Şura Sûresi7. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (22 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وكذلكve keƶālikeve böyleAnd thus
2أوحيناو ح يVḪYevHaynābiz vahyettik kiWe have revealed
3إليكileykesanato you
4قرآناق ر اGREḳur'ānenbir Kur'ana Quran
5عربياع ر بARBǎrabiyyenarapça(in) Arabic,
6لتنذرن ذ رNZ̃Rlitunƶirauyarman içinthat you may warn
7أما م مEMMummeanasını(the) mother
8القرىق ر يGRYl-ḳurākentlerin (Mekke'yi)(of) the towns,
9ومنve menveand whoever
10حولهاح و لḪVLHavlehāçevresindekileri(is) around it,
11وتنذرن ذ رNZ̃Rve tunƶirave uyarman içinand warn
12يومي و مYVMyevmegününe karşı(of the) Day
13الجمعج م عCMAl-cem'ǐtoplanma(of) Assembly,
14لاasla bulunmayan(there is) no
15ريبر ي بRYBraybekuşkudoubt
16فيهfīhiondain it.
17فريقف ر قFRGferīḳunbir bölükA party
18في(will be) in
19الجنةج ن نCNNl-cenneticennetteParadise
20وفريقف ر قFRGve ferīḳunve bir bölükand a party
21فيin
22السعيرس ع رSARs-seǐyriateştedirthe Blazing Fire.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وكذلك اوحينا اليك قرءانا عربيا لتنذر ام القرى ومن حولها وتنذر يوم الجمع لا ريب فيه فريق فى الجنة وفريق فى السعير

Arapça (Harekeli)

وَكَذَلِكَ أَوْحَيْنَا إِلَيْكَ قُرْآنًا عَرَبِيًّا لِّتُنذِرَ أُمَّ الْقُرَى وَمَنْ حَوْلَهَا وَتُنذِرَ يَوْمَ الْجَمْعِ لَا رَيْبَ فِيهِ فَرِيقٌ فِي الْجَنَّةِ وَفَرِيقٌ فِي السَّعِيرِ

Transliterasyon

Ve kezâlike evhaynâ ileyke kur’ânen arabiyyen li tunzire ummel kurâ ve men havlehâ ve tunzire yevmel cem’i lâ reybe fîh|i|, ferîkun fîl cenneti ve ferîkun fîs saîr|i|.

Transliteration (Eng.)

Waka<span class="u">tha</span>lika aw<span class="u">h</span>ayn<span class="u">a</span>ilayka qur-<span class="u">a</span>nan AAarabiyyan litun<span class="u">th</span>ira omma alqur<span class="u">a</span>waman <span class="u">h</span>awlah<span class="u">a</span> watun<span class="u">th</span>ira yawma aljamAAi l<span class="u">a</span>rayba feehi fareequn fee aljannati wafareequn fee a<span class="b">l</span>ssaAAeer<span class="b">i</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve işte sana, böylece Arapça Kur'ân'ı vahyettik, şehirlerin aslı ve temeli olan Mekke'yi ve çevresindeki bütün şehirleri korkutman ve geleceğinde şüphe olmayan topluluk gününü haber vererek o günün dehşetiyle korkutman için; halkın bir bölüğü cennettedir ve bir bölüğü yakıp kavuran cehennemde.

Ali Bulaç

İşte Biz sana, böyle Arapça bir Kur'an vahyettik; şehirlerin anası (olan Mekke halkı)nı ve çevresinde olanları uyarman için ve kendisinde şüphe olmayan toplanma gününü (haber verip onları) uyarman için de. (O gün onların) Bir bölümü cennette, bir bölümü çılgınca yanan ateşin içerisindedirler.

Bayraktar Bayraklı

İşte böylece şehirlerin anası Mekke ve çevresindekileri uyarman ve gerçekleşmesinde şüphe bulunmayan toplanma günü hakkında korkutman için sana Arapça bir Kur'ân indirdik. O gün insanların bir kısmı cennette, bir kısmı da alevli ateşte olacaktır.

