Şura Sûresi38. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | والذين | — | velleƶīne | ve | And those who |
| 2 | استجابوا | ج و بCVB | stecābū | çağrısına gelirler | respond |
| 3 | لربهم | ر ب بRBB | lirabbihim | Rableri için | to their Lord |
| 4 | وأقاموا | ق و مGVM | ve eḳāmū | ve -doğrulur | and establish |
| 5 | الصلاة | ص ل وṦLV | S-Salāte | SaLâTe/Desteğe- | prayer |
| 6 | وأمرهم | ا م رEMR | ve emruhum | ve emrederler | and their affairs |
| 7 | شورى | ش و رŞVR | şūrā | danışmayı | (are conducted by) consultation |
| 8 | بينهم | ب ي نBYN | beynehum | aralarında | among them, |
| 9 | ومما | — | ve mimmā | ve -şeylerden | and from what |
| 10 | رزقناهم | ر ز قRZG | razeḳnāhum | rızıklandırıldıkları- | We have provided them |
| 11 | ينفقون | ن ف قNFG | yunfiḳūne | harcarlar | they spend, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
والذين استجابوا لربهم واقاموا الصلوة وامرهم شورى بينهم ومما رزقنهم ينفقون
Arapça (Harekeli)
وَالَّذِينَ اسْتَجَابُوا لِرَبِّهِمْ وَأَقَامُوا الصَّلَاةَ وَأَمْرُهُمْ شُورَى بَيْنَهُمْ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنفِقُونَ
Transliterasyon
Vellezînestacâbû li rabbihim ve ekâmus salâte ve emruhum şûrâ beynehum ve mimmâ rezaknâhum yunfikûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eena istaj<span class="u">a</span>boolirabbihim waaq<span class="u">a</span>moo a<span class="b">l</span><span class="u">ss</span>al<span class="u">a</span>tawaamruhum shoor<span class="u">a</span> baynahum wamimm<span class="u">a</span> razaqn<span class="u">a</span>humyunfiqoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve Rablerinin dâvetine icâbet edenlere ve namaz kılanlara ve işlerini, aralarında danışarak yapanlara ve onları rızıklandırdığımız şeylerin bir kısmını ayırıp yoksulları doyuranlara, hayra harcayanlara.
Ali Bulaç
Rablerine icabet edenler, namazı dosdoğru kılanlar, işleri kendi aralarında şura ile olanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak edenler,
Bayraktar Bayraklı
Onlar, Rabblerinin çağrısına uyarlar ve namazı dosdoğru kılarlar. İşlerini birbirlerine danışarak yaparlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan hayırda harcarlar.
Diyanet İşleri
Yine onlar, Rablerinin davetine icabet ederler ve namazı kılarlar. Onların işleri, aralarında danışma iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan da harcarlar.*
Edip Yüksel
Onlar, Rab'lerinin çağrısına karşılık verirler, namazı gözetirler, işlerini aralarında danışma ile kararlaştırırlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan yardım için verirler.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar, Rablerinin davetini kabul ederler ve namazı dosdoğru kılarlar. Onların işleri de kendi aralarında bir istişare iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan onlar Allah yolunda harcarlar.
Erhan Aktaş
Rabb’lerinin çağrısına uyarlar ve salatı ikâme* ederler. Onlar, işlerini birbirlerine danışarak* yaparlar. Kendilerine verdiğimiz rızıktan infak* ederler.
Hakkı Yılmaz
(36-39)İşte, size verilen herhangi bir şey, basit dünya hayatının kazanımıdır. Sadece dünya hayatının geçici bir menfaatidir. Allah katında bulunanlar [nimetler, ödüller] ise; iman etmiş ve sadece Rablerine işin sonucunu havale eden kimseler için, günahın büyüklerinden ve hayâsızlıktan kaçınan ve öfkelendikleri zaman bağışlayan kimseler için, Rablerinin çağrısına cevap veren, salâtı ikame eden [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olma; toplumu aydınlatma kurumları oluşturan-ayakta tutan], işleri de kendi aralarında Şura; “işin en iyi yanını ortaklaşa bulup ortaya çıkarma” olan, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden Allah yolunda harcarlar/ başta yakınları olmak üzere başkalarının nafakalarını temin eden kimseler için ve kendilerine bir haksızlık ve saldırı isabet ettiği zaman birbirleriyle yardımlaşan/ intikam alan kimseler için daha hayırlı ve daha kalıcıdır.
Muhammed Esed
Rablerinin (çağrısına) karşılık verenler ve namazlarında dikkatli ve devamlı olanlar (için); ve (bütün ortak meselelerini) aralarında danışma ile karara bağlayanlar (için); ve kendilerine rızık olarak verdiğimizden başkalarına harcayanlar (için);
Mustafa İslamoğlu
Yine onlar Rablerinin (davetine) koşarlar, namazı hakkını vererek eda ederler, toplumsal işlerini aralarında danışma yoluyla görürler ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden harcarlar;
Suat Yıldırım
Onlar öyle kimselerdir ki Rab'lerinin çağrısına kulak verip, namazı hakkıyla ifa ederler. İşlerini istişare ile yürütürler, kendilerine nasib ettiğimiz imkânlardan hayırlı işlerde sarf ederler [3, 159]*
Süleyman Ateş
Rablerinin çağrısına gelirler, namazı kılarlar. İşleri, aralarında danışma iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan hayır için harcarlar.
Şaban Piriş
Rablerinin çağrısına koşarlar, namazlarını kılarlar ve onların işleri aralarındaki şûrâ iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıklardan da infak ederler.
Yaşar Nuri Öztürk
Rablerinin çağrısına cevap verirler, namazı kılarlar. İşleri / yönetimleri, aralarında bir şuradır. Kendilerine verdiğimiz rızıklardan infak ederler.
Edip-Layth-Martha
Those who have responded to their Lord, and they hold the contact prayer, and their affairs are conducted by mutual consultation among themselves, and from Our provisions to them they give.*
Muhammad Asad
and who respond to [the call of] their Sustainer and are constant in prayer; and whose rule [in all matters of common concern] is consultation among themselves;* and who spend on others out of what We provide for them as sustenance;*
Rashad Khalifa
They respond to their Lord by observing the Contact Prayers (Salat). Their affairs are decided after due consultation among themselves, and from our provisions to them they give (to charity).,
The Monotheist Group
And those who have responded to their Lord, and they hold the contact prayer, and their affairs are conducted by mutual consultation among themselves, and from Our provisions to them they give.