Şura Sûresi37. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | والذين | — | velleƶīne | ve | And those who |
| 2 | يجتنبون | ج ن بCNB | yectenibūne | onlar kaçınırlar | avoid |
| 3 | كبائر | ك ب رKBR | kebāira | büyük | (the) greater |
| 4 | الإثم | ا ث مES̃M | l-iṧmi | günahlardan | sins |
| 5 | والفواحش | ف ح شFḪŞ | velfevāHişe | ve çirkin işlerden | and the immoralities, |
| 6 | وإذا | — | ve iƶā | ve zaman | and when |
| 7 | ما | — | mā | and when | |
| 8 | غضبوا | غ ض بĞŽB | ğaDibū | kızdıkları | they are angry, |
| 9 | هم | — | hum | onlar | they |
| 10 | يغفرون | غ ف رĞFR | yeğfirūne | affederler | forgive, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
والذين يجتنبون كبئر الاثم والفوحش واذا ما غضبوا هم يغفرون
Arapça (Harekeli)
وَالَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَائِرَ الْإِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ وَإِذَا مَا غَضِبُوا هُمْ يَغْفِرُونَ
Transliterasyon
Vellezîne yectenibûne kebâirel ismi vel fevâhışe ve izâ mâ gadıbûhum yagfirûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eena yajtaniboona kab<span class="u">a</span>-iraal-ithmi wa<span class="b">a</span>lfaw<span class="u">ah</span>isha wa-i<span class="u">tha</span> m<span class="u">a</span> gha<span class="u">d</span>iboohum yaghfiroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve suçların büyüklerinden ve çirkin şeylerden kaçınanlara ve kızdıkları zaman, suçları örtenlere.
Ali Bulaç
(Bunlar,) Büyük günahlardan ve çirkin -utanmazlıklardan kaçınanlar ve gazablandıkları zaman bağışlayanlar,
Bayraktar Bayraklı
Onlar, büyük günahlardan ve hayâsızlıktan kaçınırlar; kızdıklarında da hataları bağışlarlar.
Diyanet İşleri
Onlar, büyük günahlardan ve hayasızlıktan kaçınırlar; kızdıkları zaman da kusurları bağışlarlar.
Edip Yüksel
Onlar ki büyük günahlardan çirkin işlerden kaçınırlar ve kızdıkları zaman bağışlarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
O iman edenler, büyük günahlardan ve hayasızlıktan kaçınırlar. Onlar öfkelendikleri zaman da kusurları bağışlarlar.
Erhan Aktaş
Onlar, günahların büyüğünden ve hayâsızlıktan kaçınan ve öfkelendikleri zaman bağışlayan kimselerdir.
Hakkı Yılmaz
(36-39)İşte, size verilen herhangi bir şey, basit dünya hayatının kazanımıdır. Sadece dünya hayatının geçici bir menfaatidir. Allah katında bulunanlar [nimetler, ödüller] ise; iman etmiş ve sadece Rablerine işin sonucunu havale eden kimseler için, günahın büyüklerinden ve hayâsızlıktan kaçınan ve öfkelendikleri zaman bağışlayan kimseler için, Rablerinin çağrısına cevap veren, salâtı ikame eden [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olma; toplumu aydınlatma kurumları oluşturan-ayakta tutan], işleri de kendi aralarında Şura; “işin en iyi yanını ortaklaşa bulup ortaya çıkarma” olan, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden Allah yolunda harcarlar/ başta yakınları olmak üzere başkalarının nafakalarını temin eden kimseler için ve kendilerine bir haksızlık ve saldırı isabet ettiği zaman birbirleriyle yardımlaşan/ intikam alan kimseler için daha hayırlı ve daha kalıcıdır.
Muhammed Esed
bağışlanmaz günahlardan ve hayasızlıktan kaçınanlar ve öfke bastığında da kolayca affedenler (için);
Mustafa İslamoğlu
İşte onlar, büyük günahlardan ve hayasızca davranışlardan kaçınırlar, dahası öfkeli zamanlarında bile affetme (erdemini) gösterirler.
Suat Yıldırım
Onlar öyle kimselerdir ki büyük günahlardan ve hayasız çirkin işlerden kaçınırlar, kızdıkları zaman öfkelerini yutar, karşıdakinin kusurlarını affederler. [3, 134]
Süleyman Ateş
Onlar büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınırlar; kızdıkları zaman da onlar, affederler.
Şaban Piriş
Günahın büyüğünden ve ahlaksızlıklardan kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlarlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlar, günahın büyüklerinden ve tüm iğrençliklerinden uzak dururlar. Öfkelendikleri zamansa, affedenler onlar olur.
Edip-Layth-Martha
Those who avoid gross sins and lewdness, and when they are angered, they forgive.
Muhammad Asad
and who shun the more heinous sins and abominations; and who, whenever they are moved to anger, readily forgive;
Rashad Khalifa
They avoid gross sins and vice, and when angered they forgive.,
The Monotheist Group
And those who avoid major sins and immorality, and when they are angered, they forgive.