Ğafir Sûresi34. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (30 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولقد | — | veleḳad | ve andolsun | And indeed, |
| 2 | جاءكم | ج ي اCYE | cā'ekum | size gelmişti | came to you |
| 3 | يوسف | — | yūsufu | Yusuf | Yusuf |
| 4 | من | — | min | before | |
| 5 | قبل | ق ب لGBL | ḳablu | daha önce | before |
| 6 | بالبينات | ب ي نBYN | bil-beyyināti | açık kanıtlarla | with clear proofs, |
| 7 | فما | — | femā | fakat | but not |
| 8 | زلتم | ز ي لZYL | ziltum | geri durmadınız | you ceased |
| 9 | في | — | fī | (olmaktan) | in |
| 10 | شك | ش ك كŞKK | şekkin | şüphede | doubt |
| 11 | مما | — | mimmā | şeyler hakkında | about what |
| 12 | جاءكم | ج ي اCYE | cā'ekum | size getirdikleri | he brought to you |
| 13 | به | — | bihi | onun | [with it], |
| 14 | حتى | — | Hattā | nihayet | until |
| 15 | إذا | — | iƶā | zaman | when |
| 16 | هلك | ه ل كHLK | heleke | öldüğü | he died, |
| 17 | قلتم | ق و لGVL | ḳultum | dediniz | you said, |
| 18 | لن | — | len | asla | """Never" |
| 19 | يبعث | ب ع ثBAS̃ | yeb'ǎṧe | göndermez | will Allah raise |
| 20 | الله | — | llahu | Allah | will Allah raise |
| 21 | من | — | min | after him | |
| 22 | بعده | ب ع دBAD̃ | beǎ'dihi | ondan sonra | after him |
| 23 | رسولا | ر س لRSL | rasūlen | elçi | "a Messenger.""" |
| 24 | كذلك | — | keƶālike | işte böyle | Thus, |
| 25 | يضل | ض ل لŽLL | yuDillu | saptırır | Allah lets go astray |
| 26 | الله | — | llahu | Allah | Allah lets go astray |
| 27 | من | — | men | kimseleri | who |
| 28 | هو | — | huve | o | [he] |
| 29 | مسرف | س ر فSRF | musrifun | aşırı giden | (is) a transgressor, |
| 30 | مرتاب | ر ي بRYB | murtābun | şüpheci | "a doubter.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولقد جاءكم يوسف من قبل بالبينت فما زلتم فى شك مما جاءكم به حتى اذا هلك قلتم لن يبعث الله من بعده رسولا كذلك يضل الله من هو مسرف مرتاب
Arapça (Harekeli)
وَلَقَدْ جَاءَكُمْ يُوسُفُ مِن قَبْلُ بِالْبَيِّنَاتِ فَمَا زِلْتُمْ فِي شَكٍّ مِّمَّا جَاءَكُم بِهِ حَتَّى إِذَا هَلَكَ قُلْتُمْ لَن يَبْعَثَ اللَّهُ مِن بَعْدِهِ رَسُولًا كَذَلِكَ يُضِلُّ اللَّهُ مَنْ هُوَ مُسْرِفٌ مُّرْتَابٌ
Transliterasyon
Ve lekad câekum yûsufu min kablu bil beyyinâti fe mâ ziltum fî şekkin mimmâ câekum bih|î|, hattâ izâ heleke kultum len yeb’asallâhu min ba’dihî resûlâ(resûlen), kezâlike yudıllullâhu men huve musrifun murtâb(murtâbun).
Transliteration (Eng.)
Walaqad j<span class="u">a</span>akum yoosufu min qablu bi<span class="b">a</span>lbayyin<span class="u">a</span>tifam<span class="u">a</span> ziltum fee shakkin mimm<span class="u">a</span> j<span class="u">a</span>akum bihi <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span>i<span class="u">tha</span> halaka qultum lan yabAAatha All<span class="u">a</span>hu minbaAAdihi rasoolan ka<span class="u">tha</span>lika yu<span class="u">d</span>illu All<span class="u">a</span>human huwa musrifun murt<span class="u">a</span>b<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve andolsun ki daha önce Yûsuf da, apaçık delillerle gelmişti de size getirdiği şey hakkında bir türlü şüpheden kurtulamamıştınız, sonunda ölünce de artık dediniz, bundan sonra Allah, başka bir peygamber göndermez kesin olarak; işte Allah, haddini aşan şüpheli kişiyi böyle saptırır.
Ali Bulaç
"Andolsun, daha önce Yusuf da size apaçık belgeler getirmişti. O zaman size getirdikleri hakkında kuşkuya kapılıp durmuştunuz. Sonunda o, vefat edince, demiştiniz ki; "Allah, ondan sonra kesin olarak bir elçi göndermez." İşte Allah, ölçüyü taşıran, şüpheci kimseyi böyle saptırır."
Bayraktar Bayraklı
Andolsun ki daha önce de Yûsuf size açık deliller getirmişti. Siz onun getirdiklerinden de şüpheye düşmüştünüz. Yûsuf ölünce, “Allah ondan sonra bize asla bir peygamber göndermeyecek” demiştiniz. Allah aşırı giden, çok şüpheci olanları işte böyle saptırır.
