Esed
ve göklerde ve yerde olan her şey Allah'a aittir. BİZ, hem sizden önce vahiy verilenlere, hem de size Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olmanızı emretmişizdir. Eğer O'nu inkar ederseniz, bilin ki göklerde ve yerde olan her şey Allah'a aittir ve Allah Kendi kendine yeterlidir, övülmeye layık olandır.
Mustafa İslamoğlu
Sözün özü: göklerde ve yerde olan her şey Allah'a aittir. Biz, hem sizden önce kendilerine vahiy emanet edilenlere hem de size "Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun!" tavsiyesinde bulunmuştuk. Ama eğer O'nu inkar ederseniz, unutmayın ki göklerde ve yerde olan her şey Allah'a aittir: Ve Allah kendi kendine yetendir ve bütün hamdlerin tek adresidir.
Suat Yıldırım
Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ın mülküdür. Biz gerçekten, hem sizden önce Ehl-i kitaba, hem de size, Allah'a karşı gelmekten sakınmanızı emrettik. Eğer inkâra sapıp nankörlük ederseniz bilesiniz ki göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah ganidir, hamîddir (hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, bütün övgülere lâyık olan O'dur).
Süleyman Ateş
Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır. Sizden önce Kitap verilenlere de, size de "Allah'tan korkun!" diye tavsiye ettik. Eğer inkar ederseniz, (bilin ki) göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır. Allah, zengindir, Övgüye layıktır.
Şaban Piriş
Göklerde ve yerde ne varsa Allahındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de size de Allahtan sakınmanızı tavsiye ettik. Eğer küfrederseniz bilin ki göklerde ve yerde olanlar Allahındır. Allah hiç bir şeye muhtaç değildir. Hamde layık olandır.
Yaşar Nuri Öztürk
Göklerde ne var, yerde ne varsa yalnız Allah'ındır. Hem sizden önce kitap verilenlere hem de size, "Allah'tan korkun" diye önerdik. Nankörlüğe saparsanız şu bir gerçek ki, göklerdekiler de yerdekiler de Allah'ındır. Allah Gani'dir, zenginliğine sınır yoktur; Hamid'dir, övülen ve övendir.
Edip-Layth-Martha
To God is what is in the heavens and the earth; and We have recommended to those who were given the book before you, and you, to be aware of God. If you reject, then to God is all that is in the heavens and in earth; God is Rich, Praiseworthy.
Muhammad Asad
and unto God belongs all that is in the heavens and all that is on earth. AND, INDEED, We have enjoined upon those who were granted revelation before your time, as well as upon yourselves, to remain conscious of God. And if you deny Him - behold, unto God belongs all that is in the heavens and all that is on earth, and God is indeed self-sufficient, ever to be praised.
Rashad Khalifa
To GOD belongs everything in the heavens and the earth, and we have enjoined on those who received the scripture before you, and enjoined on you, that you shall reverence GOD. If you disbelieve, then to GOD belongs everything in the heavens and the earth. GOD is in no need, Praiseworthy.,
The Monotheist Group
And to God is what is in the heavens and the earth; and We have instructed those who were given the Book before you, and you, to be aware of God. And if you reject, then to God is all that is in the heavens and the earth; God is Rich, Praiseworthy.