Zuhruf Sûresi29. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (9 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1بلbeldoğrusuNay,
2متعتم ت عMTAmetteǎ'tuyaşattımI gave enjoyment
3هؤلاءhā'ulā'ibunları(to) these
4وآباءهما ب وEBVve ābā'ehumve babalarınıand their forefathers
5حتىHattādekuntil
6جاءهمج ي اCYEcā'ehumukendilerine gelinceyecame to them
7الحقح ق قḪGGl-Haḳḳugerçek sözthe truth
8ورسولر س لRSLve rasūlunve elçiand a Messenger
9مبينب ي نBYNmubīnunaçıklayanclear.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

بل متعت هولاء وءاباءهم حتى جاءهم الحق ورسول مبين

Arapça (Harekeli)

بَلْ مَتَّعْتُ هَؤُلَاءِ وَآبَاءَهُمْ حَتَّى جَاءَهُمُ الْحَقُّ وَرَسُولٌ مُّبِينٌ

Transliterasyon

Bel metta’tu hâulâi ve âbâehum hattâ câehumul hakku ve resûlun mubîn(mubînun).

Transliteration (Eng.)

Bal mattaAAtu h<span class="u">a</span>ol<span class="u">a</span>-i wa<span class="u">a</span>b<span class="u">a</span>ahum<span class="u">h</span>att<span class="u">a</span> j<span class="u">a</span>ahumu al<span class="u">h</span>aqqu warasoolunmubeen<span class="b">un</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Belki de ben, onları da, atalarını da, onlara bir gerçek ve apaçık bir peygamber gelinceye dek geçindirmedeydim.

Ali Bulaç

Hayır; Ben onları ve atalarını, kendilerine hak ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar metalandırdım-yaşattım.

Bayraktar Bayraklı

Doğrusu ben, bunları ve babalarını, bu gerçek ve onu açıklayan bir peygamber gelene kadar geçindirdim.

Diyanet İşleri

Doğrusu bunları da atalarını da kendilerine hak ve onu açıklayan bir peygamber gelinceye kadar geçindirdim.

Edip Yüksel

Doğrusu, kendilerine gerçek ve apaçık bir elçi varıncaya kadar şunlara ve atalarına imkan tanıdım.

Elmalılı Hamdi Yazır

Doğrusu ben bunları da babalarını da kendilerine hak olan kitap ve gerçeği açıklayan bir peygamber gelinceye kadar faydalandırıp geçindirdim.

Erhan Aktaş

Doğrusu bunları ve atalarını, kendilerine Hakk ve onu açıklayıcı bir rasul gelinceye kadar yaşattım.

Hakkı Yılmaz

Tam tersi, Ben bunları da atalarını da kendilerine hak/gerçek ve açıklayıcı bir elçi gelinceye kadar kazançlandırdım.

Muhammed Esed

Şimdi, (İbrahim'den sonra yaşamış olanlara gelince,) onlara -ve atalarına- her şeyi apaçık ortaya seren bir elçi aracılığıyla hakikati gönderinceye kadar istedikleri gibi yaşamalarına izin verdim:

Mustafa İslamoğlu

Ama nerde! Ben, işte şunların ve atalarının, hakikat ve (o hakikat) apaçık ortaya koyan bir elçi gelinceye kadar safa sürmelerine izin verdim.

Suat Yıldırım

Doğrusu, Ben bunları da, babalarını da kendilerine hakikat ve onu açıklayan peygamber gelinceye kadar yaşattım.

Süleyman Ateş

Doğrusu bunları da, babalarını da kendilerine gerçek söz ve (onu) açıklayan elçi gelinceye dek yaşattım.

Şaban Piriş

Evet, onları ve atalarını kendilerine hak ve apaçık bir elçi gelinceye kadar nimetlendirdim.

Yaşar Nuri Öztürk

Ben, şunları ve atalarını, kendilerine hak ve açık kanıtlı resul gelinceye kadar nimetlendirdim.

Edip-Layth-Martha

Indeed, I have given these people and their fathers enjoyment, until the truth came to them, and a clarifying messenger.

Muhammad Asad

Now [as for those who did come after him,] I allowed them - as [I had allowed] their forebears - to enjoy their lives freely until the truth should come unto them through an apostle who would make all things clear:*

Rashad Khalifa

Indeed, I have given these people and their ancestors sufficient chances, then the truth came to them, and a clarifying messenger.,

The Monotheist Group

Indeed, I have given these people and their fathers to enjoy, until the truth came to them, and a clarifying messenger.