Nisa Sûresi155. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (22 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فبما | — | febimā | sebebiyle | Then because of |
| 2 | نقضهم | ن ق ضNGŽ | neḳDihim | bozmaları | their breaking |
| 3 | ميثاقهم | و ث قVS̃G | mīṧāḳahum | sözlerini | (of) their covenant |
| 4 | وكفرهم | ك ف رKFR | ve kufrihim | ve inkar etmeleri | and their disbelief |
| 5 | بآيات | ا ي يEYY | biāyāti | ayetlerini | in (the) Signs |
| 6 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah |
| 7 | وقتلهم | ق ت لGTL | ve ḳatlihimu | ve öldürmeleri | and their killing |
| 8 | الأنبياء | ن ب اNBE | l-enbiyā'e | peygamberleri | (of) the Prophets |
| 9 | بغير | غ ي رĞYR | biğayri | yere | without |
| 10 | حق | ح ق قḪGG | Haḳḳin | haksız | any right |
| 11 | وقولهم | ق و لGVL | ve ḳavlihim | ve demeleri(nden ötürü) | and their saying, |
| 12 | قلوبنا | ق ل بGLB | ḳulūbunā | kalblerimiz | """Our hearts" |
| 13 | غلف | غ ل فĞLF | ğulfun | kılıflıdır | "(are) wrapped.""" |
| 14 | بل | — | bel | hayır, fakat | Nay, |
| 15 | طبع | ط ب عŦBA | Tabeǎ | mühürlemiştir | (has) set a seal |
| 16 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 17 | عليها | — | ǎleyhā | üzerini | on their (hearts) |
| 18 | بكفرهم | ك ف رKFR | bikufrihim | inkarlarından ötürü | for their disbelief |
| 19 | فلا | — | felā | so not | |
| 20 | يؤمنون | ا م نEMN | yu'minūne | artık inanmazlar | they believe |
| 21 | إلا | — | illā | ancak | except |
| 22 | قليلا | ق ل لGLL | ḳalīlen | pek az | a few. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فبما نقضهم ميثقهم وكفرهم بايت الله وقتلهم الانبياء بغير حق وقولهم قلوبنا غلف بل طبع الله عليها بكفرهم فلا يومنون الا قليلا
Arapça (Harekeli)
فَبِمَا نَقْضِهِم مِّيثَاقَهُمْ وَكُفْرِهِم بِآيَاتِ اللَّهِ وَقَتْلِهِمُ الْأَنبِيَاءَ بِغَيْرِ حَقٍّ وَقَوْلِهِمْ قُلُوبُنَا غُلْفٌ بَلْ طَبَعَ اللَّهُ عَلَيْهَا بِكُفْرِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُونَ إِلَّا قَلِيلًا
Transliterasyon
Fe bimâ nakdıhim mîsâkahum ve kufrihim bi âyâtillâhi ve katlihimul enbiyâe bi gayrı hakkın ve kavlihim kulûbunâ gulf(gulfun), bel tabaallâhu aleyhâ bi kufrihim fe lâ yu’minûne illâ kalîlâ(kalîlen).
Transliteration (Eng.)
Fabim<span class="u">a</span> naq<span class="u">d</span>ihim meeth<span class="u">a</span>qahumwakufrihim bi-<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>ti All<span class="u">a</span>hi waqatlihimual-anbiy<span class="u">a</span>a bighayri <span class="u">h</span>aqqin waqawlihim quloobun<span class="u">a</span>ghulfun bal <span class="u">t</span>abaAAa All<span class="u">a</span>hu AAalayh<span class="u">a</span>bikufrihim fal<span class="u">a</span> yu/minoona ill<span class="u">a</span> qaleel<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonra sözlerinde durmayıp ahitlerini bozmaları, Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve kalplerimiz kapalı, anlamıyoruz demeleri yüzünden cezalarını buldular; kalplerini, küfürleri yüzünden Allah kapamıştır, o yüzden de içlerinden ancak pek azı imana gelir.
