Ğafir Sûresi50. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (16 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1قالواق و لGVLḳālūdedilerThey (will) say,
2أولمevelem-miydi?"""Did there not"
3تكك و نKVNtekudeğil-"""Did there not"
4تأتيكما ت يETYte'tīkumsize geliyorcome to you
5رسلكمر س لRSLrusulukumelçilerinizyour Messengers
6بالبيناتب ي نBYNbil-beyyinātiaçık kanıtlarla"with clear proofs?"""
7قالواق و لGVLḳālūdedilerThey (will) say,
8بلىbelāevet (gelirlerdi)"""Yes."""
9قالواق و لGVLḳālūdedilerThey (will) say,
10فادعواد ع وD̃AVfed'ǔöyle ise yalvar(ıp dur)un"""Then call,"
11وماvemāfakat değildirbut not
12دعاءد ع وD̃AVduǎā'uyalvarması(is the) call
13الكافرينك ف رKFRl-kāfirīnekafirlerin(of) the disbelievers
14إلاillābaşkasıexcept
15فيin
16ضلالض ل لŽLLDelālindalaletten"error."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

قالوا اولم تك تاتيكم رسلكم بالبينت قالوا بلى قالوا فادعوا وما دعوا الكفرين الا فى ضلل

Arapça (Harekeli)

قَالُوا أَوَلَمْ تَكُ تَأْتِيكُمْ رُسُلُكُم بِالْبَيِّنَاتِ قَالُوا بَلَى قَالُوا فَادْعُوا وَمَا دُعَاءُ الْكَافِرِينَ إِلَّا فِي ضَلَالٍ

Transliterasyon

Kâlû e ve lem teku te’tîkum rusulukum bil beyyinât|i|, kâlû belâ, kâlû fed’û, ve mâ duâul kâfirîne illâ fî dalâl(dalâlin).

Transliteration (Eng.)

Q<span class="u">a</span>loo awa lam taku ta/teekumrusulukum bi<span class="b">a</span>lbayyin<span class="u">a</span>ti q<span class="u">a</span>loo bal<span class="u">a</span> q<span class="u">a</span>loofa<span class="b">o</span>dAAoo wam<span class="u">a</span> duAA<span class="u">a</span>o alk<span class="u">a</span>fireena ill<span class="u">a</span>fee <span class="u">d</span>al<span class="u">a</span>l<span class="b">in</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar da, peygamberleriniz, apaçık delillerle gelmedi miydi size diyecekler; onlar, evet diyecekler, bekçiler, öyleyse diyecekler, siz yalvarın ve kâfirlerin duâsıysa ancak boşa gider.

Ali Bulaç

(Bekçiler:) "Size kendi Resulleriniz açık belgelerle gelmez miydi?" dediler. Onlar: "Evet" dediler. (Bekçiler:) "Şu halde siz dua edin" dediler. Oysa kafirlerin duası, çıkmazda olmaktan başkası değildir.

Bayraktar Bayraklı

Bekçiler, “Peygamberleriniz size apaçık deliller getirmediler mi?” diyecekler. Onlar da, “Getirdiler” cevabını vereceklerdir. Bunun üzerine bekçiler de, “O halde kendiniz yalvarınız” diyecekler. Halbuki kâfirlerin yalvarması boşunadır.

Diyanet İşleri

(Bekçiler:) Size peygamberleriniz açık açık deliller getirmediler mi? derler. Onlar da: Getirdiler, cevabını verirler. (Bekçiler ise): O halde kendiniz yalvarın, derler. Halbuki kafirlerin yalvarması boşunadır.*

Edip Yüksel

Onlar da derler ki, "Elçileriniz size apaçık delillerle gelmemiş miydi?" "Evet" derler. Bunun üzerine onlar, "Öyleyse kendiniz yalvarın. Ne var ki inkârcıların yalvarması sonuç vermez."

