Fussilet Sûresi41. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (9 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1إنinneşüphesizIndeed,
2الذينelleƶīneonlarthose who
3كفرواك ف رKFRkeferūinkar ettilerdisbelieve
4بالذكرذ ك رZ̃KRbiƶ-ƶikriZikr'i (Kur'an'ı)in the Reminder
5لماlemmāwhen
6جاءهمج ي اCYEcā'ehumkendilerine gelenit comes to them.
7وإنهve innehuhalbuki oAnd indeed, it
8لكتابك ت بKTBlekitābunbir Kitaptır(is) surely a Book
9عزيزع ز زAZZǎzīzunazizmighty.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ان الذين كفروا بالذكر لما جاءهم وانه لكتب عزيز

Arapça (Harekeli)

إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا بِالذِّكْرِ لَمَّا جَاءَهُمْ وَإِنَّهُ لَكِتَابٌ عَزِيزٌ

Transliterasyon

İnnellezîne keferû biz zikri lemmâ câehum, ve innehu le kitâbun azîz(azîzun).

Transliteration (Eng.)

Inna alla<span class="u">th</span>eena kafaroo bi<span class="b">al</span><span class="u">thth</span>ikrilamm<span class="u">a</span> j<span class="u">a</span>ahum wa-innahu lakit<span class="u">a</span>bun AAazeez<span class="b">un</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Kur'ân, kendisine tebliğ edildikten sonra kâfir olanlar; ve hem de şüphe yok ki bu Kur'ân, eşsiz ve üstün bir kitaptır ki;

Ali Bulaç

Şüphesiz, kendilerine zikir gelince onu inkar edenler (ateşin içine bırakılırlar); oysa o, aziz (şerefi yüksek, üstün) bir Kitap'tır.

Bayraktar Bayraklı

Kendilerine geldiğinde Kur'ân'ı inkâr edenler de saklanamazlar. Çünkü o Kur'ân eşsiz bir kitaptır.

Diyanet İşleri

Kendilerine Kitap geldiğinde onu inkâr edenler (şüphesiz bunun sonucuna katlanacaklardır). Halbuki o, eşsiz bir kitaptır.

Edip Yüksel

Kendilerine mesaj ulaştıktan sonra onu inkâr edenler bilsin ki o üstün bir kitaptır.*

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'ân kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler, mutlaka cezalarını çekceklerdir. O gerçekten çok değerli bir kitaptır.

Erhan Aktaş

Onlar, kendilerine zikir* geldiği zaman onu yalanladılar. Kuşkusuz O, yüce bir Kitap’tır.

Hakkı Yılmaz

(41,42)Şüphesiz Öğüt/Kur’ân kendilerine geldiğinde onu bilerek reddeden kimseler... Ve şüphesiz o Öğüt/Kitap, en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen/sağlam yapan, övülen, övgüye lâyık bulunan tarafından indirilmedir. Önünden ve ardından/ hiçbir tarafından kendisine bâtılın gelmediği çok şerefli bir kitaptır.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, kendilerine gelen bu uyarıyı inkar edenler (var ya, işte onlar hüsrana uğrayanlardır); çünkü o yüce bir ilahî kelâmdır:

Mustafa İslamoğlu

Şüphesiz onlar, kendilerine ulaştığı halde bu ilahi uyarıyı inkar edenlerdendir: çünkü o, elbette pek yüce bir Kitaptır.

Suat Yıldırım

41, 42. Kendilerine gelen bu şanı yüce dersi inkâr edenler elbette cezadan kurtulamazlar. Halbuki o eşsiz ve pek kıymetli bir kitaptır. Öyle bir kitaptır ki batıl ona ne önünden, ne ardından, hiç bir taraftan yol bulamaz. (Tam hüküm ve hikmet sahibi, bütün hamdlerin ve övgülerin sahibi) o Hakîm ve Hamîd tarafından indirilmiştir.

Süleyman Ateş

Onlar, kendilerine gelen Kur'an'ı inkar ettiler. Halbuki o, öyle eşsiz bir Kitaptır,

Şaban Piriş

Kitap kendilerine geldiğinde onu inkar ettiler. Oysa o, eşsiz bir kitaptır.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar, o Zikir'i, kendilerine geldiğinde inkar ettiler. Halbuki o, eşsiz yücelikte bir Kitap'tır.

Edip-Layth-Martha

Surely, those who have rejected the Reminder when it came to them; and it is an Honorable book.*

Muhammad Asad

Verily, they who are bent on denying the truth of this reminder as soon as it comes to them - [they are the losers]: for, behold, it is a sublime divine writ:

Rashad Khalifa

Those who have rejected the Quran's proof when it came to them, have also rejected an Honorable book.*,

The Monotheist Group

Those who have rejected the Reminder when it came to them; and it is an Honorable Book.