Ali Bulaç
Onların kendi sözlerini bozmaları, Allah'ın ayetlerine karşı inkara sapmaları, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve: "Kalplerimiz örtülüdür" demeleri nedeniyle (onları lanetledik.) Hayır; Allah, inkarları dolayısıyla ona (kalplerine) damga vurmuştur. Onların azı dışında, inanmazlar.
Bayraktar Bayraklı
Sözlerinden dönmeleri, Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve “Kalplerimiz kılıflıdır” demeleri sebebiyle onları lânetledik, türlü belâlar verdik. Onların kalpleri kılıflı değildi; tam aksine inkârları sebebiyle Allah o kalpler üzerine mühür vurmuştur; pek azı inanır.
Diyanet İşleri
Sözlerinden dönmeleri, Allah'ın ayetlerini inkâr etmeleri, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve "Kalplerimiz kılıflanmıştır" demeleri sebebiyle (onları lanetledik, türlü belalar verdik. Onların kalpleri kılıflı değildir;) tam aksine küfürleri sebebiyle Allah o kalpler üzerine mühür vurmuştur; pek azı müstesna artık iman etmezler.
Edip Yüksel
Sözlerini bozmalarından, ALLAH'ın ayet ve delillerini inkâr etmelerinden, peygamberleri haksız yere öldürmelerinden ve "Sabit fikirliyiz" demelerinden ötürü, evet inkârlarından ötürü ALLAH onların anlayışlarını mühürledi. Bunun için pek azı gerçeği onaylar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Verdikleri sözden dönmeleri, Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri, haksız yere peygamberlerini öldürmeleri ve "kalblerimiz kılıflıdır" demelerinden dolayı (başlarına türlü belalar verdik). Doğrusu Allah, inkârları sebebiyle onların kalplerini mühürlemiştir. Pek azı hariç onlar inanmazlar.
Erhan Aktaş
Verdikleri sözü bozdukları, Allah’ın ayetlerini inkâr ettikleri, nebileri haksız yere öldürdükleri ve “Bizim kalplerimiz örtülüdür.” dedikleri için; evet Allah, gerçeği yalanlayarak nankörlük ettiklerinden dolayı, onların kalplerini mühürlemiştir. Bu nedenle pek azı hariç, iman etmezler.
Hakkı Yılmaz
(154-158)Ve söz vermeleri ile birlikte üstlerini/ en değerlilerini/Mûsâ'yı Tûr'a yükselttik.* Ve onlara: “O kapıdan boyun eğip teslimiyet göstererek girin” dedik. Yine onlara: “Tefekkür/kulluk gününde sınırları aşmayın” dedik. Sonra da onların kendi sözlerini bozmaları, Allah'ın âyetlerine inanmamaları, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve: “Kalplerimiz örtülüdür/ sünnetsizdir” demeleri –aksine Allah, küfretmeleri; Kendisinin ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddetmeleri nedeniyle kalplerine damga vurmuştur. Onların azı dışında, inanmazlar– ve Allah'ın ilâhlığına ve rabliğine inanmamaları ve Meryem'in aleyhinde büyük bühtanlar söylemeleri; “Biz, Allah'ın Rasûlü Meryem oğlu Mesih Îsâ'yı gerçekten öldürdük” demeleri nedeniyle onlardan sağlam bir söz aldık. Oysa O'nu öldürmediler ve O'nu asmadılar. Ama onlar için, Îsâ, benzetildi. Gerçekten O'nun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir yetersiz bilgi içindedirler. Onların zanna uymaktan başka buna ilişkin hiçbir bilgileri yoktur. O’nu kesin olarak öldürmediler. Aksine Allah O'nu, Kendine yükseltti/ derecesini artırdı. Ve Allah, en üstün, en güçlü, en şerefli, mağlûp edilmesi mümkün olmayan/mutlak galip olandır, en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen/sağlam yapandır.(Sonraki 4:160)
Muhammed Esed
Böylece, taahhütlerini çiğnedikleri, Allah'ın mesajlarını reddettikleri, peygamberleri haksız yere öldürdükleri ve "Kalplerimiz zaten bilgi ile doludur" diye böbürlendikleri için (onları cezalandırdık), hayır, aslında Allah, hakikati inkar etmelerinden dolayı onların kalplerini mühürlemiştir ve (şimdi) artık çok az şeye inanırlar;
Mustafa İslamoğlu
İşte böylece, taahhütlerini çiğnedikleri, Allah'ın mesajlarını reddettikleri, peygamberleri haksız yere öldürdükleri ve "Kalplerimiz (bilgi ile) kaplıdır!" dedikleri için (onları cezalandırdık). Bilakis Allah inkarlarından dolayı onların kalplerini mühürlemiştir ve işte onlar (bu nedenle) inanmazlar; çok azı müstesna.
