Şura Sûresi34. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (7 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1أوevyahutOr
2يوبقهنو ب قVBGyūbiḳhunneonları helak ederHe could destroy them
3بماbimāyüzündenfor what
4كسبواك س بKSBkesebūyaptıkları (işler)"they have earned;"
5ويعفع ف وAFVveyeǎ'fuve affeder (kurtarır)but He pardons
6عنǎn[from]
7كثيرك ث رKS̃Rkeṧīrinbirçoğunu damuch.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

او يوبقهن بما كسبوا ويعف عن كثير

Arapça (Harekeli)

أَوْ يُوبِقْهُنَّ بِمَا كَسَبُوا وَيَعْفُ عَن كَثِيرٍ

Transliterasyon

Ev yûbıkhunne bimâ kesebû ve ya’fu an kesîr(kesîrin).

Transliteration (Eng.)

Aw yoobiqhunna bim<span class="u">a</span> kasaboo wayaAAfuAAan katheer<span class="b">in</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Yahut da, kazandıkları suçlar yüzünden fırtınalarla helâk eder gemileri ve çoğunu da bağışlar.

Ali Bulaç

Ya da kazandıkları dolayısıyla onları yok eder, bir çoğunu da affeder.

Bayraktar Bayraklı

Yahut yaptıkları yüzünden onları helâk eder, birçoğunu da bağışlar.

Diyanet İşleri

Yahut yaptıkları yüzünden onları helak eder. Birçoğunu da affeder (kurtarır).

Edip Yüksel

Yahut, yaptıkları yüzünden onları yok eder. Bunun yerine birçoğunu da bağışlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yahut da Allah kazandıkları günahlar yüzünden onları helâk eder ve birçoğunu da bağışlar.

Erhan Aktaş

Veya yaptıkları şeylerden dolayı onları yok eder veya birçoğunu bağışlar.

Hakkı Yılmaz

(32-35)Denizde dağlar gibi akıp gidenler de O'nun alâmetlerinden/ göstergelerindendir. Eğer O dilerse rüzgârı durdurur da giden gemiler denizin sırtında duruverirler. Şüphesiz bunda tüm çok sabreden ve kendisine verilen nimetlerin karşılığını çok çok ödeyen kimseler için nice alâmetler/ göstergeler vardır. Yahut Allah, onların kazandıkları şeyler sebebiyle o gemileri değişime/ yıkıma uğratır. Birçoğunu da bağışlar. Ve âyetlerimiz/ alâmetlerimiz/ göstergelerimiz hakkında mücâdele edenler kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilirler.

Muhammed Esed

ya da yapıp-ettiklerinden dolayı onları yok eder: (her şeye rağmen) Allah çok bağışlayıcıdır.

Mustafa İslamoğlu

Bir ihtimal onları kazançlarıyla birlikte helak da edebilir; ne ki bir çoğunu affetmektedir.

Suat Yıldırım

32, 33, 34, 35. Denizlerde dağlar gibi akıp giden gemiler de O'nun kudretinin ve hikmetinin delillerindendir. Eğer O dilerse rüzgârı durdurur, gemiler de denizin üstünde durakalır. Elbette bunda sabrı ve şükrü bol olanlar için alacak ibretler vardır. Yahut işledikleri günahlar sebebiyle o gemileri batırır, günahların birçoğunu da affeder. Böyle yapmasının bir sebebi de, âyetlerimiz hakkında tartışanların kaçacak bir yerleri olmadığını onlara bildirmektir.*

Süleyman Ateş

Yahut yaptıkları (işler) yüzünden gemileri(n içindekileri) helak eder. Birçoğunu da affeder (kurtarır).

Şaban Piriş

Veya işledikleri sebebiyle onları helak eder, bir çoğunu da affeder.

Yaşar Nuri Öztürk

Yahut onları, içindekilerin kazançları yüzünden mahveder. Ama birçoğunu affediyor;

Edip-Layth-Martha

Or He may drown them, for what they have earned. He overlooks much.

Muhammad Asad

or else He may cause them to perish because of what they have wrought;* and [withal,] He pardons much.

Rashad Khalifa

He can annihilate them, as a consequence of their own works. Instead, He overlooks many (of their sins).,

The Monotheist Group

Or He may drown them, for what they have earned. And He overlooks much.