Nisa Sûresi5. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولا | — | ve lā | And (do) not | |
| 2 | تؤتوا | ا ت يETY | tu'tū | vermeyin | give |
| 3 | السفهاء | س ف هSFH | s-sufehā'e | aklı ermezlere | the foolish |
| 4 | أموالكم | م و لMVL | emvālekumu | mallarınızı | your wealth |
| 5 | التي | — | lletī | ki | which |
| 6 | جعل | ج ع لCAL | ceǎle | yapmıştır | (was) made |
| 7 | الله | — | llahu | Allah | (by) Allah |
| 8 | لكم | — | lekum | sizin için | for you |
| 9 | قياما | ق و مGVM | ḳiyāmen | bir geçim kaynağı | a means of support |
| 10 | وارزقوهم | ر ز قRZG | verzuḳūhum | ve onları besleyin | (but) provide (for) them |
| 11 | فيها | — | fīhā | onunla | with it |
| 12 | واكسوهم | ك س وKSV | veksūhum | ve giydirin | and clothe them |
| 13 | وقولوا | ق و لGVL | ve ḳūlū | ve söyleyin | and speak |
| 14 | لهم | — | lehum | onlara | to them |
| 15 | قولا | ق و لGVL | ḳavlen | söz | words |
| 16 | معروفا | ع ر فARF | meǎ'rūfen | güzel | (of) kindness. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولا توتوا السفهاء امولكم التى جعل الله لكم قيما وارزقوهم فيها واكسوهم وقولوا لهم قولا معروفا
Arapça (Harekeli)
وَلَا تُؤْتُوا السُّفَهَاءَ أَمْوَالَكُمُ الَّتِي جَعَلَ اللَّهُ لَكُمْ قِيَامًا وَارْزُقُوهُمْ فِيهَا وَاكْسُوهُمْ وَقُولُوا لَهُمْ قَوْلًا مَّعْرُوفًا
Transliterasyon
Ve lâ tu’tûs sufehâe emvâlekumulletî cealellâhu lekum kıyâmen verzukûhum fîhâ veksûhum ve kûlû lehum kavlen ma’rûfâ(ma’rûfen).
Transliteration (Eng.)
Wal<span class="u">a</span> tu/too a<span class="b">l</span>ssufah<span class="u">a</span>aamw<span class="u">a</span>lakumu allatee jaAAala All<span class="u">a</span>hu lakum qiy<span class="u">a</span>manwa<span class="b">o</span>rzuqoohum feeh<span class="u">a</span> wa<span class="b">o</span>ksoohum waqooloo lahumqawlan maAAroof<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah'ın, size geçinmek için verdiği mallarınızı akılsızlara vermeyin, onları rızıklandırın, giydirin ve kendilerine tatlı ve güzel sözler söyleyin.
Ali Bulaç
Allah'ın sizin için (kendileriyle hayatınızı) kaim (geçiminizi sağlamaya destekleyici bir araç) kıldığı mallarınızı düşük akıllılara vermeyin; bunlarla onları rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel (maruf) söz söyleyin.
Bayraktar Bayraklı
Allah'ın geçiminize dayanak kıldığı mallarınızı aklı ermeyenlere vermeyiniz; o mallarla onları besleyiniz, giydiriniz ve onlara güzel söz söyleyiniz.
Diyanet İşleri
Allah'ın geçiminize dayanak kıldığı mallarınızı aklı ermezlere (reşit olmayanlara) vermeyin; o mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
Edip Yüksel
ALLAH'ın sizi gözetici kıldığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlarla güzel iletişim kurun.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah'ın, sizi başına diktiği mallarınızı aklı ermezlere vermeyin; o mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
Erhan Aktaş
Allah’ın, sizi kaim kıldığı* malların idaresini aklı ermezlere* bırakmayın. O mallarla, onların geçimlerini temin edin ve onları giydirin. Onlara uygun şekilde davranın.
Hakkı Yılmaz
Ve Allah'ın, ayakta kalmanız için size vermiş olduğu mallarınızı bu aklı ermezlere/ henüz reşit olmamış yetimlere vermeyiniz. Ve onları o mallarda rızıklandırın ve onları giyindirin. Ve onlara örfe uygun/herkesçe iyi olduğu kabul edilen söz söyleyin.
Muhammed Esed
Allah'ın koruyasınız diye sizin sorumluluğunuza bıraktığı malları muhakeme yeteneği zayıf kimselere emanet etmeyin; ama bu mallarla onların geçimlerini karşılayın, onları giydirin ve onlarla nazik bir şekilde konuşun.
Mustafa İslamoğlu
Allah'ın koruyasınız diye sizin sorumluluğunuza bıraktığı malları, muhakeme yeteneği zayıf olan (mal sahiplerinin) eline terk etmeyin! Fakat bu mallarla onları yedirin, giydirin ve onlara (durumu) münasip bir dille izah edin!
Suat Yıldırım
Allah'ın sizin maişetinizin başlıca vesilesi kıldığı mallarınızı, aklı ermeyen kimselerin ellerine vermeyin. Bu malları işleterek elde edeceğiniz gelirle onların ihtiyaçlarını sağlayın, giyeceklerini temin edin ve onlara tatlı sözler söyleyin, güzel tavsiyelerde bulunun.
Süleyman Ateş
Allah'ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin; o mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz seyleyin.
Şaban Piriş
Allahın sizin idarenize verdiği malları geri zekalı kimselere vermeyin fakat, o maldan onları yedirin, giydirin ve onlara güzel, iyi sözler söyleyin.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'ın sizin için ayakta durma aracı yaptığı mallarınızı kendini bilmez beyinsizlere vermeyin, o mallar içinde onlara rızık ayırın, onları giydirin ve onlara tatlı ve işe yarar bir söz söyleyin.
Edip-Layth-Martha
Do not give the immature ones your money, which God has entrusted to you. Spend on them from it and clothe them, and speak to them nicely.
Muhammad Asad
And do not entrust to those who are weak of judgment the possessions which God has placed in your charge* for [their] support; but let them have their sustenance therefrom, and clothe them, and speak unto them in a kindly way.
Rashad Khalifa
Do not give immature orphans the properties that GOD has entrusted with you as guardians. You shall provide for them therefrom, and clothe them, and treat them kindly.,
The Monotheist Group
And do not give the immature ones your money for which God has made you overseers, and spend on them from it and clothe them, and speak to them in goodness.