Ğafir Sûresi77. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فاصبر | ص ب رṦBR | feSbir | artık sabret | "So be patient;" |
| 2 | إن | — | inne | şüphesiz | indeed, |
| 3 | وعد | و ع دVAD̃ | veǎ'de | va'di (sözü) | (the) Promise |
| 4 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah |
| 5 | حق | ح ق قḪGG | Haḳḳun | gerçektir | (is) true. |
| 6 | فإما | — | fe immā | ya | And whether |
| 7 | نرينك | ر ا يREY | nuriyenneke | sana gösteririz | We show you |
| 8 | بعض | ب ع ضBAŽ | beǎ'De | bir kısmını | some |
| 9 | الذي | — | lleƶī | şeylerin | (of) what |
| 10 | نعدهم | و ع دVAD̃ | neǐduhum | onları tehdidettiğimiz | We have promised them |
| 11 | أو | — | ev | yahut | or |
| 12 | نتوفينك | و ف يVFY | neteveffeyenneke | seni vefat ettiririz | We cause you to die, |
| 13 | فإلينا | — | feileynā | sonunda bize | then to Us |
| 14 | يرجعون | ر ج عRCA | yurceǔne | döndürüleceklerdir | they will be returned. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فاصبر ان وعد الله حق فاما نرينك بعض الذى نعدهم او نتوفينك فالينا يرجعون
Arapça (Harekeli)
فَاصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ اللَّهِ حَقٌّ فَإِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ الَّذِي نَعِدُهُمْ أَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِلَيْنَا يُرْجَعُونَ
Transliterasyon
Fasbir inne va’dallâhi hakk(hakkun), fe immâ nuriyenneke ba’dallezî neıduhum ev neteveffeyenneke fe ileynâ yurceûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Fa<span class="b">i</span><span class="u">s</span>bir inna waAAda All<span class="u">a</span>hi<span class="u">h</span>aqqun fa-imm<span class="u">a</span> nuriyannaka baAA<span class="u">d</span>a alla<span class="u">th</span>eenaAAiduhum aw natawaffayannaka fa-ilayn<span class="u">a</span> yurjaAAoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Artık sabret, şüphe yok ki Allah'ın vaadi gerçektir. Derken ya onlara vaadettiğimiz şeylerin bâzısını göstereceğiz sana, yahut da seni öldüreceğiz, derken hepsi de dönüp tapımıza gelecekler.
Ali Bulaç
Şu halde sen sabret, hiç şüphesiz Allah'ın va'di haktır. Sonunda ya onlara va'dettiğimiz (azab)in bir kısmını sana göstereceğiz ya da senin hayatına son vereceğiz. Nihayet onlar Bize döndürülecekler.
Bayraktar Bayraklı
Sıkıntılara karşı sabırlı ol; çünkü Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Şu kâfirlere hazırladığımız cezayı sana ister gösterelim, ister seni ondan önce öldürelim, onlar bize döndürüleceklerdir.
Diyanet İşleri
Onun için (Resulüm), sen sabret! Şüphesiz Allah'ın vadi gerçektir. Onlara söz verdiğimiz azabın bir kısmını ya sana gösteririz, yahut seni daha önce vefat ettiririz. Nasıl olsa onlar bize döneceklerdir.
Edip Yüksel
Öyleyse sabret; ALLAH'ın sözü gerçektir. Onlara söz verdiğimiz (cezalandırmanın) bir kısmını sana göstersek de, ondan önce hayatına son versek de, onlar bize döndürüleceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey Muhammed! Sen sabret, şüphesiz Allah'ın vaadi haktır, mutlaka gerçekleşecektir. Onlara yaptığımız tehdidin bir kısmını sana göstersek de veya seni vefat ettirsek de onlar mutlaka döndürülüp bize getirileceklerdir.
Erhan Aktaş
O halde sabret. Kuşkusuz Allah’ın yaptığı uyarı gerçektir. Onlara yaptığımız uyarılardan bir kısmını sana göstersek de, göstermeden seni vefat ettirsek de, sonunda onlar yalnızca Bize döndürüleceklerdir.
Hakkı Yılmaz
Artık sen sabret, şüphesiz Allah'ın vaadi haktır. Artık onlara yapıp durduğumuz tehdidin bir kısmını sana göstersek de veya seni vefat ettirsek; geçmişte yaptıklarını ve yapman gerekirken yapmadıklarını bir bir hatırlattırsak da onlar, yalnızca Bize döndürüleceklerdir.
Muhammed Esed
SEN, sıkıntılara karşı sabırlı ol, çünkü Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Ve şu (hakikati inkar ede)nler için hazırladıklarımızı sana ister (bu dünyada) gösterelim, ister (bunların gerçekleşmesinden önce) seni ölüme götürelim, (unutma ki, sonunda,) onlar Bize döndürüleceklerdir.
Mustafa İslamoğlu
Şu halde dirençli ol! Zira Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. İmdi, onlara yönelttiğimiz tehditlerin bir kısmının gerçekleştiğini ister sana gösterelim, isterse senin için ölümü takdir edelim; er geç, onlar Bize döndürülecekler.
Suat Yıldırım
Sabret! Çünkü Allah'ın vâdi gerçektir. Biz onlara vâd ettiğimizin bir kısmını sana göstersek de, yahut senin ruhunu yanımıza alsak da, onlar mutlaka sonunda dönüp huzurumuza geleceklerdir.
Süleyman Ateş
Sabret, Allah'ın sözü gerçektir. Onları tehdidettiğimiz şeylerin bir kısmını ya sana gösteririz, yahut seni daha önce vefat ettiririz. (Sonunda) onlar bize döndürüleceklerdir.
Şaban Piriş
Sabret, kuşkusuz Allahın vaadi haktır. Biz onlara vaat ettiğimiz azabın bir kısmını ya sana gösteririz, ya da seni vefat ettiririz. Ama neticede onlar, bize döndürüleceklerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Sen sabret! Çünkü Allah'ın vaadi haktır. Onları tehdit ettiğimiz şeyin bir kısmını belki sana gösteririz, belki de seni vefat ettiririz. Sonunda onlar bize döndürülecekler.
Edip-Layth-Martha
So be patient, for the promise of God is true. Either We will show you some of what We have promised them, or We will let you die, then it is to Us that they will be returned.
Muhammad Asad
HENCE, remain thou patient in adversity - for, verily, God's promise always comes true. And whether We show thee [in this world] something of what We hold in store for those [deniers of the truth], or whether We cause thee to die [ere that retribution takes place - know that, in the end], it is unto Us that they will be brought back.*
Rashad Khalifa
You shall be patient, for GOD's promise is truth. Whether we show you some of (the retribution) we have promised for them, or terminate your life before that, they will be returned to us.,
The Monotheist Group
So be patient, for the promise of God is true. So, if We show you some of what We promise them, or We terminate your life, then it is to Us that they will be returned.