Fussilet Sûresi16. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (19 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فأرسلنا | ر س لRSL | feerselnā | biz de gönderdik | So We sent |
| 2 | عليهم | — | ǎleyhim | üzerlerine | upon them |
| 3 | ريحا | ر و حRVḪ | rīHen | bir rüzgar | a wind |
| 4 | صرصرا | ص ر ص رṦRṦR | SarSaran | dondurucu | furious |
| 5 | في | — | fī | in | |
| 6 | أيام | ي و مYVM | eyyāmin | günlerde | (the) days |
| 7 | نحسات | ن ح سNḪS | neHisātin | uğursuz | (of) misfortune, |
| 8 | لنذيقهم | ذ و قZ̃VG | linuƶīḳahum | taddırmak için | that We may make them taste |
| 9 | عذاب | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābe | azabını | (the) punishment |
| 10 | الخزي | خ ز يḢZY | l-ḣizyi | rezillik | (of) disgrace |
| 11 | في | — | fī | in | |
| 12 | الحياة | ح ي يḪYY | l-Hayāti | hayatında | the life |
| 13 | الدنيا | د ن وD̃NV | d-dunyā | dünya | (of) the world. |
| 14 | ولعذاب | ع ذ بAZ̃B | veleǎƶābu | azabı ise | And surely, (the) punishment |
| 15 | الآخرة | ا خ رEḢR | l-āḣirati | ahiret | (of) the Hereafter |
| 16 | أخزى | خ ز يḢZY | eḣzā | daha da kepaze edicidir | (is) more disgracing, |
| 17 | وهم | — | ve hum | ve onlara | and they |
| 18 | لا | — | lā | hiç | will not be helped. |
| 19 | ينصرون | ن ص رNṦR | yunSarūne | yardım edilmeyecektir | will not be helped. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فارسلنا عليهم ريحا صرصرا فى ايام نحسات لنذيقهم عذاب الخزى فى الحيوة الدنيا ولعذاب الءاخرة اخزى وهم لا ينصرون
Arapça (Harekeli)
فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِيحًا صَرْصَرًا فِي أَيَّامٍ نَّحِسَاتٍ لِّنُذِيقَهُمْ عَذَابَ الْخِزْيِ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَلَعَذَابُ الْآخِرَةِ أَخْزَى وَهُمْ لَا يُنصَرُونَ
Transliterasyon
Fe erselnâ aleyhim rîhan sarsaran fî eyyâmin nahisâtin li nuzîkahum azâbel hizyi fîl hayâtid dunyâ, ve le azâbul âhireti ahzâ ve hum lâ yunsarûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Faarsaln<span class="u">a</span> AAalayhim ree<span class="u">h</span>an <span class="u">s</span>ar<span class="u">s</span>aranfee ayy<span class="u">a</span>min na<span class="u">h</span>is<span class="u">a</span>tin linu<span class="u">th</span>eeqahumAAa<span class="u">tha</span>ba alkhizyi fee al<span class="u">h</span>ay<span class="u">a</span>ti a<span class="b">l</span>dduny<span class="u">a</span>walaAAa<span class="u">tha</span>bu al-<span class="u">a</span>khirati akhz<span class="u">a</span> wahum l<span class="u">a</span>yun<span class="u">s</span>aroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken onlara, dünyâ yaşayışında, aşağılık azâbını tatsınlar diye uğursuz günlerde bir kasırgadır, yolladık ve elbette âhiret azâbı, daha da aşağılatıcıdır ve onlar, bir yardım da görmezler.
Ali Bulaç
Böylece Biz de onlara dünya hayatında aşağılanma azabını taddırmak için, o uğursuz (felaketler yüklü) günlerde üzerlerine 'kulakları patlatan bir kasırga' gönderdik. Ahiret azabı ise daha (büyük) bir aşağılanmadır. Ve onlara yardım edilmeyecektir.
Bayraktar Bayraklı
Bundan dolayı biz de, onlara dünya hayatında rezillik azabını tattırmak için o uğursuz günlerde, üzerlerine dondurucu bir rüzgâr gönderdik. Âhiret azabı ise daha çok perişan edicidir. Onlara hiç yardım da edilmeyecektir.
