Nisa Sûresi81. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (24 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ويقولون | ق و لGVL | ve yeḳūlūne | derler ki | And they say, |
| 2 | طاعة | ط و عŦVA | Tāǎtun | peki (tamam) | """(We pledge) obedience.""" |
| 3 | فإذا | — | feiƶā | fakat | Then when |
| 4 | برزوا | ب ر زBRZ | berazū | çıkınca | they leave |
| 5 | من | — | min | -dan | from |
| 6 | عندك | ع ن دAND̃ | ǐndike | senin yanın- | you, |
| 7 | بيت | ب ي تBYT | beyyete | geceleyin kurarlar | plan by night |
| 8 | طائفة | ط و فŦVF | Tāifetun | birtakımı | a group |
| 9 | منهم | — | minhum | içlerinden | of them |
| 10 | غير | غ ي رĞYR | ğayra | tersini | other than |
| 11 | الذي | — | lleƶī | şeyin | that which |
| 12 | تقول | ق و لGVL | teḳūlu | söylemiş olduğun | you say. |
| 13 | والله | — | vallahu | Allah | But Allah |
| 14 | يكتب | ك ت بKTB | yektubu | yazmaktadır | records |
| 15 | ما | — | mā | şeyleri | what |
| 16 | يبيتون | ب ي تBYT | yubeyyitūne | geceleyin düşünüp kurdukların | they plan by night. |
| 17 | فأعرض | ع ر ضARŽ | feeǎ'riD | sen aldırma | So turn (away) |
| 18 | عنهم | — | ǎnhum | onlara | from them |
| 19 | وتوكل | و ك لVKL | ve teve kkel | ve dayan | and put (your) trust |
| 20 | على | — | ǎlā | in | |
| 21 | الله | — | llahi | Allah'a | Allah. |
| 22 | وكفى | ك ف يKFY | ve kefā | ve yeter | And sufficient |
| 23 | بالله | — | billahi | Allah | is Allah |
| 24 | وكيلا | و ك لVKL | vekīlen | vekil olarak | (as) a Trustee. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ويقولون طاعة فاذا برزوا من عندك بيت طائفة منهم غير الذى تقول والله يكتب ما يبيتون فاعرض عنهم وتوكل على الله وكفى بالله وكيلا
Arapça (Harekeli)
وَيَقُولُونَ طَاعَةٌ فَإِذَا بَرَزُوا مِنْ عِندِكَ بَيَّتَ طَائِفَةٌ مِّنْهُمْ غَيْرَ الَّذِي تَقُولُ وَاللَّهُ يَكْتُبُ مَا يُبَيِّتُونَ فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ وَكَفَى بِاللَّهِ وَكِيلًا
Transliterasyon
Ve yekûlûne tâatun fe izâ berezû min indike beyyete tâifetun minhum gayrellezî tekûl|u| vallâhu yektubu mâ yubeyyitûn|e|, fe a’rıd anhum ve tevekkel alâllâh(alallâhi) ve kefâ billâhi vekîlâ(vekîlen).
Transliteration (Eng.)
Wayaqooloona <span class="u">ta</span>AAatun fa-i<span class="u">tha</span>barazoo min AAindika bayyata <span class="u">ta</span>-ifatun minhum ghayra alla<span class="u">th</span>eetaqoolu wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu yaktubu m<span class="u">a</span> yubayyitoonafaaAAri<span class="u">d</span> AAanhum watawakkal AAal<span class="u">a</span> All<span class="u">a</span>hiwakaf<span class="u">a</span> bi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hi wakeel<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bizden itaat etmek derlerse de yanından ayrıldılar mı onların bir kısmı, geceleyin senin dediğinden bambaşka şeyler kurar, Allah da onların kurduklarını yazar. Yüz çevir onlardan de dayan Allah'a, Allah yeter koruyucu olarak.
Ali Bulaç
"Tamam-kabul" derler. Ama yanından çıktıkları zaman, onlardan bir grup, karanlıklarda senin söylediğinin tersini kurarlar. Allah, karanlıklarda kurduklarını yazıyor. Sen de onlardan yüz çevir ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.
Bayraktar Bayraklı
Onlar, “Biz sana itaat ediyoruz” derler; ama yanından ayrılınca onlardan bir kısmı, senin dediğinden başkasını gizlice kurar. Allah da onların gizlice kurduklarını yazar. Sen onlara aldırma ve Allah'a dayan; vekil olarak Allah sana yeter.