Diyanet İşleri

Şehirlerin anası (olan Mekke'de) ve onun çevresinde bulunanları uyarman ve asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları korkutman için, sana böyle Arapça bir Kur'an vahyettik. (İnsanların) bir bölümü cennette, bir bölümü de çılgın alevli cehennemdedir.*

Edip Yüksel

Kentlerin anası ve çevresini uyarman için ve gerçekleşecek olan Toplanma Gününe karşı uyarman için biz kusursuz bir dile sahip olan bir Kuran'ı böylece sana vahyediyoruz. Onlardan bir kısmı bahçeye, bir kısmı da cehenneme girecektir.*

Elmalılı Hamdi Yazır

Böylece biz sana Arapça bir Kur'ân indirdik ki, şehirlerin anası (olan Mekke) halkını ve etrafındakileri uyarasın ve hakkında hiç şüphe olmayan kıyamet gününün dehşetinden onları korkutasın. Bir grup cennettedir, bir grup da cehennemdedir.

Erhan Aktaş

Kentlerin anası* ve civarındakileri, hakkında kuşku olmayan toplama günü ile uyarman için sana Arapça bir Kur’an vahyettik. Onların bir kısmı Cennet’tedir, bir kısmı da alevli ateştedir.

Hakkı Yılmaz

İşte böylece Biz, kentlerin anasını ve onun kıyısındaki kişileri uyarasın ve kendisinde hiç şüphe olmayan toplanma günü ile uyarasın diye sana Arapça bir Kur’ân vahyettik. Bir grup cennettedir, bir grup da cehennemdedir.

Muhammed Esed

(Sana sadece Bizim mesajımız emanet edilmiştir:) işte Biz sana Arap dilinde bir hitabe gönderdik ki, bütün kentlerin atasını ve çevresinde oturanları uyarabilesin; yani, (varlığı) her türlü şüphenin üstünde olan Toplanma Günü'ne karşı (onları) uyarasın: (O Gün) bazısı cennete girecek, bazısı da yakıcı ateşe.

Mustafa İslamoğlu

İşte Biz sana, hem Şehirlerin Anası'nı ve onun çevresindekileri uyarman, hem de kendisinde asla kuşku bulunmayan Toplanma Günü'ne karşı (insanlığı) ikaz etmen için Arapça bir Kur'an vahyettik: (Sonuçta) bir kısmı cennete girecek, bir kısmı da ateşe.

Suat Yıldırım

Böylece sana Arapça bir Kur'ân vahyettik ki sen Anakent olan Mekke ile bütün etrafını uyarıp irşad edesin ve gerçekleşeceğinde hiç şüphe olmayan mahşer günündeki büyük buluşmayı haber veresin. O ne müthiş manzara: Bir kısım cennette… bir kısım alevli cehennemde! [64, 9; 11, 103-105]

Süleyman Ateş

Biz sana böyle Arapça bir Kur'an vahyettik ki Anakent(Mekke'y)i ve çevresinde bulunanları ikaz edip; (vukuunda) asla kuşku bulunmayan toplanma gününe karşı uyarasın. (O gün), bir bölük cennette, bir bölük ateştedir.

Şaban Piriş

Mekke ve çevresindekileri uyarman için, hakkında hiç bir kuşkunun bulunmadığı toplanma günü ile uyarasın diye; işte sana, böyle Arapça bir Kuran vahyettik. O gün insanların bir takımı cennettedir, bir takımı da çılgın alevler içinde!

Yaşar Nuri Öztürk

İşte böyle! Biz sana Arapça bir Kur'an vahyettik ki, ülke ve medeniyetlerin anasını ve çevresindekileri uyarasın. Ve toplama günü konusunda da uyarıda bulunasın. Hiç kuşku yok o günde. Bir bölük cennettedir, bir bölük ateşte.

Edip-Layth-Martha

Thus We have inspired to you an Arabic compilation, so that you may warn the capital town and all around it, and to warn about the day of Gathering that is inevitable. A group will be in Paradise, and a group in hell.*

Muhammad Asad

[Thou art but entrusted with Our message:] and so We have revealed unto thee a discourse in the Arabic tongue* in order that thou mayest warn the foremost of all cities and all who dwell around it* to wit, warn [them] of the Day of the Gathering, [the coming of] which is beyond all doubt: [the Day when] some shall find themselves in paradise, and some in the blazing flame.

Rashad Khalifa

We thus reveal to you an Arabic Quran to warn the central community and all around it, and to warn about the Day of Summoning that is inevitable. Some will end up in Heaven, and some in Hell.,

The Monotheist Group

And thus We have inspired to you an Arabic revelation, so that you may warn the capital town and all around it, and to warn about the Day of Gathering that is inevitable. A group will be in the Paradise, and a group in Hell.