Nisa Sûresi165. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (15 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | رسلا | ر س لRSL | rusulen | elçiler (gönderdik) ki | Messengers, |
| 2 | مبشرين | ب ش رBŞR | mubeşşirīne | müjdeleyici | bearers of glad tidings |
| 3 | ومنذرين | ن ذ رNZ̃R | ve munƶirīne | ve uyarıcı | and warners, |
| 4 | لئلا | — | liellā | so that not | |
| 5 | يكون | ك و نKVN | yekūne | kalmasın | there is |
| 6 | للناس | ن و سNVS | linnāsi | insanların | for mankind |
| 7 | على | — | ǎlā | karşı | against |
| 8 | الله | — | llahi | Allah'a | Allah |
| 9 | حجة | ح ج جḪCC | Huccetun | bahaneleri | any argument |
| 10 | بعد | ب ع دBAD̃ | beǎ'de | sonra | after |
| 11 | الرسل | ر س لRSL | r-rusuli | elçilerden | the Messengers. |
| 12 | وكان | ك و نKVN | ve kāne | ve | And is |
| 13 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 14 | عزيزا | ع ز زAZZ | ǎzīzen | üstündür | All-Mighty, |
| 15 | حكيما | ح ك مḪKM | Hakīmen | hüküm ve hikmet sahibidir | All-Wise. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
رسلا مبشرين ومنذرين لئلا يكون للناس على الله حجة بعد الرسل وكان الله عزيزا حكيما
Arapça (Harekeli)
رُّسُلًا مُّبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَى اللَّهِ حُجَّةٌ بَعْدَ الرُّسُلِ وَكَانَ اللَّهُ عَزِيزًا حَكِيمًا
Transliterasyon
Rusulen mubeşşirîne ve munzirîne li ellâ yekûne lin nâsi alâllâhi huccetun ba’der rusul|i|, ve kânallâhu azîzen hakîmâ(hakîmen).
Transliteration (Eng.)
Rusulan mubashshireena wamun<span class="u">th</span>ireenali-all<span class="u">a</span> yakoona li<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>si AAal<span class="u">a</span> All<span class="u">a</span>hi<span class="u">h</span>ujjatun baAAda a<span class="b">l</span>rrusuli wak<span class="u">a</span>na All<span class="u">a</span>huAAazeezan <span class="u">h</span>akeem<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve peygamber, müjdeleyenlerdir ve korkutucu haber verenler; tâ ki insanların, peygamberler geldikten sonra Allah'a karşı bir mazeretleri, bir bahaneleri kalmasın artık ve Allah, üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ali Bulaç
Elçiler; müjdeciler ve uyarıcılar olarak (gönderildi). Öyle ki elçilerden sonra insanların Allah'a karşı (savunacak) delilleri olmasın. Allah, üstün ve güçlü olandır, hikmet ve hüküm sahibidir.
Bayraktar Bayraklı
Müjdeleyici ve uyarıcı peygamberler gönderdik ki, peygamberler geldikten sonra insanların Allah'a karşı bahaneleri olmasın. Allah mağlup edilemez; işini yerli yerinde yapar.
Diyanet İşleri
(Yerine göre) müjdeleyici ve sakındırıcı olarak peygamberler gönderdik ki insanların peygamberlerden sonra Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın! Allah izzet ve hikmet sahibidir.
Edip Yüksel
Müjdeler ve uyarılar getiren elçiler… Ki tüm bu elçilerden sonra insanların ALLAH'a karşı bir bahaneleri kalmasın. ALLAH Üstündür, Bilgedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Peygamberleri müjdeciler ve azab habercileri olarak gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah mutlak üstündür, yegane hikmet sahibidir.
Erhan Aktaş
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak elçiler gönderdik ki, elçilerden sonra insanların Allah’a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, Mutlak Üstün Olan’dır, En İyi Hüküm Veren’dir.
Hakkı Yılmaz
(163-165)Şüphesiz Biz, Nûh'a ve O'ndan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrâhîm'e, İsmâîl'e, İshâk'a, Ya‘kûb'a, torunlarına, Îsâ'ya, Eyyûb'a, Yûnus'a, Hârûn'a ve Süleymân'a, daha önce kendilerini sana anlattığımız elçilere, kendilerini sana anlatmadığımız elçilere, elçilerden sonra insanların Allah'a karşı bir delilleri olmasın diye, müjdeciler ve uyarıcılar olarak vahyetmiştik. Dâvûd'a da Zebur'u verdik. Ve Allah, Mûsâ'ya söz söyledikçe söyledi/ onu yaraladıkça yaraladı, çok sıkıntı çektirdi. Ve Allah, en üstün, en güçlü, en şerefli, mağlûp edilmesi mümkün olmayan/mutlak galip olandır, en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen/sağlam yapandır.
Muhammed Esed
(Bütün bu) elçileri güzel haberlerin müjdecileri ve uyarıcılar olarak (gönderdik) ki onlar(ın gelişi)nden sonra insanın Allah karşısında bir mazereti kalmasın: Allah gerçekten güç ve hikmet sahibidir.
Mustafa İslamoğlu
Onlar, müjdeli ve uyarıcı haber taşıyan elçiler; ki (o) elçilerden sonra insanın Allah karşısında bir mazereti bulunmasın: Allah zatında sonsuz izzet ve her hükmünde tam isabet sahibidir.
Suat Yıldırım
Biz o elçileri rahmetimizin müjdecileri, cezamızın habercileri olarak gönderdik. Ta ki resullerden sonra, artık insanların Allah'a karşı ileri sürebilecekleri bir bahaneleri kalmasın. Allah aziz ve hakîmdir (mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir). [20, 134; 28, 47]
Süleyman Ateş
(Bunları) Müjdeleyici ve uyarıcı elçiler olarak (gönderdik) ki, elçiler geldikten sonra insanların Allah'a karşı bahaneleri kalmasın. Allah üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Şaban Piriş
(Bunlar) Peygamberlerin ardından insanların Allaha karşı bir delilleri olmasın diye müjdeci ve uyarıcı elçiler olarak (gelmiştir). Allah güçlüdür, hakimdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Müjdeleyici ve uyarıcı resuller gönderdik ki, elçiler geldikten sonra insanların Allah'a karşı bahaneleri olmasın. Allah Aziz'dir, Hakim'dir.
Edip-Layth-Martha
Messengers who were bearers of good news and warners, so that there will be no excuse for the people with God after the messengers. God is Noble, Wise.
Muhammad Asad
[We sent all these] apostles as heralds of glad tidings and as warners, so that men might have no excuse before God after [the coming of] these apostles: and God is indeed al­mighty, wise.
Rashad Khalifa
Messengers to deliver good news, as well as warnings. Thus, the people will have no excuse when they face GOD, after all these messengers have come to them. GOD is Almighty, Most Wise.,
The Monotheist Group
Messengers who were bearers of good news and warners, so that there will be no excuse for the people with God after the messengers. God is Noble, Wise.