Şura Sûresi35. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ويعلم | ع ل مALM | ve yeǎ'leme | ve bilsinler | And may know |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | those who | |
| 3 | يجادلون | ج د لCD̃L | yucādilūne | tartışanlar | dispute |
| 4 | في | — | fī | hakkında | concerning |
| 5 | آياتنا | ا ي يEYY | āyātinā | ayetlerimiz | Our Signs |
| 6 | ما | — | mā | olmadığını | (that) not |
| 7 | لهم | — | lehum | kendileri için | for them |
| 8 | من | — | min | hiçbir | any |
| 9 | محيص | ح ي صḪYṦ | meHīSin | kaçacak yer | place of refuge. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ويعلم الذين يجدلون فى ءايتنا ما لهم من محيص
Arapça (Harekeli)
وَيَعْلَمَ الَّذِينَ يُجَادِلُونَ فِي آيَاتِنَا مَا لَهُم مِّن مَّحِيصٍ
Transliterasyon
Ve ya’lemellezîne yucâdilûne fî âyâtinâ, mâ lehum min mahîs(mahîsin).
Transliteration (Eng.)
WayaAAlama alla<span class="u">th</span>eena yuj<span class="u">a</span>diloonafee <span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tin<span class="u">a</span> m<span class="u">a</span> lahum min ma<span class="u">h</span>ee<span class="u">s</span><span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Delillerimiz hakkında cedelleşmeye kalkışanlar, bilsinler ki onlara hiçbir yer yok ki kaçıp da kurtulsunlar.
Ali Bulaç
(Öyle ki) Ayetlerimiz hakkında mücadele edenler, kendileri için hiçbir kaçacak yer olmadığını bilip-öğrensinler.
Bayraktar Bayraklı
Böylece âyetlerimiz üzerinde tartışanlar, kendilerine kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.
Diyanet İşleri
Böylece ayetlerimiz üzerinde tartışanlar, kendilerine kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.
Edip Yüksel
Ayetlerimiz ve mucizelerimiz üzerinde tartışanlar kendilerinin kaçacak bir yeri olmadığını bilirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Âyetlerimiz hakkında mücadele edenler bilsinler ki kendileri için kaçacak bir yer yoktur.
Erhan Aktaş
Ayetlerimiz hakkında mücadele edenler, kendileri için sığınacak bir yer olmadığını bilsinler.
Hakkı Yılmaz
(32-35)Denizde dağlar gibi akıp gidenler de O'nun alâmetlerinden/ göstergelerindendir. Eğer O dilerse rüzgârı durdurur da giden gemiler denizin sırtında duruverirler. Şüphesiz bunda tüm çok sabreden ve kendisine verilen nimetlerin karşılığını çok çok ödeyen kimseler için nice alâmetler/ göstergeler vardır. Yahut Allah, onların kazandıkları şeyler sebebiyle o gemileri değişime/ yıkıma uğratır. Birçoğunu da bağışlar. Ve âyetlerimiz/ alâmetlerimiz/ göstergelerimiz hakkında mücâdele edenler kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilirler.
Muhammed Esed
Ve bilsinler ki, mesajlarımızı sorgulayanlar için kurtuluş yoktur.
Mustafa İslamoğlu
Ve ayetlerimiz hakkında polemik yapanlar, asla sığınacak bir yer bulamayacaklarını iyi bilmelidirler.
Suat Yıldırım
32, 33, 34, 35. Denizlerde dağlar gibi akıp giden gemiler de O'nun kudretinin ve hikmetinin delillerindendir. Eğer O dilerse rüzgârı durdurur, gemiler de denizin üstünde durakalır. Elbette bunda sabrı ve şükrü bol olanlar için alacak ibretler vardır. Yahut işledikleri günahlar sebebiyle o gemileri batırır, günahların birçoğunu da affeder. Böyle yapmasının bir sebebi de, âyetlerimiz hakkında tartışanların kaçacak bir yerleri olmadığını onlara bildirmektir.*
Süleyman Ateş
Ki ayetlerimiz hakkında tartışanlar, kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.
Şaban Piriş
Ayetlerimiz hakkında mücadele edenler bilsinler ki onların kaçıp kurtulacağı bir yer yoktur.
Yaşar Nuri Öztürk
Ki ayetlerimiz hakkında tartışıp duranlar kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.
Edip-Layth-Martha
Those who dispute Our signs may know that they have no place to hide.
Muhammad Asad
And let them know, those who call Our mes­sages in question,* that for them there is no escape.
Rashad Khalifa
Those who argue against our proofs will find out that they have no basis.,
The Monotheist Group
And that those who dispute in Our signs may know that they have no place to hide.