Elmalılı Hamdi Yazır

Bekçiler de: "Size peygamberleriniz mucizelerle gelmiyorlar mıydı?" diye sorarlar. Onlar: "Evet" derler. Bekçiler: "Öyle ise kendiniz dua edin" derler. Kâfirlerin duası ise hep çıkmazdadır.

Erhan Aktaş

Görevliler: “Rasulleriniz, size kanıt içeren bilgilerle gelmediler mi?” derler. Onlar: “Evet, geldiler.” derler. Görevliler: “O halde kendiniz yalvarıp yakarın; gerçeği yalanlayan nankörlerin duası ancak sapkıncadır.” derler.

Hakkı Yılmaz

Bekçiler: “Size elçileriniz açık kanıtları getirmediler miydi?” diye sorarlar. Onlar: “Evet, getirmişlerdi” derler. Bekçiler: “Öyle ise kendiniz yakarın” derler. Kâfirlerin; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenlerin yakarması sadece şaşkınlıktadır/ boşa çıkmıştır.

Muhammed Esed

(Cehennemin bekçileri): "Elçileriniz size hakikatin bütün kanıtlarını getirmiş değiller miydi?" diye soracaklar. O (ateşdeki)ler, "Evet, öyleydi!" diyecekler. (Ve cehennemin bekçileri,) "Madem öyle yalvarıp durun!" diye cevap verecekler; çünkü inkar edenlerin yalvarması, avunmadan başka bir anlam taşımaz.

Mustafa İslamoğlu

(Bekçiler) şöyle cevap verecek: "Elçileriniz size hakikatin apaçık belgeleriyle gelmemişler miydi?" (Berikiler): "Elbette (gelmişti)" diyecekler. (Bekçiler) diyecek ki: "O halde yalvarmaya devam edin! Ama inkarı tabiat edinenlerin yalvarması aldanışı (artırmaktan) başka bir sonuç vermez."

Suat Yıldırım

Onlar: “Peygamberleriniz size açık açık delillerle gelmediler mi? ” deyince: “Evet! ” diye cevap verirler. Bu defa onlar: “O halde siz kendiniz yalvaracaksanız yalvarın (biz sizin durumunuzdaki kimseler için dua etmeyiz. )” derler. Kâfirlerin duaları ise neticesiz kalır.

Süleyman Ateş

(Bekçiler) Dediler: "Elçileriniz size açık kanıtlar getirmezler miydi?" "Evet (getirirlerdi) dediler. (Bekçiler:) "Öyle ise yalvar(ıp dur)un. Nankörlerin yalvarması hep çıkmazdadır." dediler.

Şaban Piriş

Onlar da:-Size, apaçık belgelerle peygamberleriniz gelmedi mi? derler.-Evet, derler. Bekçiler de:-O halde kendiniz dua edin. Ama kafirlerin duası boşunadır, derler.

Yaşar Nuri Öztürk

Bekçiler derler ki: "Resulleriniz size açık-seçik mesajlar getirmezler miydi?" Derler ki: "Elbette getirirlerdi." Bekçiler: "O halde yalvarın durun; inkarcıların yakarışları çıkmazda kalıp gitmiştir." diye cevap verirler.

Edip-Layth-Martha

They will say, "Did not your messengers come to you with proofs?" They will reply: "Yes." They will say, "Then call out, for the call of the ingrates is nothing but in vain."

Muhammad Asad

[But the keepers of hell] will ask, “Is it not [true] that your apostles came unto you with all evidence of the truth?" Those [in the fire] will reply, “Yea, indeed." [And the keepers of hell] will say, “Pray, then!" - for the prayer of those who deny the truth cannot lead to aught but delusion.*

Rashad Khalifa

They will say, "Did you not receive your messengers who delivered to you clear messages?" They will reply, "Yes we did." They will say, "Then implore (as much as you wish); the imploring of the disbelievers is always in vain.",

The Monotheist Group

They will say: "Did your messengers not come to you with proofs?" They will say: "Yes." They will say: "Then implore, but the imploring of the rejecters will be nothing but in vain."