Fussilet Sûresi45. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (18 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولقد | — | veleḳad | ve andolsun | And certainly, |
| 2 | آتينا | ا ت يETY | āteynā | biz vermiştik | We gave |
| 3 | موسى | — | mūsā | Musa'ya | Musa |
| 4 | الكتاب | ك ت بKTB | l-kitābe | Kitabı | the Book, |
| 5 | فاختلف | خ ل فḢLF | feḣtulife | fakat ayrılığa düşülmüştü | but disputes arose |
| 6 | فيه | — | fīhi | onda | therein. |
| 7 | ولولا | — | velevlā | ve eğer olmasaydı | And had it not been |
| 8 | كلمة | ك ل مKLM | kelimetun | bir söz | (for) a word |
| 9 | سبقت | س ب قSBG | sebeḳat | geçmiş | (that) preceded |
| 10 | من | — | min | -nden | from |
| 11 | ربك | ر ب بRBB | rabbike | Rabbi- | your Lord, |
| 12 | لقضي | ق ض يGŽY | leḳuDiye | derhal hüküm verilirdi | surely, would have been settled |
| 13 | بينهم | ب ي نBYN | beynehum | aralarında | between them. |
| 14 | وإنهم | — | veinnehum | fakat onlar | But indeed, they |
| 15 | لفي | — | lefī | içindedirler | surely (are) in |
| 16 | شك | ش ك كŞKK | şekkin | bir kuşku | doubt |
| 17 | منه | — | minhu | ondan | about it |
| 18 | مريب | ر ي بRYB | murībin | işkilli | disquieting. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولقد ءاتينا موسى الكتب فاختلف فيه ولولا كلمة سبقت من ربك لقضى بينهم وانهم لفى شك منه مريب
Arapça (Harekeli)
وَلَقَدْ آتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ فَاخْتُلِفَ فِيهِ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِن رَّبِّكَ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْ وَإِنَّهُمْ لَفِي شَكٍّ مِّنْهُ مُرِيبٍ
Transliterasyon
Ve lekad âteynâ mûsel kitâbe fahtulife fîh|i|, ve lev lâ kelimetun sebekat min rabbike le kudıye beynehum, ve innehum lefî şekkin minhu murîb(murîbin).
Transliteration (Eng.)
Walaqad <span class="u">a</span>tayn<span class="u">a</span> moos<span class="u">a</span>alkit<span class="u">a</span>ba fa<span class="b">i</span>khtulifa feehi walawl<span class="u">a</span> kalimatunsabaqat min rabbika laqu<span class="u">d</span>iya baynahum wa-innahum lafeeshakkin minhu mureeb<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve andolsun ki biz Mûsâ'ya da kitap verdik de o kitapta ihtilâfa düştüler ve eğer Rabbinden azaplarının mukadder bir zamâna tehîr edilmesi hakkında bir emir verilmemiş olsaydı çoktan hükmedilirdi aralarında ve şüphe yok ki onlar, bu hususta elbette şüphe içindeler, tereddüde düşmüşler.
Ali Bulaç
Andolsun, Musa'ya kitabı verdik, fakat onda anlaşmazlığa düşüldü. Eğer Rabbinden (daha önce) bir söz geçmiş (verilmiş) olmasaydı, mutlaka aralarında hüküm verilmiş (iş bitirilmiş)ti. Gerçekten onlar, bundan yana kuşku verici bir tereddüt içindedirler.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun biz Mûsâ'ya kitabı verdik, onda da ayrılığa düşüldü. Eğer Rabbinden, önceden verilmiş bir söz olmasaydı, aralarında hüküm verilecekti. Onlar Kur'ân hakkında derin bir şüphe içindedirler.
Diyanet İşleri
Andolsun biz Musa'ya Kitab'ı verdik, onda da ayrılığa düşüldü. Eğer Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, aralarında derhal hükmedilirdi (işleri bitirilirdi). Onlar Kur'an hakkında derin bir şüphe içindedirler.*
Edip Yüksel
Biz Musa'ya kitabı (İbranice) verdik, onda da anlaşmazlığa düştüler. Rabbinin vermiş olduğu bir söz olmasaydı aralarında yargı verilirdi. Gerçekten onlar ondan kuşku ve şüphe içindedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Andolsun ki biz Musa'ya Tevrat'ı vermiştik de onda ihtilafa düşmüşlerdi. Eğer Rabbin tarafından azabın ertelenmesine dair bir söz geçmeseydi mutlaka aralarında hüküm verilirdi. Gerçekten onlar Kur'ân hakkında bir şüphe ve tereddüt içindedirler.
