Nisa Sûresi9. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (15 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وليخش | خ ش يḢŞY | velyeḣşe | kaygı duyanlar | And let fear - |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | those who, | |
| 3 | لو | — | lev | şayet | if |
| 4 | تركوا | ت ر كTRK | terakū | bırakırlarsa | they left |
| 5 | من | — | min | from | |
| 6 | خلفهم | خ ل فḢLF | ḣalfihim | arkalarında | behind |
| 7 | ذرية | ذ ر رZ̃RR | ƶurriyyeten | çocuklar | offspring |
| 8 | ضعافا | ض ع فŽAF | Diǎāfen | güçsüz | weak |
| 9 | خافوا | خ و فḢVF | ḣāfū | çekinsinler | (and) they would have feared |
| 10 | عليهم | — | ǎleyhim | onların durumundan | about them. |
| 11 | فليتقوا | و ق يVGY | felyetteḳū | korksunlar | So let them fear |
| 12 | الله | — | llahe | Allah'tan | Allah |
| 13 | وليقولوا | ق و لGVL | velyeḳūlū | ve söylesinler | and let them speak |
| 14 | قولا | ق و لGVL | ḳavlen | söz | words |
| 15 | سديدا | س د دSD̃D̃ | sedīden | doğru | appropriate. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وليخش الذين لو تركوا من خلفهم ذرية ضعفا خافوا عليهم فليتقوا الله وليقولوا قولا سديدا
Arapça (Harekeli)
وَلْيَخْشَ الَّذِينَ لَوْ تَرَكُوا مِنْ خَلْفِهِمْ ذُرِّيَّةً ضِعَافًا خَافُوا عَلَيْهِمْ فَلْيَتَّقُوا اللَّهَ وَلْيَقُولُوا قَوْلًا سَدِيدًا
Transliterasyon
Velyahşellezîne lev terekû min halfihim zurriyeten dıâfen hâfû aleyhim, felyettekûllâhe velyekûlû kavlen sedîdâ(sedîdan).
Transliteration (Eng.)
Walyakhsha alla<span class="u">th</span>eena law tarakoo minkhalfihim <span class="u">th</span>urriyyatan <span class="u">d</span>iAA<span class="u">a</span>fan kh<span class="u">a</span>fooAAalayhim falyattaqoo All<span class="u">a</span>ha walyaqooloo qawlan sadeed<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Artlarında âciz ve küçük soy-sop bırakacağını düşünerek onlar için nasıl korkup üzüntüye düşerler; yetimler için de Allah'tan korksunlar da sözün doğrusunu söylesinler.
Ali Bulaç
Arkalarında bıraktıkları zayıf çocuklardan dolayı korku duyanların, (vasiyetleri altında olanlar için de) içleri ürpertiyle titresin. Allah'tan korksunlar ve onlara doğru söz söylesinler.
Bayraktar Bayraklı
Geriye zayıf çocuklar bırakmaktan endişe etsinler ve onlar üzerinde titresinler. Allah'tan sakınıp doğru söz söylesinler.
Diyanet İşleri
Geriye eli ermez, gücü yetmez çocuklar bıraktıkları takdirde (halleri ne olur) diye korkacak olanlar (yetimlere haksızlık etmekten) korkup titresinler; Allah'tan sakınsınlar ve doğru söz söylesinler.*
Edip Yüksel
Geriye zayıf çocuklar bırakan ve onların durumlarından endişe duyanlar dikkat etsinler! ALLAH'ı düşünsünler ve uygun kararlar versinler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kendileri, geriye zayıf çocuklar bıraktıkları takdirde, onların geleceğinden endişe duyacak olanlar, (yetimler hakkında da aynı) endişeyi duysunlar, Allah'dan sakınsınlar ve doğru söz söylesinler.
Erhan Aktaş
Arkalarında küçük ve aciz evlat bırakanlar, onlara karşı nasıl endişe duyuyorlarsa, aynı endişeyi onlar* hakkında da duysunlar. Takva ehli olsunlar ve doğru olan şey neyse onu söylesinler.
Hakkı Yılmaz
Ve kendileri arkalarında zayıf soy bıraktıkları takdirde endişe edecek olanlar, ürpersinler! Ve de Allah'ın koruması altına girsinler ve belgelenmiş söz söylesinler.
Muhammed Esed
Ve onlar, (o kanunî mirasçılar) (Allah'tan) korksunlar; eğer kendileri arkalarında kendi haklarını koruyamayacak durumda olan çocuklar bıraksalardı onlar için mutlaka endişe duyarlardı; işte böyleleri, Allah'a karşı sorumluluklarının bilincinde olsunlar ve (yoksulların hakları konusunda) dürüst ve insaflı olan neyse onu dile getirsinler.
Mustafa İslamoğlu
Artık korksun onlar ki; eğer kendileri, arkalarında korunmaya muhtaç cocuklar bıraksalardı, onlar için endişelenirlerdi. Allah'a karşı sorumluluk bilincini kuşansınlar da doğru dürüst konuşsunlar.
Suat Yıldırım
Arkalarında eli ermez, gücü yetmez küçük çocuklar bıraktıkları takdirde, onların halleri nice olur diye endişe edenler, yetimlere haksızlık etmekten de öylece korksunlar da Allah'ın cezalandırmasından sakınsınlar ve doğru söz söylesinler.
Süleyman Ateş
Kendileri, geriye zayıf çocuklar bıraktıkları takdirde onların durumundan endişe edecek olanlar, (öksüzlerin hakkına dokunmaktan) çekinsinler. Allah'tan korksunlar ve doğru söz söylesinler.
Şaban Piriş
Arkalarında cılız çocuklar bırakacak olsalar korku ve endişe duyacak olanlar, (haksızlıktan) korksunlar ve Allahtan sakınsınlar da (yetimlere) doğru söz söylesinler.
Yaşar Nuri Öztürk
Ürperip titresin o kimseler ki, kendi arkalarında zayıf ve çaresiz aile fertleri bırakmış olsalardı, onlar için korku ve endişe duyacaklardı. O halde, Allah'tan korksunlar ve haksızlığı önleyici sağlam bir söz söylesinler.
Edip-Layth-Martha
What if it was them who had left behind a weak progeny? Would they not be concerned for them? Let them revere God and let them say what is appropriate.
Muhammad Asad
And let them stand in awe [of God], those [legal heirs] - who, if they [themselves] had to leave behind weak offspring, would feel fear on their account - and let them remain conscious of God, and let them speak [to the poor] in a just manner.
Rashad Khalifa
Those who are concerned about their own children, in case they leave them behind, shall observe GOD and be equitable.,
The Monotheist Group
And let them be concerned, that if it was they who had left behind them a weak progeny, would they not fear for them? Let them reverence God and let them say what is appropriate.