Şura Sûresi26. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ويستجيب | ج و بCVB | ve yestecību | ve dileklerini kabul eder | And He answers |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | kimselerin | those who |
| 3 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | inanan(ların) | believe |
| 4 | وعملوا | ع م لAML | ve ǎmilū | ve yapanların | and do |
| 5 | الصالحات | ص ل حṦLḪ | S-SāliHāti | iyi işler | righteous deeds |
| 6 | ويزيدهم | ز ي دZYD̃ | ve yezīduhum | ve onlara daha fazlasını verir | and increases (for) them |
| 7 | من | — | min | -nden | from |
| 8 | فضله | ف ض لFŽL | feDlihi | lutuf ve keremi- | His Bounty. |
| 9 | والكافرون | ك ف رKFR | velkāfirūne | kafirlere gelince | And the disbelievers - |
| 10 | لهم | — | lehum | onlara da vardır | for them |
| 11 | عذاب | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābun | bir azab | (will be) a punishment |
| 12 | شديد | ش د دŞD̃D̃ | şedīdun | çetin | severe. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ويستجيب الذين ءامنوا وعملوا الصلحت ويزيدهم من فضله والكفرون لهم عذاب شديد
Arapça (Harekeli)
وَيَسْتَجِيبُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَيَزِيدُهُم مِّن فَضْلِهِ وَالْكَافِرُونَ لَهُمْ عَذَابٌ شَدِيدٌ
Transliterasyon
Ve yestecîbullezîne âmenû ve amilûs sâlihâti ve yezîduhum min fadlih|î|, vel kâfirûne lehum azâbun şedîd(şedîdun).
Transliteration (Eng.)
Wayastajeebu alla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manoowaAAamiloo a<span class="b">l</span><span class="u">ssa</span>li<span class="u">ha</span>ti wayazeeduhum min fa<span class="u">d</span>lihiwa<span class="b">a</span>lk<span class="u">a</span>firoona lahum AAa<span class="u">tha</span>bun shadeed<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İnanan ve iyi işlerde bulunanların dileklerine icâbet eder ve onlar hakkındaki ihsân ve keremini, lütfuyla arttırır ve kâfirlere gelince: Onlaradır çetin azap.
Ali Bulaç
O, iman edip salih amellerde bulunanlara icabet eder ve onlara Kendi fazlından arttırır. Kafirlere gelince; onlara şiddetli bir azap vardır.
Bayraktar Bayraklı
İnanıp iyi amel yapanların duasını kabul eder ve onlara kendi lütfundan fazlasıyla verir. Kâfirler için şiddetli bir azap vardır.
Diyanet İşleri
Allah, iman edip iyi işler yapanların tevbesini kabul eder, lütfundan onlara, fazlasını verir. Kafirlere gelince, onlara da çetin bir azap vardır.
Edip Yüksel
Gerçeği onaylayıp erdemli davrananların çağrısına cevap verir ve onlara lütfunu arttırır. İnkarcılar ise çetin bir cezayı haketmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah iman edip, salih amel işleyenlerin tevbesini kabul eder, onlara lütfundan daha fazlasını verir. Kâfirler için ise şiddetli bir azap vardır.
Erhan Aktaş
İman edip salihatı yapanların isteklerini kabul eder ve onlara lütfundan daha fazlasını verir. Gerçeği yalanlayan nankörlere ise şiddetli bir azap vardır.
Hakkı Yılmaz
Ve O, iman etmiş ve düzeltmeye yönelik işler yapanlara karşılık verir ve onlara armağanlarından daha fazlasını verir. Kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenler ise, şiddetli bir azap onlar içindir.
Muhammed Esed
inanıp doğru ve yararlı işler yapanların dileklerini kabul eden; ve (O'dur öteki dünyada) lütfuyla onlara (hak ettiklerinden) fazlasını verecek olan. Hakikati inkar edenleri (yalnızca) çetin bir azap beklemektedir.
Mustafa İslamoğlu
iman edip o imana uygun davranışta bulunanların (dualarını) kabul eder ve kendi lutfundan onların payını artırır; ama hakkı inkar edenleri çetin bir azap beklemektedir.
Suat Yıldırım
Hem iman edip makbul ve güzel işler yapanların dualarına karşılık verir, hatta lütuf ve ihsanından onların ödüllerini artırır. Kâfirlere ise şiddetli bir azap vardır.
Süleyman Ateş
İnanan ve iyi işler yapanların dileklerini kabul eder; lutuf ve kereminden onlara, daha fazlasını da verir. Kafirlere gelince: onlara da çetin bir azab vardır.
Şaban Piriş
İman eden ve doğruları yapanlara icabet eder ve onlara lütfunu artırır. Kafirlere gelince, onlara şiddetli bir azap vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanların dualarını O cevaplıyor, lütfundan onlara fazlasını O veriyor. İnkarcılara da şiddetli bir azap var.
Edip-Layth-Martha
Those who acknowledge and promote reforms respond to Him, and He increases for them His blessings. As for the ingrates, they have incurred a severe retribution.
Muhammad Asad
and responds unto all who attain to faith and do righteous deeds; and [it is He who, in the life to come,] will give them, out of His bounty, far more [than they will have deserved], whereas for the deniers of the truth there is [but] suffering severe in store.
Rashad Khalifa
Responding to Him are those who believe and lead a righteous life. He will shower them with His blessings. As for the disbelievers, they have incurred a severe retribution.,
The Monotheist Group
And those that believe and do good works respond to Him, and He increases for them His blessings. As for the rejecters, they have incurred a severe retribution.