Ğafir Sûresi25. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (19 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فلما | — | felemmā | (Musa) ne zaman ki | Then when |
| 2 | جاءهم | ج ي اCYE | cā'ehum | onlara gelince | he brought to them |
| 3 | بالحق | ح ق قḪGG | bil-Haḳḳi | hakk ile | the truth |
| 4 | من | — | min | -dan | from |
| 5 | عندنا | ع ن دAND̃ | ǐndinā | katımız- | Us |
| 6 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | dediler | they said, |
| 7 | اقتلوا | ق ت لGTL | ḳtulū | öldürün | """Kill" |
| 8 | أبناء | ب ن يBNY | ebnā'e | oğullarını | (the) sons |
| 9 | الذين | — | elleƶīne | kimselerin | (of) those who |
| 10 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | inanan(ların) | believe |
| 11 | معه | — | meǎhu | onunla beraber | with him, |
| 12 | واستحيوا | ح ي يḪYY | vesteHyū | ve sağ bırakın | and let live |
| 13 | نساءهم | ن س وNSV | nisā'ehum | kadınlarını | "their women.""" |
| 14 | وما | — | ve mā | ve değildir | And not |
| 15 | كيد | ك ي دKYD̃ | keydu | tuzağı | (is the) plot |
| 16 | الكافرين | ك ف رKFR | l-kāfirīne | kafirlerin | (of) the disbelievers |
| 17 | إلا | — | illā | başkası | but |
| 18 | في | — | fī | in | |
| 19 | ضلال | ض ل لŽLL | Delālin | boşa çıkandan | error. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فلما جاءهم بالحق من عندنا قالوا اقتلوا ابناء الذين ءامنوا معه واستحيوا نساءهم وما كيد الكفرين الا فى ضلل
Arapça (Harekeli)
فَلَمَّا جَاءَهُم بِالْحَقِّ مِنْ عِندِنَا قَالُوا اقْتُلُوا أَبْنَاءَ الَّذِينَ آمَنُوا مَعَهُ وَاسْتَحْيُوا نِسَاءَهُمْ وَمَا كَيْدُ الْكَافِرِينَ إِلَّا فِي ضَلَالٍ
Transliterasyon
Fe lemmâ câehum bil hakkı min indinâ kâlûktulû ebnâellezîne âmenû meahu vestahyû nisâehum, ve mâ keydul kâfirîne illâ fî dalâl(dalâlin).
Transliteration (Eng.)
Falamm<span class="u">a</span> j<span class="u">a</span>ahum bi<span class="b">a</span>l<span class="u">h</span>aqqimin AAindin<span class="u">a</span> q<span class="u">a</span>loo oqtuloo abn<span class="u">a</span>a alla<span class="u">th</span>eena<span class="u">a</span>manoo maAAahu wa<span class="b">i</span>sta<span class="u">h</span>yoo nis<span class="u">a</span>ahumwam<span class="u">a</span> kaydu alk<span class="u">a</span>fireena ill<span class="u">a</span> fee <span class="u">d</span>al<span class="u">a</span>l<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Mûsâ, katımızdan gerçekle onlara gelince öldürün demişlerdi, onunla berâber inananların oğullarını ve bırakın kadınlarını; kâfirlerin düzeni, ancak gerçekten dışarıdır, boştur.
Ali Bulaç
Böylece, o, Katımız'dan kendilerine bir hak ile geldiği zaman, dediler ki: "Onunla birlikte iman edenlerin erkek çocuklarını öldürün; kadınlarını ise sağ bırakın." Ancak kafirlerin hileli-düzeni boşa çıkmakta olandan başkası değildir.
Bayraktar Bayraklı
İşte Mûsâ, tarafımızdan kendilerine hakkı getirince, “Onunla beraber, iman edenlerin erkek çocuklarını öldürünüz, kadınlarını sağ bırakınız!” dediler. Ama kâfirlerin tuzağı elbette boşa çıkar.
