Nisa Sûresi98. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إلا | — | illā | yalnız hariçtir | Except |
| 2 | المستضعفين | ض ع فŽAF | l-musteD'ǎfīne | gerçekten zayıf | the oppressed |
| 3 | من | — | mine | among | |
| 4 | الرجال | ر ج لRCL | r-ricāli | erkekler | the men |
| 5 | والنساء | ن س وNSV | ve nnisā'i | ve kadınlar | and the women |
| 6 | والولدان | و ل دVLD̃ | velvildāni | ve çocuklar | and the children |
| 7 | لا | — | lā | (who) not | |
| 8 | يستطيعون | ط و عŦVA | yesteTīǔne | gücü yetmeyenler | are able to |
| 9 | حيلة | ح و لḪVL | Hīleten | hiçbir çareye | plan |
| 10 | ولا | — | ve lā | and not | |
| 11 | يهتدون | ه د يHD̃Y | yehtedūne | ve (göç için) bulamayan | they are directed |
| 12 | سبيلا | س ب لSBL | sebīlen | yol | (to) a way. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الا المستضعفين من الرجال والنساء والولدن لا يستطيعون حيلة ولا يهتدون سبيلا
Arapça (Harekeli)
إِلَّا الْمُسْتَضْعَفِينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَاءِ وَالْوِلْدَانِ لَا يَسْتَطِيعُونَ حِيلَةً وَلَا يَهْتَدُونَ سَبِيلًا
Transliterasyon
İllel mustad’afîne miner ricâli ven nisâi vel vildâni lâ yestatîûne hîleten ve lâ yehtedûne sebîlâ(sebîlen).
Transliteration (Eng.)
Ill<span class="u">a</span> almusta<span class="u">d</span>AAafeena mina a<span class="b">l</span>rrij<span class="u">a</span>liwa<span class="b">al</span>nnis<span class="u">a</span>-i wa<span class="b">a</span>lwild<span class="u">a</span>ni l<span class="u">a</span>yasta<span class="u">t</span>eeAAoona <span class="u">h</span>eelatan wal<span class="u">a</span> yahtadoonasabeel<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ancak yurtlarından göçmek için bir düzen, bir yol bulamayan gerçekten de âciz erkeklerle kadınlar ve çocuklar bu hükümden dışarı.
Ali Bulaç
Ancak erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan müstaz'aflar olup hiçbir çareye güç yetiremeyenler ve bir yol (çıkış) bulamayanlar başka.
Bayraktar Bayraklı
Erkekler, kadınlar ve çocuklardan, âciz olup hiçbir çareye gücü yetmeyenler, hiçbir yol bulamayanlar müstesnadır.
Diyanet İşleri
Erkekler, kadınlar ve çocuklardan (gerçekten) aciz olup hiçbir çareye gücü yetmeyenler, hiç bir yol bulamayanlar müstesnadır.
Edip Yüksel
Ancak, hiçbir çıkış yoluna gücü yetmeyen ve göç etmeye yol bulamayan erkek, kadın ve çocuk ezilmişler hariç.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ancak gerçekten aciz ve zayıf olan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç...
Erhan Aktaş
Ancak, çaresiz kalan, gücü yetmeyen, bir çıkış yolu bulamayan mustaz’af* erkek, kadın ve çocuklar hariç.
Hakkı Yılmaz
(97,98)Kesinlikle görevli güçlerin, kendilerine haksızlık ederlerken, geçmişte yaptıklarını ve yapması gerekirken yapmadıklarını bir bir hatırlattırdıkları şu kimselerin durumuna gelince; görevli güçler, “Ne işte idiniz?” derler. Onlar: “Biz, yeryüzünde güçsüzleştirilmiş kimselerdik” derler. Görevli güçler: “Allah'ın yeryüzü geniş değil miydi, siz, orada hicret etseydiniz ya?” derler. Artık, –erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan göçe güç yetiremeyen, kılavuzlandıkları doğru yolu bulamayan kimseler hariç– işte bunların varacakları yer cehennemdir. Ve o ne kötü gidiş yeridir!
Muhammed Esed
Ama -erkek olsun, kadın olsun, çocuk olsun- hiçbir gücü olmayan ve kendilerine doğru yol gösterilmeyen çaresiz kimseler bunların dışındadır:
Mustafa İslamoğlu
Ne ki ezilen kesimlere mensup erkek, kadın ve çocuklardan hiçbir gücü olmayan ve yol göstericisi de bulunmayan kimseler bundan müstesnadır.
Suat Yıldırım
98, 99. Ancak, her türlü imkândan mahrum ve hicret için yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar bu hükmün dışındadırlar. Çünkü bunları Allah'ın affedeceği umulur. Allah gerçekten afüv ve gafurdur (affı ve mağfireti boldur).
Süleyman Ateş
Yalnız hiçbir çareye gücü yetmeyen ve göç için yol bulamayan, gerçekten zayıf erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç.
Şaban Piriş
Yalnızca, erkek kadın ve çocuklardan hicret için yol bulamayan güçsüz bırakılanlar müstesnadır.
Yaşar Nuri Öztürk
Kadınlardan, erkeklerden, yavrulardan hiçbir beceri gösteremeyen, hiçbir yol bulamayanların durumu farklıdır.
Edip-Layth-Martha
Except for those men, women, and children who were oppressed and could not devise a plan nor could be guided to a way.
Muhammad Asad
But excepted shall be the truly helpless - be they men or women or children - who cannot bring forth any strength and have not been shown the right way:*
Rashad Khalifa
Exempted are the weak men, women, and children who do not possess the strength, nor the means to find a way out.,
The Monotheist Group
Except for those who were oppressed from the men, women, and children who could not devise a plan nor could be guided to a way.