Erhan Aktaş
Ant olsun ki Biz, Musa’ya Kitap’ı vermiştik de onda görüş ayrılığına düştüler. Eğer Rabb’inin önceden verilmiş bir kararı olmasaydı*, aralarında hemen hüküm verilir, işleri bitirilirdi. Onlar, Kur’an hakkında derin bir kuşku içindeler.
Hakkı Yılmaz
Ve andolsun ki Biz Mûsâ'ya Kitab'ı vermiştik de onda anlaşmazlığa düşüldü. Eğer Rabbin tarafından geçmiş Söz* olmasaydı kesinlikle aralarında gerçekleştirilmişti. Ve şüphesiz onlar, bundan [Kur’ân'dan] kesinlikle şüpheci bir yetersiz bilgi içindedirler.
Muhammed Esed
Biz Musa'ya da daha önce vahiy indirmiştik, sonra onun üzerinde ihtilaflar başlamıştı. Ve (o zaman, şimdiki gibi,) Rabbinden gelen bir buyruk bulunmamış olsaydı, her şey onlar arasında (başından) kararlaştırılmış olurdu. Aslında onlar, (bu ilahî kelâma inanmayanlar,) onun uyarı ve öğütleri hakkında şüpheye varan büyük bir tereddüt içindedirler.
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu Biz Musa'ya da kitap vermiştik ve onun hakkında da ihtilaf edilmişti. Ve eğer Rabbin tarafından daha önce konulmuş kesin bir yasa olmasaydı, haklarında hüküm hemen infaz edilirdi: Yine de onlar, bundan dolayı tereddütlü bir şüphe içindedirler.
Suat Yıldırım
Gerçekten Biz Mûsâ'ya da kitap vermiştik de Kur'ân hakkında bunlar ihtilaf ettiği gibi, onun hakkında da ihtilaf edilmişti. Eğer Rabbinden haklarındaki azabı erteleme ve hükmü kıyamete bırakma şeklinde daha önce bir hüküm verilmiş olmasaydı, onların işleri bitmişti bile! Bu gerçeğe rağmen onlar hâlâ bundan derin bir şüphe içindedirler.
Süleyman Ateş
Andolsun biz Musa'ya Kitabı vermiştik, onda da ayrılığa düşülmüştü. Eğer Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, aralarında derhal hüküm verilir(işleri bitirilir)di. Onlar ondan işkilli bir kuşku içindedirler.
Şaban Piriş
Musaya da kitap vermiştik. Onda da anlaşmazlığa düşüldü. Rabbinden bir söz çıkmış olmasaydı hemen aralarında hüküm verilirdi. Onlar, ondan yine de şüphe ve endişe içindedirler.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, biz Musa'ya Kitap'ı verdik de onda ihtilafa düşüldü. Eğer Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, aralarında iş mutlaka bitirilirdi. Hiç kuşkusuz onlar, Kur'an hakkında, sürekli işkillendiren bir içindedirler.
Edip-Layth-Martha
We have given Moses the book, but it was disputed in. Had it not been for your Lord's predetermined decision, they would have been judged immediately. Indeed, they harbor many doubts about it.
Muhammad Asad
Thus, too, have We vouchsafed revelation unto Moses aforetime, and thereupon disputes arose about it.* And [then, as now,] had it not been for a decree that had already gone forth from thy Sustainer, all would indeed have been decided between them [from the outset].* As it is, behold, they [who will not believe in this divine writ] are in grave doubt, amounting to suspicion, about what it portends.*
Rashad Khalifa
We have given Moses the scripture and it was also disputed. If it were not for your Lord's predetermined decision, they would have been judged immediately. Indeed, they harbor too many doubts.,
The Monotheist Group
And We have given Moses the Book, but it was disputed in. And had it not been for the predetermined decision of your Lord, they would have been judged immediately. Indeed, they harbor many doubts about it.