Ğafir Sûresi33. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يوم | ي و مYVM | yevme | o gün | A Day |
| 2 | تولون | و ل يVLY | tuvellūne | arkanızı dönüp | you will turn back |
| 3 | مدبرين | د ب رD̃BR | mudbirīne | kaçarsınız | "fleeing;" |
| 4 | ما | — | mā | ama yoktur | not |
| 5 | لكم | — | lekum | sizin için | for you |
| 6 | من | — | mine | -tan | from |
| 7 | الله | — | llahi | Allah- | Allah |
| 8 | من | — | min | hiç | any |
| 9 | عاصم | ع ص مAṦM | ǎāSimin | kurtaracak kimse | protector. |
| 10 | ومن | — | ve men | ve kimi | And whoever |
| 11 | يضلل | ض ل لŽLL | yuDlili | şaşırtırsa | Allah lets go astray, |
| 12 | الله | — | llahu | Allah | Allah lets go astray, |
| 13 | فما | — | femā | artık olmaz | then not |
| 14 | له | — | lehu | ona | for him |
| 15 | من | — | min | hiçbir | any |
| 16 | هاد | ه د يHD̃Y | hādin | yol gösteren | guide. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
يوم تولون مدبرين ما لكم من الله من عاصم ومن يضلل الله فما له من هاد
Arapça (Harekeli)
يَوْمَ تُوَلُّونَ مُدْبِرِينَ مَا لَكُم مِّنَ اللَّهِ مِنْ عَاصِمٍ وَمَن يُضْلِلِ اللَّهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍ
Transliterasyon
Yevme tuvellûne mudbirîn|e|, mâ lekum minallâhi min âsım(âsımin) ve men yudlilillâhu fe mâ lehu min hâd(hâdin).
Transliteration (Eng.)
Yawma tuwalloona mudbireena m<span class="u">a</span> lakummina All<span class="u">a</span>hi min AA<span class="u">as</span>imin waman yu<span class="u">d</span>lili All<span class="u">a</span>hufam<span class="u">a</span> lahu min h<span class="u">a</span>d<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
O gün, bir gündür ki arkanızı döndürüp kaçacaksınız ama doğru cehenneme gideceksiniz ve Allah'ın azâbından sizi bir kurtaran olmayacak ve Allah, kimi doğru yoldan çıkarıp saptırdıysa ona bir yol gösteren yoktur.
Ali Bulaç
"Arkanızı dönüp kaçacağınız gün; sizi Allah'tan koruyacak yoktur. Allah, kimi saptırırsa artık onu doğruya yöneltecek bulunmaz."
Bayraktar Bayraklı
(32-33) “Ey kavmim! Gerçekten sizin için o bağırışıp çağırışma gününden, arkanıza dönüp kaçacağınız günden korkuyorum. Sizi Allah'tan kurtaracak kimse yoktur. Allah kimi saptırırsa, artık onu doğru yola iletecek de yoktur.”
Diyanet İşleri
"O gün arkanıza dönüp kaçacaksınız.Fakat sizi Allah'tan (O'nun azabından) kurtaracak kimse yoktur. Allah kimi saptırırsa, artık onu doğru yola iletecek de yoktur."
Edip Yüksel
"O gün arkanızı dönüp kaçacaksınız; ancak sizi ALLAH'tan koruyacak yoktur. ALLAH'ın saptırdığına yol gösteren bulunmaz."
Elmalılı Hamdi Yazır
"O gün arkanıza dönüp kaçacaksınız. Fakat sizi Allah'tan koruyacak olan yoktur. Her kimi Allah şaşırtırsa, artık ona bir yol gösterici bulunmaz."
Erhan Aktaş
Arkanıza bakmadan kaçacağınız gün, sizi Allah’ın azabından koruyabilecek kimse yoktur. Allah, kimi sapkınlıkta bırakırsa* ona doğru yolu gösterecek yoktur.
Hakkı Yılmaz
(30-35)Yine o iman etmiş olan kimse: “Ey toplumum! Şüphesiz ben, sizin hakkınızda Ahzâb'ın günü benzerinden; Nûh toplumunun, Âd'ın, Semûd'un ve daha sonrakilerin maceralarının benzerinden korkuyorum. Ve Allah, kulları için bir haksızlık, yanlışlık istemez. Ey toplumum! Şüphesiz ben, size gelecek o çağrışma-bağrışma/ kaçışma gününden; arkanıza dönüp kaçacağınız günden korkuyorum. Sizin için Allah'tan koruyan biri yoktur. Her kimi de Allah şaşırtırsa, artık onun için bir yol gösterici yoktur. Ve andolsun ki, bundan önce size Yûsuf delillerle gelmişti. O zaman da o'nun size getirdiği şeylerde şüphe edip durmuştunuz. Sonunda o öldüğünde de, “Bundan sonra Allah, asla elçi göndermez” dediniz. Allah, şu kendilerine gelmiş bir güç olmaksızın, Allah'ın âyetleri/alâmetleri/göstergeleri hakkında mücâdele eden, aşırı giden, şüpheci olan kişileri işte böyle şaşırtır. Bu durum, Allah katında ve iman edenler yanında buğz olarak büyüktür. İşte Allah, her böbürlenen zorbanın kalbi üzerine damga basar” dedi.
Muhammed Esed
ki o Gün sizi Allah(ın elin)den kurtaracak kimse bulamayacak ve arkanızı dönüp kaç(mak istey)eceksiniz: çünkü Allah kimi şaşırtırsa artık ona yol gösteren olmaz.
Mustafa İslamoğlu
O gün arkanızı dönüp kaçmaya çalışacaksınız, fakat Allah'ın (adaletinden) sizi kurtaracak kimse bulamayacaksınız: zira Allah kimi saptırırsa artık ona yol gösteren kimse bulunmaz.
Suat Yıldırım
“O gün arkanızı dönüp kaçmak istersiniz ama ne çare! Sizi Allah'ın azabından koruyacak hiç kimse bulunmaz. Evet Allah kimi şaşırtırsa, artık ona yol gösteren olmaz. ”
Süleyman Ateş
O gün arkanızı dönüp kaç(mak ist)ersiniz ama sizi Allah(ın azabın)dan kurtaracak kimse yoktur. Allah kimi şaşırtırsa artık ona yol gösteren olmaz.
Şaban Piriş
O gün arkanızı döner, kaçarsınız. Fakat, sizi Allahtan koruyacak hiç bir şey yoktur. Allah kimi sapıklıkta bırakırsa, onun bir kılavuzu yoktur.
Yaşar Nuri Öztürk
"Bir gündür ki o, sırtınızı dönerek kaçmaya çalışırsınız fakat Allah'a karşı sizi koruyacak kimse olmaz. Allah'ın saptırdığının yol göstereni yoktur."
Edip-Layth-Martha
"A day when you will turn around and flee, you will have no protector besides God, and whomever God sends astray, then there is none who can guide him."
Muhammad Asad
the Day when you will [wish to] turn your backs and flee, having none to defend you against God: for he whom God lets go astray can never find any guide.*
Rashad Khalifa
"That is the day when you may wish to turn around and flee. But nothing will protect you then from GOD. Whomever GOD sends astray, nothing can guide him.",
The Monotheist Group
"A Day when you will turn around and flee, you will have no protector besides God, and whoever God sends astray, then there is none who can guide him."