Diyanet İşleri
Bundan dolayı biz de onlara dünya hayatında zillet azabını tattırmak için o uğursuz günlerde soğuk bir rüzgar gönderdik. Ahiret azabı elbette daha çok rüsvay edicidir. Onlara yardım da edilmez.*
Edip Yüksel
Nihayet, onlara dünya hayatında aşağılayıcı azabı tattırmak için uğursuz günlerde üzerlerine sert bir rüzgar gönderdik. Ahiret azabı ise daha aşağılayıcıdır ve onlar yardım görmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bu yüzden biz de onlara dünya hayatında rezillik azabını tattırmak için o uğursuz günlerde dondurucu bir kasırga gönderdik. Ahiret azabı ise elbette daha çok rezil edicidir. Onlara yardım da edilmeyecektir.
Erhan Aktaş
Bunun üzerine, dünya hayatında zillet azabını onlara tattırmamız için, o bahtsız günlerde dondurucu bir rüzgâr gönderdik. Ahiret azabı ise elbette daha rezil edicidir. Ve onlara yardım da olunmaz.
Hakkı Yılmaz
Bu yüzden Biz de onlara bu en basit dünya hayatında rezillik azabını tattırmak için o uğursuz günlerde dondurucu bir kasırga gönderdik. Âhiret azabı ise elbette daha çok rezil edicidir. Onlara yardım da edilmez.
Muhammed Esed
bunun üzerine, bu dünya hayatında aşağılanmanın azabını tattırmak için o bahtsız günlerde üzerlerine dondurucu bir rüzgar gönderdik: onların öteki dünyadaki azap(lar)ı ise daha da aşağılayıcı olacak ve bir yardımcı da bulamayacaklar.
Mustafa İslamoğlu
Nihayet bu dünya hayatında alçalışın azabını kendilerine tattırmak için kara günler boyunca üzerlerine iliklere işleyen bir rüzgar gönderdik: ama ahiretin azabı kesinlikle daha alçaltıcıdır ve onlar yardım da göremeyecekler.
Suat Yıldırım
Biz de onların üzerine, o uğursuz günlerde bir kasırga gönderdik. Bunu onlara dünya hayatında bir rezillik ve rüsvaylık tattırmak için yaptık. Âhiret azabı ise daha çok rüsvay eder. Hem orada hiç kimse kendilerine yardım edemez. [69, 7; 54, 19]*
Süleyman Ateş
Biz de onlara dünya hayatında rezillik azabını taddırmak için o uğursuz günlerde, üzerlerine dondurucu bir rüzgar gönderdik. Ahiret azabı ise daha da kepaze edicidir. Onlara hiç yardım edilmeyecektir.
Şaban Piriş
Biz de onlara dünya hayatında rezil edici azabı tattırmak için, o uğursuz günlerde buz gibi bir rüzgar göndermiştik.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz de onlara dünya hayatında zillet azabını tattırmak için o uğursuz günlerde üzerlerine dondurucu bir rüzgar gönderdik. Ahiretin azabı elbette ki daha rezil edicidir. Üstelik onlar hiçbir yardım da görmeyeceklerdir.
Edip-Layth-Martha
Consequently, We sent upon them violent wind, for a few miserable days, that We may let them taste the humiliating retribution in this life, and the retribution of the Hereafter is more humiliating; they can never win.
Muhammad Asad
and thereupon We let loose upon them a storm wind raging through days of misfortune,* so as to give them, in the life of this world, a foretaste of suffering through humiliation: but [their] suffering in the life to come will be far more humiliating, and they will have none to succour them.
Rashad Khalifa
Consequently, we sent upon them violent wind, for a few miserable days. We thus afflicted them with humiliating retribution in this life, and the retribution of the Hereafter is more humiliating; they can never win.,
The Monotheist Group
Consequently, We sent upon them a violent wind, for a few miserable days, that We may let them taste the humiliating retribution in this worldly life, and the retribution of the Hereafter is more humiliating; they can never win.