Suat Yıldırım
155, 156, 157, 158. İşte sözleşmelerini bozmaları, Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve “kalplerimiz perdelidir” demeleri -ki kalpleri perdeli yaratılmış olmayıp, Allah inkârcılıkları sebebiyle kalplerini mühürledi de artık onlar pek az inanırlar- yine inkârları ve Meryem aleyhinde müthiş bir iftira atmaları ve “Biz Allah'ın resulü(! ) Meryem oğlu Mesih Îsâ'yı katlettik! ” demeleri yüzünden, onların başlarına belalar vererek cezalandırdık, kalplerini mühürledik, Oysa onlar Îsâ'yı öldüremediler, asamadılar da; öldürülen başkası idi, lâkin kendilerine ona benzer gösterildi. Îsâ hakkında ihtilâfa düşenler de bu hususta şüphe içindedirler. Bu konuda kesin bilgileri yoktur, zanna tâbi olmaktan başka bir şeye dayanmazlar. Onu kesinlikle öldüremediler. Doğrusu Allah onu kendi katına yükseltti. Allah aziz ve hakimdir (mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir). [2, 88; 41, 5; 3, 55; 19, 30; 3, 49] {KM, Levililer 26, 41; Tesniye 30, 6}*
Süleyman Ateş
Sözlerini bozmalarından, Allah'ın ayetlerini inkar etmelerinden, haksız yere peygamberleri öldürmelerinden ve "Kalblerimiz kılıflı" demelerinden ötürü (başlarına belalar getirdik). Hayır, fakat inkarlarından ötürü Allah o kalblerin üzerini mühürlemiştir. Artık pek az inanırlar.
Şaban Piriş
Verdikleri sözü bozmaları, Allahın ayetlerini tanımamaları ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve -Kalplerimiz perdelidir, demeleri sebebiyle, evet, Allah kafirlikleri sebebiyle kalplerini mühürlediği için çok azı dışında onlar iman etmezler.
Yaşar Nuri Öztürk
Başlarına gelenler; ahitlerini bozmaları, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve "kalplerimiz kılıflıdır" demeleri yüzündendir. Doğrusu, Allah küfürleri yüzünden kalpleri üzerine mühür basmıştır da pek azı müstesna, iman etmezler.
Edip-Layth-Martha
So, for the breaking of their covenant, and their rejection of God's signs, and their killing of the prophets without justice, and their saying, "Our hearts are covered with layers." Indeed, God has stamped upon their hearts because of their rejection; they do not acknowledge, except for a few.
Muhammad Asad
And so, [We punished them* ] for the break­ing of their pledge, and their refusal to acknowledge God's messages, and their slaying of prophets against all right, and their boast, "Our hearts are already full of knowledge"- nay, but God has sealed their hearts in result of their denial of the truth, and [now] they believe in but few things - ;*
Rashad Khalifa
(They incurred condemnation) for violating their covenant, rejecting GOD's revelations, killing the prophets unjustly, and for saying, "Our minds are made up!" In fact, GOD is the One who sealed their minds, due to their disbelief, and this is why they fail to believe, except rarely.,
The Monotheist Group
So, for the breaking of their covenant, and their rejection of the revelations of God, and their killing of the prophets without right, and their saying: "Our hearts are shielded." Indeed, God has stamped upon their hearts because of their rejection; they do not believe, except for a few.