Zuhruf Sûresi30. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولما | — | velemmā | fakat | And when |
| 2 | جاءهم | ج ي اCYE | cā'ehumu | onlara gelince | came to them |
| 3 | الحق | ح ق قḪGG | l-Haḳḳu | gerçek | the truth, |
| 4 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | dediler | they said, |
| 5 | هذا | — | hāƶā | bu | """This" |
| 6 | سحر | س ح رSḪR | siHrun | büyüdür | (is) magic, |
| 7 | وإنا | — | ve innā | ve elbette biz | and indeed, we |
| 8 | به | — | bihi | onu | of it |
| 9 | كافرون | ك ف رKFR | kāfirūne | tanımayız | "(are) disbelievers.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولما جاءهم الحق قالوا هذا سحر وانا به كفرون
Arapça (Harekeli)
وَلَمَّا جَاءَهُمُ الْحَقُّ قَالُوا هَذَا سِحْرٌ وَإِنَّا بِهِ كَافِرُونَ
Transliterasyon
Ve lemmâ câe humul hakku kâlû hâzâ sihrun ve innâ bihî kâfirûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Walamm<span class="u">a</span> j<span class="u">a</span>ahumu al<span class="u">h</span>aqquq<span class="u">a</span>loo h<span class="u">atha</span> si<span class="u">h</span>run wa-inn<span class="u">a</span> bihi k<span class="u">a</span>firoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve onlara gerçek gelince de bu dediler, büyü ve biz şüphe yok ki inkâr etmedeyiz onu.
Ali Bulaç
Ancak kendilerine hak gelince, dediler ki: "Bu bir büyüdür, doğrusu biz ona (karşı) kafir olanlarız."
Bayraktar Bayraklı
Bu gerçek kendilerine geldiğinde, “Bu bir büyüdür. Biz onu reddediyoruz” dediler.
Diyanet İşleri
Fakat kendilerine hak gelince: Bu bir büyüdür, biz onu tanımıyoruz, dediler.
Edip Yüksel
Kendilerine gerçek geldiği zaman, "Bu bir büyüdür ve biz onu inkâr ediyoruz" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kendilerine hak geldiği zaman onlar: "Bu bir büyüdür doğrusu biz onu tanımıyoruz." dediler.
Erhan Aktaş
Onlara, Hakk geldiği zaman: “Bu bir büyüdür. Biz onu yalanlayanlarız.” dediler.
Hakkı Yılmaz
Ve hak/ gerçek kendilerine geldiği zaman onlar: “Bu, bir büyüdür ve şüphesiz biz onu bilerek reddedenleriz/ inanmayanlarız” dediler.
Muhammed Esed
ama şimdi hakikat onlara ulaşınca, "Bütün bunlar sadece büyüleyici laflardır ve biz onlarda bir doğruluk payı olduğuna inanmıyoruz!" derler.
Mustafa İslamoğlu
Ama hakikat ayaklarına kadar geldiği zaman da, "Bu bir sihirdir, biz bunu kesinlikle reddediyoruz" dediler.
Suat Yıldırım
30, 31. Ama bu gerçek kendilerine gelince: “Bu sihirdir, biz bunu kabul etmeyiz” dediler ve eklediler: “Bu Kur'ân, bu iki şehirden büyük bir adama indirilseydi ya! ”*
Süleyman Ateş
Fakat kendilerine gerçek gelince: "Bu, büyüdür, biz onu tanımayız" dediler.
Şaban Piriş
Onlara hak geldiği zaman:-Bu bir aldatmacadır, biz onu tanımıyoruz. dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
Ne var ki, hak kendilerine geldiğinde şöyle dediler: "Bu bir büyü, biz bunu inkar ediyoruz."
Edip-Layth-Martha
When the truth came to them, they said, "This is magic, and we reject it."
Muhammad Asad
but now that the truth has come to them, they say, All this is mere spellbinding eloquence" - and, behold, we deny that there is any truth in it!"*
Rashad Khalifa
When the truth came to them, they said, "This is magic, and we are disbelievers therein.",
The Monotheist Group
And when the truth came to them, they said: "This is magic, and we reject it."