Fussilet Sûresi47. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (28 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إليه | — | ileyhi | O'na | To Him |
| 2 | يرد | ر د دRD̃D̃ | yuraddu | döndürülür | is referred |
| 3 | علم | ع ل مALM | ǐlmu | bilgisi | (the) knowledge |
| 4 | الساعة | س و عSVA | s-sāǎti | sa'at (kıyamet) | (of) the Hour. |
| 5 | وما | — | ve mā | ve | And not |
| 6 | تخرج | خ ر جḢRC | teḣrucu | çıkmaz | comes out |
| 7 | من | — | min | any | |
| 8 | ثمرات | ث م رS̃MR | ṧemerātin | meyvalar | fruits |
| 9 | من | — | min | -ndan | from |
| 10 | أكمامها | ك م مKMM | ekmāmihā | kabukları- | their coverings, |
| 11 | وما | — | ve mā | and not | |
| 12 | تحمل | ح م لḪML | teHmilu | gebe kalmaz | bears |
| 13 | من | — | min | hiçbir | any |
| 14 | أنثى | ا ن ثENS̃ | unṧā | dişi | female |
| 15 | ولا | — | ve lā | ve | and not |
| 16 | تضع | و ض عVŽA | teDeǔ | doğurmaz | gives birth |
| 17 | إلا | — | illā | olmadan | except |
| 18 | بعلمه | ع ل مALM | biǐlmihi | O'nun bilgisi | with His knowledge. |
| 19 | ويوم | ي و مYVM | ve yevme | ve (o) gün | And (the) Day |
| 20 | يناديهم | ن د وND̃V | yunādīhim | onlara seslenildiği | He will call them, |
| 21 | أين | — | eyne | nerede? | """Where (are)" |
| 22 | شركائي | ش ر كŞRK | şurakāī | ortaklarım | "My partners?""" |
| 23 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | demişlerdir | They will say, |
| 24 | آذناك | ا ذ نEZ̃N | āƶennāke | sana arz ederiz ki | """We announce (to) You," |
| 25 | ما | — | mā | yok | not |
| 26 | منا | — | minnā | bizden | among us |
| 27 | من | — | min | hiçbir | any |
| 28 | شهيد | ش ه دŞHD̃ | şehīdin | gören | "witness.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
اليه يرد علم الساعة وما تخرج من ثمرت من اكمامها وما تحمل من انثى ولا تضع الا بعلمه ويوم يناديهم اين شركاءى قالوا ءاذنك ما منا من شهيد
Arapça (Harekeli)
إِلَيْهِ يُرَدُّ عِلْمُ السَّاعَةِ وَمَا تَخْرُجُ مِن ثَمَرَاتٍ مِّنْ أَكْمَامِهَا وَمَا تَحْمِلُ مِنْ أُنثَى وَلَا تَضَعُ إِلَّا بِعِلْمِهِ وَيَوْمَ يُنَادِيهِمْ أَيْنَ شُرَكَائِي قَالُوا آذَنَّاكَ مَا مِنَّا مِن شَهِيدٍ
Transliterasyon
İleyhi yureddu ilmus sâah(sâati), ve mâ tahrucu min semerâtinmin ekmâmihâ ve mâ tahmilu min unsâ ve lâ tedau illâ bi ilmih|î|, ve yevme yunâdîhim eyne şurekâî kâlû âzennâke mâ minnâ min şehîd(şehîdin).
Transliteration (Eng.)
Ilayhi yuraddu AAilmu a<span class="b">l</span>ss<span class="u">a</span>AAatiwam<span class="u">a</span> takhruju min thamar<span class="u">a</span>tin min akm<span class="u">a</span>mih<span class="u">a</span>wam<span class="u">a</span> ta<span class="u">h</span>milu min onth<span class="u">a</span> wal<span class="u">a</span> ta<span class="u">d</span>aAAuill<span class="u">a</span> biAAilmihi wayawma yun<span class="u">a</span>deehim ayna shurak<span class="u">a</span>-eeq<span class="u">a</span>loo <span class="u">ath</span>ann<span class="u">a</span>ka m<span class="u">a</span> minn<span class="u">a</span> minshaheed<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kıyâmetin, ne vakit kopacağına dâir bilgi, Allah'a âittir ve onun hükmü ve bilgisi olmadan meyveler, tomurcuklarından ve kabuklarından çıkamaz ve hiçbir kadın gebe kalamaz ve çocuğunu doğuramaz ve o gün, nerede şeriklerim diye nidâ edilir onlara da, sana bildirdik zâten derler, bu hususta bir tanığımız bile yok.
Ali Bulaç
Kıyamet-saatinin ilmi O'na döndürülür. O'nun ilmi olmaksızın, hiçbir meyve tomurcuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz da. Onlara: "Benim ortaklarım nerede" diye sesleneceği gün, dediler ki: "Sana arzettik ki, bizden hiçbir şahid yok."
Bayraktar Bayraklı
Kıyametin bilgisi, yalnızca Allah'a aittir. Allah'ın bilgisi olmadan ne bir meyve kabuğu çıkar, ne de bir dişi, gebe kalıp doğurur. O gün Allah müşriklere, “Nerede ortaklarım?” diye seslenecek. Onlar da, “Bizden bir tanık olmadığını sana arzederiz” derler.
Diyanet İşleri
Kıyamet gününün bilgisi, O'na havale edilir. O'nun bilgisi dışında hiçbir meyve (çekirdeği) kabuğunu yarıp çıkamaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Allah onlara: Ortaklarım nerede! diye seslendiği gün: Buna dair bizden hiçbir şahit olmadığını sana arzederiz, derler.