Diyanet İşleri
Andolsun ki, (Musa'dan) önce Yusuf da size açık deliller getirmişti ve onun size getirdiği şeyler hakkında şüphe edip durmuştunuz. Nihayet o vefat edince "Allah ondan sonra peygamber göndermez" dediniz. İşte Allah o aşırı giden şüphecileri böyle saptırır.*
Edip Yüksel
Daha önce Yusuf da size apaçık delillerle gelmişti; fakat size getirdiği mesajı sürekli olarak kuşku ile karşılamıştınız. Nihayet o ölünce, "ALLAH ondan sonra elçi göndermeyecektir (O son elçidir)" demiştiniz. ALLAH, kuşkuda sınırı aşanı böylece saptırır."*
Elmalılı Hamdi Yazır
Bundan önce size delillerle Yusuf gelmişti. O zaman da onun size getirdiği hakikatte şüphe edip durmuştunuz. Nihayet vefat ettiğinde de "Bundan sonra Allah asla peygamber göndermez" dediniz. İşte aşırı şüpheci olanları Allah böyle şaşırtır.
Erhan Aktaş
Ant olsun ki daha önce Yusuf size açık kanıt içeren belgelerle gelmişti. Ancak o zaman onun size getirdiği şeyler hakkında şüphe edip durmuştunuz. Yusuf ölünce de: “ Bundan sonra Allah asla Rasul göndermez.” dediniz. Allah, haddi aşan kuşkucu kimseyi işte böyle saptırır.
Hakkı Yılmaz
(30-35)Yine o iman etmiş olan kimse: “Ey toplumum! Şüphesiz ben, sizin hakkınızda Ahzâb'ın günü benzerinden; Nûh toplumunun, Âd'ın, Semûd'un ve daha sonrakilerin maceralarının benzerinden korkuyorum. Ve Allah, kulları için bir haksızlık, yanlışlık istemez. Ey toplumum! Şüphesiz ben, size gelecek o çağrışma-bağrışma/ kaçışma gününden; arkanıza dönüp kaçacağınız günden korkuyorum. Sizin için Allah'tan koruyan biri yoktur. Her kimi de Allah şaşırtırsa, artık onun için bir yol gösterici yoktur. Ve andolsun ki, bundan önce size Yûsuf delillerle gelmişti. O zaman da o'nun size getirdiği şeylerde şüphe edip durmuştunuz. Sonunda o öldüğünde de, “Bundan sonra Allah, asla elçi göndermez” dediniz. Allah, şu kendilerine gelmiş bir güç olmaksızın, Allah'ın âyetleri/alâmetleri/göstergeleri hakkında mücâdele eden, aşırı giden, şüpheci olan kişileri işte böyle şaşırtır. Bu durum, Allah katında ve iman edenler yanında buğz olarak büyüktür. İşte Allah, her böbürlenen zorbanın kalbi üzerine damga basar” dedi.
Muhammed Esed
Ve (hatırlayın:) Yusuf da size daha önce hakikatin bütün kanıtlarıyla gelmişti; ama size getirdiği (mesajların tümü)ne karşı şüphe duymaktan kaçınmadınız, sonunda Yusuf ölünce de, 'Allah o'ndan sonra hiçbir elçi göndermeyecek!' dediniz. Allah, (vahyettiklerine karşı) şüpheye kapılarak kendi kendilerine yazık edenleri işte böyle saptırır.
Mustafa İslamoğlu
"Ve doğrusu daha önce Yusuf da size hakikatin apaçık belgeleriyle gelmişti; ama onun size getirdiklerine karşı sürekli bir şüphe taşıdınız; en sonunda Yusuf ölünce, kalkıp 'Allah ondan sonra bir daha elçi göndermeyecek' dediniz!" İşte Allah düştükleri kuşku bataklığında debelenerek kendilerini harcayanları böyle yoldan çıkarır.
Suat Yıldırım
“Daha önce Yusuf da size açık açık delillerle gelmiş, siz onun getirdiği gerçek hakkında da şüphe edip durmuştunuz. Nihayet vefat edince: “Ondan sonra Allah artık hiçbir peygamber göndermez! ” demiştiniz. İşte Allah haddi aşan, şüpheci kimseleri böyle şaşırtır. *
Süleyman Ateş
Daha önce Yusuf da size açık kanıtlar getirmişti. Onun getirdiklerinden de kuşkulanıp duruyordunuz. Nihayet o ölünce: 'Allah ondan sonra elçi göndermez,\ dediniz. İşte Allah, aşırı giden, şüpheci kimseleri böyle saptırır."
Şaban Piriş
Daha önce de size Yusuf, açık belgelerle gelmişti. Fakat siz, onun getirdiklerinden hep şüphe edip durdunuz. Sonunda o öldüğü zaman: Allah, ondan sonra bir peygamber göndermeyecektir, dediniz. Allah, haddi aşan (saçmalayan) şüpheciyi işte böyle dalalette bırakır.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, daha önce Yusuf da size açık-seçik mesajlar getirmişti de onun size getirdikleri hakkında hep kuşku duymuştunuz. Daha sonra o ölünce de şöyle demiştiniz: "Allah ondan sonra bir daha asla resul göndermez." Allah, sınır tanımaz kuşkucuları işte böyle saptırır.
Edip-Layth-Martha
"Joseph had come to you before with proofs, but you remained in doubt regarding what he came to you with, until when he died, you said, "God will not send any messenger after him." It is such that God sends astray he who is a transgressor, doubter."*
Muhammad Asad
And [remember:] it was to you that Joseph came aforetime with all evidence of the truth; but you never ceased to throw doubt on all [the messages] that he brought you - so much so that when he died, you said, 'Never will God send any apostle [even] after him!'* In this way God lets go astray such as waste their own selves by throwing suspicion [on His revela­tions]
Rashad Khalifa
Joseph had come to you before that with clear revelations, but you continued to doubt his message. Then, when he died you said, "GOD will not send any other messenger after him. (He was the last messenger)!" GOD thus sends astray those who are transgressors, doubtful.*,
The Monotheist Group
"And Joseph had come to you before with proofs, but you remained in doubt regarding what he came to you with, until when he died, you said: "God will not send any messenger after him." It is such that God sends astray he who is a transgressor, doubter."