Nisa Sûresi4. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وآتوا | ا ت يETY | ve ātū | ve verin | And give |
| 2 | النساء | ن س وNSV | n-nisā'e | kadınlara | the women |
| 3 | صدقاتهن | ص د قṦD̃G | Saduḳātihinne | mehirlerini | their dower |
| 4 | نحلة | ن ح لNḪL | niHleten | bir hak olarak | graciously. |
| 5 | فإن | — | fein | eğer | But if |
| 6 | طبن | ط ي بŦYB | Tibne | bağışlarlarsa | they remit |
| 7 | لكم | — | lekum | size | to you |
| 8 | عن | — | ǎn | of | |
| 9 | شيء | ش ي اŞYE | şey'in | bir kısmını | anything |
| 10 | منه | — | minhu | ondan | of it |
| 11 | نفسا | ن ف سNFS | nefsen | kendi istekleriyle | (on their) own, |
| 12 | فكلوه | ا ك لEKL | fekulūhu | onu yeyin | then eat it |
| 13 | هنيئا | ه ن اHNE | heniyen | afiyetle | (in) satisfaction |
| 14 | مريئا | م ر اMRE | meriyen | iç huzuruyla | (and) ease. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وءاتوا النساء صدقتهن نحلة فان طبن لكم عن شىء منه نفسا فكلوه هنيا مريا
Arapça (Harekeli)
وَآتُوا النِّسَاءَ صَدُقَاتِهِنَّ نِحْلَةً فَإِن طِبْنَ لَكُمْ عَن شَيْءٍ مِّنْهُ نَفْسًا فَكُلُوهُ هَنِيئًا مَّرِيئًا
Transliterasyon
Ve âtûn nisâe sadukâtihinne nıhleh(nıhleten), fe in tıbne lekum an şey’in minhu nefsen fe kulûhu henîen merîâ(merîan).
Transliteration (Eng.)
Wa<span class="u">a</span>too a<span class="b">l</span>nnis<span class="u">a</span>a <span class="u">s</span>aduq<span class="u">a</span>tihinnani<span class="u">h</span>latan fa-in <span class="u">t</span>ibna lakum AAan shay-in minhunafsan fakuloohu hanee-an maree-<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kadınlarınızın mehirlerini bir bağış olarak verin, ama onlar, gönül hoşluğuyla mehirlerinin bir miktarını size bağışlarlarsa o vakit de onu içinize sindire sindire ve âfiyetle yiyin.
Ali Bulaç
Kadınlara mehirlerini gönülden isteyerek (ve bir hak olarak) verin, fakat onlar, gönül hoşluğuyla size ondan bir şeyi bağışlarlarsa, onu da afiyetle, iç huzuruyla yiyin.
Bayraktar Bayraklı
Kadınlara mehirlerini hiçbir karşılık beklemeden veriniz; ama eğer onlar, kendi rızâlarıyla bir kısmını size bırakırlarsa, ondan hoşnutluk ve gönül rahatlığıyla faydalanınız.
Diyanet İşleri
Kadınlara mehirlerini gönül rızası ile (cömertçe) verin; eğer gönül hoşluğu ile o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa onu da afiyetle yeyin.
Edip Yüksel
Kadınlara mehirlerini tam verin. Kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa onu gönül huzuruyla yiyebilirsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kadınlara mehirlerini gönül hoşluğuyla verin. Eğer onlar gönül rızasıyla size bir şey bağışlarlarsa onu afiyetle yiyin.
Erhan Aktaş
O kadınlara, mehirlerini seve seve verin. Eğer isteyerek o mehirden bir kısmını size verirlerse, o zaman onu dilediğiniz gibi yiyin.
Hakkı Yılmaz
Ve yetimlerin kadınlarına mehirlerini* seve seve veriniz. Artık kendileri alacaklarından bir kısmını size hoş ederlerse/ikramda bulunurlarsa da onu afiyetle, çekinmeden yiyiniz.
Muhammed Esed
Kadınlara mehirlerini hiçbir karşılık beklemeden verin; ama eğer onlar, kendi rızalarıyla bir kısmını size bırakırlarsa ondan hoşnutluk ve gönül rahatlığıyla faydalanın.
Mustafa İslamoğlu
Kadınlarınıza mehirlerini, gönül rızasıyla karşılık beklemeksizin verin! Ve fakat, kendi rızalarıyla bir kısmını size bırakırlarsa, onu da afiyetle yiyin!
Suat Yıldırım
Evleneceğiniz kadınlara mehirlerini gönül hoşluğu ile verin. Eğer mehrin bir kısmını gönül rızasıyla size bağışlarlarsa onu içinize sine sine afiyetle yeyin.
Süleyman Ateş
Kadınlara mehirlerini bir hak olarak (gönül hoşluğuyla) verin; eğer kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle yeyin.
Şaban Piriş
Kadınlara mehirlerini seve seve verin. Eğer, kendi istekleriyle mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle yiyin.
Yaşar Nuri Öztürk
Kadınlara mehirlerini nazik ve cömert bir şekilde örf ve çevrenin kabullerine uygun olarak verin. Eğer ondan birazını kendileri kişisel istekleriyle size sunmuşlarsa artık onu içinize sine sine yiyin.
Edip-Layth-Martha
Give the women their property willingly, and if they remit any of it to you of their own will, then you may take it with good feelings.
Muhammad Asad
And give unto women their marriage portions in the spirit of a gift;* but if they, of their own accord, give up unto you aught thereof, then enjoy it with pleasure and good cheer.
Rashad Khalifa
You shall give the women their due dowries, equitably. If they willingly forfeit anything, then you may accept it; it is rightfully yours.,
The Monotheist Group
And give the women their dues willingly, and if they remit any of it to you of their own will, then you may take it with good feelings.