Diyanet İşleri
İşte o (Musa), tarafımızdan kendilerine hakkı getirince: Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadınları sağ bırakın! dediler. Ama kafirlerin tuzağı elbette boşa çıkar.*
Edip Yüksel
Onlara bizden bir gerçeği götürünce, "Onunla birlikte gerçeği onaylayanların oğullarını öldürün, kadınlarını ise utandırın" dediler. İnkarcıların planı hep sapıkçadır.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine Musa, kendilerine tarafımızdan hakkı getirince de: "Onunla beraber iman etmiş olanların oğullarını öldürün, kadınlarını diri tutun." dediler. Fakat o kâfirlerin tuzağı da hep boşa çıkmaktadır.
Erhan Aktaş
Böylece katımızdan hakk ile geldiği zaman onlar: “Onunla birlikte iman eden kimselerin oğullarını öldürün; kadınlarını ise sağ bırakın.” dediler. Gerçeği yalanlayan nankörlerin düzeni, sapkınlığa düşmekten başka bir şey değildir.
Hakkı Yılmaz
Böylece Mûsâ, katımızdan kendilerine bir hak ile geldiği zaman onlar: “Mûsâ ile birlikte iman etmiş kişilerin oğullarını katledin; eğitimsiz, öğretimsiz bırakıp niteliksiz bir kitle oluşturarak güçsüzleştirin, kadınlarını ise sağ bırakın” dediler. Kâfirlerin; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenlerin düzeni, boşa çıkmakta olandan başkası da değildir.
Muhammed Esed
(Firavun'a, ve tebaasına gelince,) Musa onlara Bizden (aldığı) hakikati getirdiğinde "Onun inançlarını benimseyenlerin kadınlarını sağ bırakıp oğullarını öldürün!" dediler. Fakat inkarcıların hilesi hep boşa çıktı.
Mustafa İslamoğlu
(Musa) kendilerine tarafımızdan gönderilmiş malum hakikatlerle gelince, "Onun yanında yer alan mü'minlerin kadınlarını sağ bırakıp oğullarını öldürün!" dediler. Kafirlerin entrikası asla hedefine ulaşamayacaktır.
Suat Yıldırım
Mûsa onlara Bizim tarafımızdan gerçeği getirince, “Onun yanında bulunan müminlerin oğullarını öldürün, kızlarını ise hayatta bırakın! ” dediler. Fakat kâfirlerin hile ve tuzakları boşa çıkar. [14, 6; 2, 49]*
Süleyman Ateş
(Musa,) Onlara katımızdan hakkı getirince: "Onunla beraber inananların oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın!" dediler. Fakat kafirlerin tuzağı hep boşa çıkar.
Şaban Piriş
Onlara kendi katımızdan gerçeği getirdiği halde:-Onunla birlikte iman edenlerin oğullarını öldürüp, kadınlarını sağ bırakın, demişlerdi. Oysa kafirlerin tuzağı ancak boşa gitmeye mahkumdur.
Yaşar Nuri Öztürk
Musa, katımızdan hakkı onlara getirince, şöyle dediler: "Onunla beraber iman edenlerin erkek çocuklarını öldürün, kadınları sağ bırakın." Ama inkarcıların tuzağı hep boşa çıkmıştır.
Edip-Layth-Martha
Then, when the truth came to them from Us, they said, "Kill the children of those who acknowledged with him, and shame their women." But the scheming of the ingrates is always in error.
Muhammad Asad
Now [as for Pharaoh and his followers,] when he came to them, setting forth the truth from Us, they said, Slay the sons of those who share his beliefs,* and spare [only] their women!" - but the guile of those deniers of the truth could not lead to aught but failure.
Rashad Khalifa
And when he showed them the truth from us, they said, "Kill the sons of those who believed with him, and spare their daughters." Thus, the scheming of the disbelievers is always wicked.,
The Monotheist Group
Then, when the truth came to them from Us, they said: "Kill the children of those who believed with him, and rape their women." But the planning of the rejecters is always in error.