Edip Yüksel
O anın bilgisi O'nun katındadır. O'nun bilgisi olmadan ne meyveler kabuklarından çıkabilir ne de bir dişi gebe kalır veya doğum yapar. "Hani benim ortaklarım nerede?" diye onlara seslendiği gün onlar: "Hiçbirimizin buna şahitlik etmediğini sana arzederiz" derler.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Kıyamet zamanını bilmek ancak Allah'a havale edilir. Onun bilgisi dışında hiçbir meyve kabuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Allah onlara: "Bana koştuğunuz ortaklarım nerede?" diye seslendiği gün, onlar: "Senin ortağın olduğuna dair bizden hiçbir şahit olmadığını sana arz ederiz." derler.
Erhan Aktaş
O Sa’at’ın* bilgisi yalnızca O’na havale olunur. O’nun bilgisi* dışında hiçbir ürün kabuğundan çıkmaz. Hiçbir dişi hamile kalmaz ve doğum yapmaz. Onlara: “Bana ortak koştuklarınız nerede?” diye seslenileceği gün, onlar: “Bizden bir tanık olmadığını* Sana bildiririz.” derler.
Hakkı Yılmaz
O saatin bilgisi sadece Allah'a bırakılır. Onun bilgisi dışında hiçbir meyve kabuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz, düşük yapmaz. Ve Allah, onlara: “Benim ortaklarım nerede?” diye seslendiği gün, onlar: “Bizden hiçbir şâhit olmadığını Sana arz ederiz” derler.
Muhammed Esed
Son Saat'in ne zaman geleceği bilgisi yalnız O'nun katındadır. O'nun bilgisi olmadan ne meyveler kabuklarını çatlatır, ne de bir dişi gebe kalır veya doğurur. O Gün Allah, onlara: "Benim şu (sözde) ortaklarım neredeler şimdi?" diye seslendiğinde (hiç tereddütsüz) cevap verecekler: "İtiraf ederiz ki hiç birimiz (başkasının senin ilahlığına ortak olduğuna) tanık olmuş değiliz!"
Mustafa İslamoğlu
Son Saat'in bilgisi yalnız O'na havale edilir. Hem O'nun bilgisi olmadan ne meyve çekirdekleri kabuklarını çatlatabilecek, ne de herhangi bir dişi gebe kalabilecektir; dahası, doğuramaz bile. Ve o gün onlara "Hani, nerede ortaklarım(!)?" diye seslenen biri çıkar; onlar "Sana itiraf ederiz ki, bizden hiç kimse (buna) asla tanık olmamıştır" diye cevap verirler.
Suat Yıldırım
Kıyamet (yani dirilme) vaktini yalnız O bilir. O'nun bilgisi ve izni olmaksızın, ne bir meyve tomurcuğundan çıkabilir, ne her hangi bir dişi hamile kalabilir, ne hâmile olan biri yavrusunu doğurabilir. Gün gelir: “Neredeymiş Bana ortak saydığınız putlar? ” diye nida eder de, müşrikler: “İçimizden buna şahitlik edecek bir tek kişi bile olmadığını Sana arz ederiz! ” derler. [7, 187; 79, 44; 6, 59; 13, 8; 35, 11]*
Süleyman Ateş
(Duruşma) Sa'ati(ni) bilmek, Allah'a havale edilir. O'nun bilgisi olmadan ne meyvalar kabuklarından çıkar, ne bir dişi gebe kalır ve ne de doğurur. (Alah) Onlara: "Ortaklarım nerede?" diye ünlediği gün: "Sana arz ederiz ki bizden hiçbir gören yok." dermişlerdir.
Şaban Piriş
(Kıyamet) Saatinin bilgisi Allaha aittir. Onun bilgisi olmadan ne meyveler kabuklarından çıkar; ne bir dişi hamile kalır ve ne de doğurur. Allah; onlara:-Nerede ortaklarım? diye seslendiği gün:-Bir şahidimiz olmadığını sana bildiririz, derler.
Yaşar Nuri Öztürk
Kıyamet saatine ilişkin bilgi, Allah'a bırakılır. Onun ilmi dışında ne meyvalar kabuğundan çıkar ne de bir dişi gebe kalır veya doğurur. "Ortaklarım nerede" diye seslendiği gün, şöyle diyeceklerdir: "Bizden hiçbir tanık olmadığını sana arz ederiz."
Edip-Layth-Martha
To Him belongs the knowledge regarding the moment. No fruit emerges from its sheath, nor does any female conceive or give birth, except by His knowledge. On the day He asks them: "Where are My partners?" They will say, "By your leave, none of us will testify to that."*
Muhammad Asad
In Him alone is vested the knowledge of when the Last Hour will come. And no fruit bursts forth from its calyx, and no female ever conceives, nor ever gives birth, save with His knowledge. And so, on the Day when He shall call out to them, Where, now, are those [alleged] partners of Mine?" - they will [surely] answer, We confess unto Thee that none of us can bear witness [to anyone's having a share in Thy divinity]!"
Rashad Khalifa
With Him is the knowledge about the Hour (end of the world). No fruits emerge from their sheaths, nor does any female conceive or give birth, without His knowledge. The day will come when He asks them: "Where are those idols that you set up beside Me?" They will say, "We proclaim to You that none of us bears witness to that."*,
The Monotheist Group
To Him belongs the knowledge regarding the Hour. And no fruit emerges from its sheath, nor does any female conceive or give birth, except by His knowledge. And on the Day He asks them: "Where are My partners?" They will say: "With your permission, none of us will bear witness to such!"