Zuhruf Sûresi47. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (7 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فلما | — | felemmā | ne zaman ki | But when |
| 2 | جاءهم | ج ي اCYE | cā'ehum | onlara gelince | he came to them |
| 3 | بآياتنا | ا ي يEYY | biāyātinā | ayetlerimizle | with Our Signs, |
| 4 | إذا | — | iƶā | hemen | behold! |
| 5 | هم | — | hum | onlar | They |
| 6 | منها | — | minhā | onlarla | at them |
| 7 | يضحكون | ض ح كŽḪK | yeDHakūne | (alay edip) gülmeğe başladılar | laughed. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فلما جاءهم بايتنا اذا هم منها يضحكون
Arapça (Harekeli)
فَلَمَّا جَاءَهُم بِآيَاتِنَا إِذَا هُم مِّنْهَا يَضْحَكُونَ
Transliterasyon
Fe lemmâ câehum bi âyâtinâ izâhum minhâ yadhakûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Falamm<span class="u">a</span> j<span class="u">a</span>ahum bi-<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tin<span class="u">a</span>i<span class="u">tha</span> hum minh<span class="u">a</span> ya<span class="u">dh</span>akoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlara delillerimizle gelince o delillere gülmeye başladılar.
Ali Bulaç
Fakat onlara ayetlerimizle geldiği zaman, bir de ne görsün, onlar bunlara (alay edip) gülüyorlar.
Bayraktar Bayraklı
Onlara mucizelerimizi getirince mucizelere gülüvermişlerdi.
Diyanet İşleri
Onlara ayetlerimizi getirince, bunlara gülüvermişlerdi.
Edip Yüksel
Mucizelerimizi kendilerine götürdüğü zaman, o mucizelere gülmüşlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Musa onlara mucizelerimizi getirince onlar hemen bu mucizelere gülüverdiler.
Erhan Aktaş
Fakat Musa onlara âyetlerimizle* gelince, onlar hemen alay etmeye başladılar.
Hakkı Yılmaz
Sonra da Mûsâ âyetlerimizi/ alâmetlerimizi/ göstergelerimizi onlara getirince, onlar hemen âyetlere gülüverdiler.
Muhammed Esed
Ama önlerine (mucizevî) işaretlerimizi getirince, hemen onları alaya aldılar,
Mustafa İslamoğlu
Fakat ardından, onların önüne mucizevi ayetlerimizi sürünce, onlar hemen alay etmeye başladılar.
Suat Yıldırım
O, delillerimizle onlara gidince onlar alay edip gülmeye koyuldular.
Süleyman Ateş
Onlara ayetlerimizi getirince onlar o ayetlerle alay edip gülmeğe başladılar.
Şaban Piriş
Onlara ayetlerle geldiği zaman onlar, ona gülüp geçmişlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Musa onlara ayetlerimizi getirdiğinde onlar bu ayetlere gülüyorlardı.
Edip-Layth-Martha
But when he came to them with Our signs, they laughed at them.
Muhammad Asad
But as soon as he came before them with Our [miraculous] signs,* lo! they derided them,
Rashad Khalifa
When he showed them our proofs, they laughed at them.,
The Monotheist Group
But when he came to them with Our signs, they laughed at them.