Diyanet İşleri
"Başüstüne" derler, ama yanından ayrılınca onlardan bir kısmı, senin dediğinden başkasını gizlice kurar. Allah da onların gizlice kurduklarını yazar. Sen onlara aldırma ve Allah'a dayan; sana vekil olarak Allah yeter.*
Edip Yüksel
"Tamam, itaat ediyoruz" derler. Ancak senin yanından çıktıklarında onlardan bir takımı, söylemiş olduklarının tersini kuruyor. ALLAH onların planlayıp kurdukları şeyleri kaydediyor. Onlara aldırma; ALLAH'a güven. Destekleyici olarak ALLAH yeter.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sana "Peki" derler, fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden birtakımı, geceleyin (gündüz) söylemiş olduklarının tersini kurarlar. Allah onların geceleyin tasarladıklarını yazıyor. Sen onlara aldırma. Allah'a güven. Vekil olarak Allah yeter.
Erhan Aktaş
Sana, “itaat ettiklerini” söylüyorlar. Senin yanından ayrılıp, yalnız kaldıkları zaman, onlardan bir grup, arkandan*, senin yanında söylediklerinden farklı şeyler tasarlıyorlar. Allah, onların, arkandan gizlice tasarladıkları şeylerin hepsini kaydediyor. Onlara aldırma, yalnız Allah’a dayan, vekil olarak Allah sana yeter.
Hakkı Yılmaz
Ve onlar sana, “Baş üstüne!” derler. Fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden birtakımı, geceleyin, senin dediğinden başkasını kurarlar. Ama Allah, onların geceleyin kurduklarını yazıyor. Artık sen, onlardan mesafelen. Ve Allah'a işin sonucunu havale et. Tüm varlıkları belirli bir programa göre ayarlayan ve bu programı koruyarak, destekleyerek uygulayan” olarak da Allah yeter.
Muhammed Esed
Onlar, "Biz sana itaat ediyoruz." Derler, ama yanından uzaklaştıklarında, içlerinden bir kısmı, gecenin karanlığında, senin dile getirdiğin (inançlar)dan başka şeyler tasarlarlar; ve Allah onların böyle gece karanlığında tasarladıkları her şeyi kaydeder. O halde kendi başlarına bırak onları ve yalnızca Allah'a güven; zira hiç kimse Allah kadar güvene layık olamaz.
Mustafa İslamoğlu
Onlar "Baş üstüne!" derler, ama yanından uzaklaştıklarında, içlerinden bir güruh gece boyunca senin dile getirdiğinden farklı işler çevirirler. Ama Allah onların gece karanlığında çevirdikleri işleri kaydetmektedir. Şu halde işine bak ve Allah'a dayan; zira dayanak olarak Allah yeter.
Suat Yıldırım
Münâfıklar sana “Baş üstüne! ” derler. Fakat yanından çıkınca, onlardan bir güruh gece karanlığında senin söylediklerinin tersine plânlar kurarlar. Allah onların o gizli plânlarını bir bir kaydediyor. Onun için sen suçlarını yüzlerine vurmaktan vazgeç de Allah'a havale et, Ona tevekkül et. Sana vekil olarak Allah yeter. [24, 47; 4, 84]
Süleyman Ateş
Peki, derler, ama yanından çıkınca içlerinden birtakımı senin söylemiş olduğunun tersini kurar. Allah, onların geceleyin ne düşünüp kurduklarını yazmaktadır. Sen onlara aldırma, Allah'a dayan. (Sana) vekil olarak Allah yeter.*
Şaban Piriş
(Sana) itaat ettik” derler. Yanından ayrılınca da onlardan bir bölümü söylediklerinin tersini yaparak gecelerler. Allah, onların nasıl gecelediğini kaydediyor. Sen de onlardan yüz çevir ve Allaha dayan. Vekil olarak Allah yeter.
Yaşar Nuri Öztürk
"Baş üstüne" diyorlar ama senin yanından ayrıldıklarında, içlerinden bir grup senin söylediğinin tam tersini planlıyor. Allah, onların sabahlara kadar kurup durduklarını yazıyor. Onlardan yüz çevir, Allah'ı vekil et. Vekil olarak Allah yeter.
Edip-Layth-Martha
They say, "Obedience," but when they emerge from you a group of them prepares for other that what you have said, and God records what they planned. So turn away from them and put your trust in God. God is enough for your trust.
Muhammad Asad
And they say, "We do pay heed unto thee''* - but when they leave thy presence, some of them devise, in the dark of night, [beliefs] other than thou art voicing;* and all the while God records what they thus devise in the dark of night. Leave them, then, alone, and place thy trust in God: for none is as worthy of trust as God.
Rashad Khalifa
They pledge obedience, but as soon as they leave you, some of them harbor intentions contrary to what they say. GOD records their innermost intentions. You shall disregard them, and put your trust in GOD. GOD suffices as an advocate.,
The Monotheist Group
And they say: "Obedience" but when they come out from being with you a group of them prepares for other that what you have said, and God records what they planned. So turn away from them and put your trust in God. God is enough for your trust.