Fussilet Sûresi4. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (7 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | بشيرا | ب ش رBŞR | beşīran | müjdeleyici olarak | A giver of glad tidings |
| 2 | ونذيرا | ن ذ رNZ̃R | ve neƶīran | ve uyarıcı olarak | "and a warner;" |
| 3 | فأعرض | ع ر ضARŽ | feeǎ'raDe | fakat yüz çevirmiştir | but turn away |
| 4 | أكثرهم | ك ث رKS̃R | ekṧeruhum | çokları | most of them, |
| 5 | فهم | — | fehum | onlar | so they |
| 6 | لا | — | lā | (do) not | |
| 7 | يسمعون | س م عSMA | yesmeǔne | işitmezler | hear. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
بشيرا ونذيرا فاعرض اكثرهم فهم لا يسمعون
Arapça (Harekeli)
بَشِيرًا وَنَذِيرًا فَأَعْرَضَ أَكْثَرُهُمْ فَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ
Transliterasyon
Beşîren ve nezîrâ(nezîren), fe a’rada ekseruhum fehum lâ yesmeûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Basheeran wana<span class="u">th</span>eeran faaAAra<span class="u">d</span>aaktharuhum fahum l<span class="u">a</span> yasmaAAoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Müjdecidir ve korkutucu, fakat çoğu yüz çevirmiştir, onlar, duymazlar.
Ali Bulaç
Bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak. Ama çoğu yüz çevirdiler. Artık onlar dinlemezler.
Bayraktar Bayraklı
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilmiştir. Buna rağmen onların çoğu yüz çevirip dinlemezler.
Diyanet İşleri
Bu kitap müjdeleyici ve uyarıcıdır. Fakat onların çoğu yüz çevirdi. Artık dinlemezler.*
Edip Yüksel
Bir müjdeci ve bir uyarıcıdır. Ancak onların çoğunluğu ondan yüz çevirmiştir; onlar işitmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır
O, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilmiştir. Fakat insanların çoğu yüz çevirmişlerdir. Artık onlar gerçeği işitmezler.
Erhan Aktaş
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak. Fakat insanların çoğu ondan yüz çevirmekte ve onu dinlememektedirler.
Hakkı Yılmaz
(2-4)Arapça bir Kur’ân, müjdeleyici ve uyarıcı olarak, bilen bir toplum için âyetleri ayrıntılı olarak açıklanmış/ bölüm bölüm ayrılmış, yarattığı bütün canlılara dünyada çokça merhamet eden, engin merhamet sahibi Allah'tan indirilmiş bir kitap! Buna rağmen onların çoğu yüz çevirmişlerdir. Artık onlar kulak vermezler.
Muhammed Esed
güzel haberleri müjdeleyici ve uyarıcı olarak. Fakat (bu ilahî kelâm insanlara ne zaman tebliğ edilse) çoğu yüz çevirir ki (mesajını) duymasınlar;
Mustafa İslamoğlu
bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak: ama (uyarılanlar var ya), onların çoğu yüz çevirmiştir; artık onlar işitmezler.
Suat Yıldırım
Bu kitap, Allah'ın rahmeti ile müjdelemek, cezasını haber vererek uyarmak için gönderildi. Buna rağmen insanların çoğu ondan yüz çevirdiler. Onlar artık dinlemezler.
Süleyman Ateş
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak (gönderilmiştir). Fakat çokları yüz çevirmiştir; onlar işitmezler.
Şaban Piriş
Müjdeci ve uyarıcıdır. Oysa çokları işitmeyerek yüz çevirmiştir.
Yaşar Nuri Öztürk
Muştulayıcı ve uyarıcı olarak. Onların pek çoğu yüz çevirdi; kulak verip dinlemezler onlar.
Edip-Layth-Martha
A bearer of good news, and a warner. But most of them turn away; they do not hear.
Muhammad Asad
to be a herald of glad tidings as well as a warning. And yet, [whenever this divine writ is offered to men,] most of them turn away, so that they cannot hear [its message];*
Rashad Khalifa
A bearer of good news, as well as a warner. However, most of them turn away; they do not hear.,
The Monotheist Group
A bearer of good news, and a warner. But most of them turn away; they do not hear.